Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Sandığın Son, Aslında Başlangıcın Olduğu Yer

Canım kadın, “Bittim” dediğin anlar vardır. Artık gücüm yok dediğin, içinden bir şeylerin çekildiğini hissettiğin, kendini tanıyamadığın o anlar… Hani artık ayağa kalkamayacak gibisindir ama yine de düşmüş de sayılmazsın. İşte orası, çoğu insanın kaçtığı ama dönüşümün sessizce başladığı yerdir. Çünkü insan gerçekten bitmeden yeniden doğmaz. Yorulmak değildir bu. Üzülmek, ağlamak, dağılmak da değildir. “Bittim” dediğin yerde aslında eski hâlin tükenmiştir. Taşıdığın yükler, kendini zorladığın roller, sana ait olmayan sorumluluklar… Hepsi orada bırakılmak ister. Ama biz çoğu zaman bunu bir çöküş sanırız. Oysa ruhun dili nettir. Artık aynı şekilde devam edemezsin dediğinde, seni cezalandırmaz. Seni yeniden hizalar. O anlar, dışarıdan bakıldığında karanlık gibi görünür ama içeride çok derin bir temizlik olur. İnsan, en çok orada kendisiyle baş başa kalır. Maskeler düşer, beklentiler susar, herkesin sesi kısılır. Bir tek sen kalırsın. Ve bu çok kıymetlidir. Çünkü yeniden doğuş, güçlü hissettiğin anlarda olmaz. Her şey yolundayken değil… Tam da kontrolü bıraktığında, artık oldurmaya çalışmadığında, “tamam” dediğinde başlar. “Bittim” dediğin yerde, aslında bir şey bitmez; sadece senin artık taşımayacağın bir versiyonun kapanışı olur. Bu yüzden o anları aceleyle geçiştirme. Hemen toparlanmak zorunda değilsin. Hemen güçlü olmak zorunda hiç değilsin. Bazen en büyük güç, dağınık kalabilmektir. Kendini tamir etmeye çalışmadan, sadece olanı kabul edebilmektir. Egzersiz Bugün kendine sakin bir alan aç. Bir kâğıda şu cümleyi yaz: “Bittiğini sandığım yerde aslında neyi bırakıyorum?” Altına filtrelemeden yaz. İnsanlar ne der, doğru mu yanlış mı diye düşünmeden… Sadece içinden geleni dök. Sonra şu soruyla devam et: “Eğer bu yükleri bırakmasaydım, hayatımda ne değişmezdi?” Bir süre dur. Cevapların bedeninde nasıl bir his yarattığını fark et. Genişleme mi, hafifleme mi, yoksa bir rahatlama mı… Orası önemli. Canım kadın,  “Bittim” dediğin yer, senin zayıflığın değil. Cesaretinin eşiğidir. Çünkü herkes güçlü görünürken, herkes devam ederken, sen durup kendine bakmayı seçmişsindir. Ve bu, yeniden doğuşun en sessiz ama en gerçek hâlidir. Unutma; hiçbir çiçek tomurcukken güçlü görünmez. Ama tam da orada, görünmeyen bir hazırlık vardır. Sen de şu an oradasın. Ve bu hâlin, sandığından çok daha kıymetli. Yeniden doğuş gürültüyle gelmez. Sessizce olur. Ama kalıcı olur.
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma

Sandığın Son, Aslında Başlangıcın Olduğu Yer

Canım kadın,

“Bittim” dediğin anlar vardır. Artık gücüm yok dediğin, içinden bir şeylerin çekildiğini hissettiğin, kendini tanıyamadığın o anlar… Hani artık ayağa kalkamayacak gibisindir ama yine de düşmüş de sayılmazsın. İşte orası, çoğu insanın kaçtığı ama dönüşümün sessizce başladığı yerdir.

Çünkü insan gerçekten bitmeden yeniden doğmaz. Yorulmak değildir bu. Üzülmek, ağlamak, dağılmak da değildir. “Bittim” dediğin yerde aslında eski hâlin tükenmiştir. Taşıdığın yükler, kendini zorladığın roller, sana ait olmayan sorumluluklar… Hepsi orada bırakılmak ister. Ama biz çoğu zaman bunu bir çöküş sanırız.

Oysa ruhun dili nettir. Artık aynı şekilde devam edemezsin dediğinde, seni cezalandırmaz. Seni yeniden hizalar. O anlar, dışarıdan bakıldığında karanlık gibi görünür ama içeride çok derin bir temizlik olur. İnsan, en çok orada kendisiyle baş başa kalır. Maskeler düşer, beklentiler susar, herkesin sesi kısılır. Bir tek sen kalırsın.

Ve bu çok kıymetlidir.

Çünkü yeniden doğuş, güçlü hissettiğin anlarda olmaz. Her şey yolundayken değil… Tam da kontrolü bıraktığında, artık oldurmaya çalışmadığında, “tamam” dediğinde başlar. “Bittim” dediğin yerde, aslında bir şey bitmez; sadece senin artık taşımayacağın bir versiyonun kapanışı olur.

Bu yüzden o anları aceleyle geçiştirme. Hemen toparlanmak zorunda değilsin. Hemen güçlü olmak zorunda hiç değilsin. Bazen en büyük güç, dağınık kalabilmektir. Kendini tamir etmeye çalışmadan, sadece olanı kabul edebilmektir.

Egzersiz

Bugün kendine sakin bir alan aç.

Bir kâğıda şu cümleyi yaz:
“Bittiğini sandığım yerde aslında neyi bırakıyorum?”

Altına filtrelemeden yaz. İnsanlar ne der, doğru mu yanlış mı diye düşünmeden… Sadece içinden geleni dök. Sonra şu soruyla devam et:
“Eğer bu yükleri bırakmasaydım, hayatımda ne değişmezdi?”

Bir süre dur. Cevapların bedeninde nasıl bir his yarattığını fark et. Genişleme mi, hafifleme mi, yoksa bir rahatlama mı… Orası önemli.

Canım kadın, 

“Bittim” dediğin yer, senin zayıflığın değil. Cesaretinin eşiğidir. Çünkü herkes güçlü görünürken, herkes devam ederken, sen durup kendine bakmayı seçmişsindir. Ve bu, yeniden doğuşun en sessiz ama en gerçek hâlidir.

Unutma; hiçbir çiçek tomurcukken güçlü görünmez. Ama tam da orada, görünmeyen bir hazırlık vardır. Sen de şu an oradasın. Ve bu hâlin, sandığından çok daha kıymetli.

Yeniden doğuş gürültüyle gelmez.
Sessizce olur.
Ama kalıcı olur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.