LEVENT PEŞKER
Köşe Yazarı
LEVENT PEŞKER
 

İzmir–Ankara arasında bir hızlı tren hattı düşün…

İki büyük şehri birbirine bağlayan, memleketin ticaret damarlarından biri olması gereken bir hat. Ama yıllardır konuşuluyor, yıllardır “yapılıyor”, yıllardır “bitiyor”… Bir tek gerçek anlamda hizmete başlayamıyor. Çünkü bu hattın hikâyesi raylardan çok sabır taşımızı döşedi. İşte Türkiye’nin en yavaş tren inşaatın kendisi. İzmir–Ankara hızlı tren hattı, Türkiye’nin en kritik ulaşım projelerinden biri olmasına rağmen, artık kronik bir “yapılıyor” sendromunun sembolü haline geldi. Yıllar önce temeli atıldı, “şu tarihte açılacak” dendi; sonra bir daha “açılacak” dendi; sonra bir daha… Derken, proje neredeyse bir şehir efsanesine dönüştü. Bu hattın inşaat süresi, sanki hızlı trenle değil de kaplumbağalarla yarışıyor. Kimi kısımda kamulaştırma sıkıntısı diyorlar, kimi kısımda zemin… ama işin sonunda değişmeyen tek şey var: Hâlâ yok. İzmir gibi bir metropolden tren kalkıyor diyorsun… ama şehirden değil. MENEMENDEN! Şimdilik gözüken hat haritası umarım geçicidir. Ki muhtemelen geçicidir. Şimdilik gördüğümüz şey bu hatların şehir içinde olmadığı! Resmen “İzmir’e geldim ama İzmir’e gelememiş gibiyim” hissi. Durak öyle bir konuma yapılmış ki, yolcu daha trene binmeden ilk mini yolculuğunu yapmak zorunda. Kent merkezinden uzak, ulaşımı zahmetli, “Hani hızlı tren olacaktı?” diye sormadan edemiyorsun. Şehrin göbeğinde Alsancak Gar var, Basmane Gar var, demiryolunun tarihsel omurgası İzmir’in merkezinde zaten duruyor. Ama modern hat şehirle buluşamıyor; “İzmir’e hızlı tren yaptık” deniyor ama trenin İzmir’e uğrayıp uğramadığı meçhul. Ve işin en ironik tarafı… Hızlı tren Ankara’ya gidiyor diyorsun ama son durak Ankara değil, Polatlı. Koskoca başkente giden hat, başkentin 70 km uzağında bitiyor. Yani bir yolcu trenden inince şöyle diyor: “Tamam, geldik… ama nereye geldik?” Ankara Garı’nı, YHT Garı’nı, şehrin kalbini bypass eden bir güzergâh. Şehir dışının şehir dışı versiyonu. Hızlı tren mantığı, iki merkezi hızlıca birbirine bağlamak değil miydi? Ankara’da şehrin kenarına bırakılıp sonra dolmuş-taksi-otobüs zinciriyle merkeze geri dönmek, hızlı ulaşımın tüm ruhuna ters. İzmir–Ankara trenini konuşurken aslında hep aynı yere varıyoruz: Uzun süren inşaat, plansız durak yerleşimi, şehir merkezlerine ulaşamayan bir hat. İnsan düşünüyor: Bu hat gerçekten iki kenti mi bağlıyor, yoksa iki kentin etrafında dolaşıp “ben geldim sayılır” mı diyor? İzmir şehir dışından başlat, Ankara şehir dışına bırak… Hızlı tren olacağına, şehirler arası servis gibi. Türkiye bu iki büyük şehri hak ettiği şekilde bağlayacak modern, hızlı, işlevsel bir tren hattını çoktan hak etti. Altyapı gecikir, tamam; teknik sorunlar çıkar, o da olur… ama bu kadar yıl sonra hâlâ “Şehir dışından başlıyor, şehir dışına varıyor” demek artık biraz fazla. İnsan bir noktada diyor ki: “Bu tren ne zaman rayına oturacak?”
Ekleme Tarihi: 11 Aralık 2025 -Perşembe

İzmir–Ankara arasında bir hızlı tren hattı düşün…

İki büyük şehri birbirine bağlayan, memleketin ticaret damarlarından biri olması gereken bir hat. Ama yıllardır konuşuluyor, yıllardır “yapılıyor”, yıllardır “bitiyor”… Bir tek gerçek anlamda hizmete başlayamıyor. Çünkü bu hattın hikâyesi raylardan çok sabır taşımızı döşedi. İşte Türkiye’nin en yavaş tren inşaatın kendisi.

