LEVENT PEŞKER
Köşe Yazarı
LEVENT PEŞKER
 

Yeni yıl geldi, zamlar açıklandı

Ama ne gariptir ki açıklanan rakamlar cebimize girmeden anlamını yitirdi. Yeni asgari ücret “artış” olarak sunuluyor, emekli maaşlarına yapılan zamlar ise “iyileştirme” diye adlandırılıyor. Oysa sokakta karşılığı olan tek şey şu: Geçinemiyoruz. Asgari ücret, artık bir geçim ücreti değil; ayın ortasını getirme mücadelesi. Kira artışları, gıda fiyatları, faturalar ve ulaşım masrafları karşısında yapılan zam, daha ilk ayda eriyor. Ücret artıyor ama alım gücü artmıyor. Çünkü problem sadece maaşın miktarı değil; fiyatların kontrolsüzlüğü. Bir elinizle maaşa zam yapıp, diğer elinizle market raflarını serbest bırakırsanız, o zam sadece kağıt üzerinde kalır. Emekliler için tablo daha da ağır. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanların bugün “en ucuzunu nasıl alırım” hesabı yapması, bu ülkenin en büyük sosyal adaletsizliklerinden biri. Emekli maaşına gelen zam, pazara çıkıldığında bir kilo meyvede, bir kilo kıymada kayboluyor. Isınma, ilaç, kira… Bunların hiçbiri emekliye göre ayarlanmıyor ama maaşlar sanki hâlâ eski Türkiye’nin fiyatlarıyla hesaplanıyor. Sorun şu: Zamlar enflasyona göre değil, enflasyon zamları yutacak şekilde belirleniyor. Açıklanan oranlar, hayatın gerçek temposunu yakalayamıyor. Çünkü mutfakta yaşanan enflasyon, kağıt üzerindeki hesaplardan çok daha hızlı. İnsanlar artık “zam geldi mi?” diye değil, “bu zamla ne kadar daha dayanırım?” diye soruyor. Ekonomi, sadece rakamlar üzerinden yönetilemez. Ekonomi, insan hayatıdır. Asgari ücretlinin ay sonunu düşünmeden alışveriş yapabilmesi, emeklinin torununa harçlık verirken içinin sızlamaması gerekir. Aksi halde her yeni zam açıklaması, bir müjde değil; yeni bir hayal kırıklığı olur. Bugün ülkede sorun, zam yapılmaması değil. Sorun, yapılan zamların insan onuruna yakışır bir yaşamı garanti etmemesi. Ve bu gerçek değişmedikçe, rakamlar ne kadar süslenirse süslensin, halkın sofrasındaki eksiklik gizlenemez.
Ekleme Tarihi: 26 Aralık 2025 -Cuma

Yeni yıl geldi, zamlar açıklandı

Ama ne gariptir ki açıklanan rakamlar cebimize girmeden anlamını yitirdi. Yeni asgari ücret “artış” olarak sunuluyor, emekli maaşlarına yapılan zamlar ise “iyileştirme” diye adlandırılıyor. Oysa sokakta karşılığı olan tek şey şu: Geçinemiyoruz.

Asgari ücret, artık bir geçim ücreti değil; ayın ortasını getirme mücadelesi. Kira artışları, gıda fiyatları, faturalar ve ulaşım masrafları karşısında yapılan zam, daha ilk ayda eriyor. Ücret artıyor ama alım gücü artmıyor. Çünkü problem sadece maaşın miktarı değil; fiyatların kontrolsüzlüğü. Bir elinizle maaşa zam yapıp, diğer elinizle market raflarını serbest bırakırsanız, o zam sadece kağıt üzerinde kalır.

Emekliler için tablo daha da ağır. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanların bugün “en ucuzunu nasıl alırım” hesabı yapması, bu ülkenin en büyük sosyal adaletsizliklerinden biri. Emekli maaşına gelen zam, pazara çıkıldığında bir kilo meyvede, bir kilo kıymada kayboluyor. Isınma, ilaç, kira… Bunların hiçbiri emekliye göre ayarlanmıyor ama maaşlar sanki hâlâ eski Türkiye’nin fiyatlarıyla hesaplanıyor.

Sorun şu: Zamlar enflasyona göre değil, enflasyon zamları yutacak şekilde belirleniyor. Açıklanan oranlar, hayatın gerçek temposunu yakalayamıyor. Çünkü mutfakta yaşanan enflasyon, kağıt üzerindeki hesaplardan çok daha hızlı. İnsanlar artık “zam geldi mi?” diye değil, “bu zamla ne kadar daha dayanırım?” diye soruyor.

Ekonomi, sadece rakamlar üzerinden yönetilemez. Ekonomi, insan hayatıdır. Asgari ücretlinin ay sonunu düşünmeden alışveriş yapabilmesi, emeklinin torununa harçlık verirken içinin sızlamaması gerekir. Aksi halde her yeni zam açıklaması, bir müjde değil; yeni bir hayal kırıklığı olur.

Bugün ülkede sorun, zam yapılmaması değil. Sorun, yapılan zamların insan onuruna yakışır bir yaşamı garanti etmemesi. Ve bu gerçek değişmedikçe, rakamlar ne kadar süslenirse süslensin, halkın sofrasındaki eksiklik gizlenemez.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Numan Bekir
(26.12.2025 10:16 - #680)
İçimizden geldiği gibi haykırmak istediklerimiz ancak;bu kadar güzel ifade edilebilir di.. Kalemine yüreğine sağlık Başkanım..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.