Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Korkuyla Yan Yana Yürüyebilmek

Canım Kadın,  Cesaret, çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Sanki korkmamakmış gibi anlatılıyor. Sanki kalbi hiç sıkışmayan, elleri titremeyen, “ya olmazsa” ihtimalini hiç düşünmeyenlerin işiymiş gibi. Oysa cesaret, korkunun yokluğu değildir. Cesaret, korku varken hareket edebilmektir. Kalp hızlı atarken durmamayı seçmektir. Endişe içerden konuşurken, dışarıya bir adım atabilmektir. Korku zaten insani bir reflekstir. Bizi korumak ister. Tanıdık olanı bırakmamamızı, bildiğimiz yerde kalmamızı ister. Ama hayat, büyümeyi hep bilinmeyenin içinden geçirir. İşte tam bu noktada cesaret devreye girer. Korkuyu susturarak değil, onu yanına alarak. “Gel, sen de benimlesin ama yönü ben seçeceğim” diyerek. Cesur insanlar korkusuz değildir. Cesur insanlar korkunun sesini duyar ama direksiyonu ona teslim etmez. Kalbinin daraldığını hisseder ama yine de bir adım atar. Çünkü bilir: Korku geçmezse bile, insan geçebilir. Bazen cesaret büyük hamleler değildir. Bazen bir konuşmayı ertelememektir. Bazen bir kapıyı kapatmaktır. Bazen “artık burası bana iyi gelmiyor” diyebilmektir. Bazen de sadece hissettiğini inkâr etmemektir. Korkunun olduğu yerde durup kendine şunu sorabildiğin an başlar cesaret: “Beni büyüten ne, beni tutan ne?” Küçük Bir Egzersiz | Korkuyla Temas Şu an seni zorlayan bir durumu düşün. Kaçtığın ya da ertelediğin bir adımı. Gözlerini kapat ve kendine sor: “Bu korku bana ne anlatmak istiyor?” “Beni korumaya mı çalışıyor, yoksa geçmişten mi konuşuyor?” Sonra şu cümleyi içinden söyle: “Korkumu görüyorum. Ve buna rağmen küçük bir adım atabilirim.” O adım büyük olmak zorunda değil. Bir mesaj, bir karar, bir sınır, ya da sadece niyet. Cesaret bazen milimlerle ölçülür. Canım Kadın,  Cesaret, korkuyu yenmek değildir. Cesaret, korkuya rağmen kendinle kalabilmektir. Titreyerek de yürünebileceğini kabul etmektir. Ve şunu fark etmektir: Korku, seni durdurmak için değil hazır olup olmadığını sormak için gelir. Sen cevap verdiğinde, yol zaten açılmaya başlar.
Ekleme Tarihi: 29 Ocak 2026 -Perşembe

Korkuyla Yan Yana Yürüyebilmek

Canım Kadın, 

Cesaret, çoğu zaman yanlış anlaşılıyor.
Sanki korkmamakmış gibi anlatılıyor.
Sanki kalbi hiç sıkışmayan,
elleri titremeyen,
“ya olmazsa” ihtimalini hiç düşünmeyenlerin işiymiş gibi.

Oysa cesaret, korkunun yokluğu değildir.
Cesaret, korku varken hareket edebilmektir.
Kalp hızlı atarken durmamayı seçmektir.
Endişe içerden konuşurken, dışarıya bir adım atabilmektir.

Korku zaten insani bir reflekstir.
Bizi korumak ister.
Tanıdık olanı bırakmamamızı,
bildiğimiz yerde kalmamızı ister.
Ama hayat, büyümeyi hep bilinmeyenin içinden geçirir.

İşte tam bu noktada cesaret devreye girer.
Korkuyu susturarak değil,
onu yanına alarak.
“Gel, sen de benimlesin ama yönü ben seçeceğim” diyerek.

Cesur insanlar korkusuz değildir.
Cesur insanlar korkunun sesini duyar
ama direksiyonu ona teslim etmez.
Kalbinin daraldığını hisseder
ama yine de bir adım atar.
Çünkü bilir:
Korku geçmezse bile, insan geçebilir.

Bazen cesaret büyük hamleler değildir.
Bazen bir konuşmayı ertelememektir.
Bazen bir kapıyı kapatmaktır.
Bazen “artık burası bana iyi gelmiyor” diyebilmektir.
Bazen de sadece hissettiğini inkâr etmemektir.

Korkunun olduğu yerde durup
kendine şunu sorabildiğin an başlar cesaret:
“Beni büyüten ne, beni tutan ne?”

Küçük Bir Egzersiz | Korkuyla Temas

Şu an seni zorlayan bir durumu düşün.
Kaçtığın ya da ertelediğin bir adımı.

Gözlerini kapat ve kendine sor:
“Bu korku bana ne anlatmak istiyor?”
“Beni korumaya mı çalışıyor, yoksa geçmişten mi konuşuyor?”

Sonra şu cümleyi içinden söyle:
“Korkumu görüyorum.
Ve buna rağmen küçük bir adım atabilirim.”

O adım büyük olmak zorunda değil.
Bir mesaj,
bir karar,
bir sınır,
ya da sadece niyet.

Cesaret bazen milimlerle ölçülür.

Canım Kadın, 

Cesaret, korkuyu yenmek değildir.
Cesaret, korkuya rağmen kendinle kalabilmektir.
Titreyerek de yürünebileceğini kabul etmektir.

Ve şunu fark etmektir:
Korku, seni durdurmak için değil
hazır olup olmadığını sormak için gelir.

Sen cevap verdiğinde,
yol zaten açılmaya başlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.