İzmir–Ankara hızlı tren hattı, Türkiye’nin en kritik ulaşım projelerinden biri olmasına rağmen, artık kronik bir “yapılıyor” sendromunun sembolü haline geldi.
Yıllar önce temeli atıldı, “şu tarihte açılacak” dendi; sonra bir daha “açılacak” dendi; sonra bir daha… Derken, proje neredeyse bir şehir efsanesine dönüştü.

Bu hattın inşaat süresi, sanki hızlı trenle değil de kaplumbağalarla yarışıyor.
Kimi kısımda kamulaştırma sıkıntısı diyorlar, kimi kısımda zemin… ama işin sonunda değişmeyen tek şey var: Hâlâ yok.

İzmir gibi bir metropolden tren kalkıyor diyorsun… ama şehirden değil. MENEMENDEN!

Şimdilik gözüken hat haritası umarım geçicidir. Ki muhtemelen geçicidir. Şimdilik gördüğümüz şey bu hatların şehir içinde olmadığı!
Resmen “İzmir’e geldim ama İzmir’e gelememiş gibiyim” hissi.

Durak öyle bir konuma yapılmış ki, yolcu daha trene binmeden ilk mini yolculuğunu yapmak zorunda.
Kent merkezinden uzak, ulaşımı zahmetli, “Hani hızlı tren olacaktı?” diye sormadan edemiyorsun.

Şehrin göbeğinde Alsancak Gar var, Basmane Gar var, demiryolunun tarihsel omurgası İzmir’in merkezinde zaten duruyor. Ama modern hat şehirle buluşamıyor; “İzmir’e hızlı tren yaptık” deniyor ama trenin İzmir’e uğrayıp uğramadığı meçhul.

Ve işin en ironik tarafı…
Hızlı tren Ankara’ya gidiyor diyorsun ama son durak Ankara değil, Polatlı.

Koskoca başkente giden hat, başkentin 70 km uzağında bitiyor.
Yani bir yolcu trenden inince şöyle diyor:

“Tamam, geldik… ama nereye geldik?”

Ankara Garı’nı, YHT Garı’nı, şehrin kalbini bypass eden bir güzergâh.
Şehir dışının şehir dışı versiyonu.

Hızlı tren mantığı, iki merkezi hızlıca birbirine bağlamak değil miydi?
Ankara’da şehrin kenarına bırakılıp sonra dolmuş-taksi-otobüs zinciriyle merkeze geri dönmek, hızlı ulaşımın tüm ruhuna ters.

İzmir–Ankara trenini konuşurken aslında hep aynı yere varıyoruz:
Uzun süren inşaat, plansız durak yerleşimi, şehir merkezlerine ulaşamayan bir hat.

İnsan düşünüyor:
Bu hat gerçekten iki kenti mi bağlıyor, yoksa iki kentin etrafında dolaşıp “ben geldim sayılır” mı diyor?

İzmir şehir dışından başlat, Ankara şehir dışına bırak…
Hızlı tren olacağına, şehirler arası servis gibi.

Türkiye bu iki büyük şehri hak ettiği şekilde bağlayacak modern, hızlı, işlevsel bir tren hattını çoktan hak etti.
Altyapı gecikir, tamam; teknik sorunlar çıkar, o da olur… ama bu kadar yıl sonra hâlâ “Şehir dışından başlıyor, şehir dışına varıyor” demek artık biraz fazla.

İnsan bir noktada diyor ki:
“Bu tren ne zaman rayına oturacak?”

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.