Canım kadın,
Bazı insanlar sevgiyi aramakla değil, ona yer açmakla büyür. Ama bazıları, sevgiyi hak edebilmek için kendini küçültmeyi öğrenerek yetişir. Duygusal olarak görülmeyen, hissedilmeyen, ihtiyacı fark edilmeyen bir çocuk, büyüdüğünde sevgiyi bir hak gibi değil, bir ödül gibi algılamaya başlar.
Sevilmek için beklemesi gerektiğini düşünür.
Sevilmek için uyum sağlaması gerektiğini sanır.
Sevilmek için biraz daha sessiz, biraz daha anlayışlı, biraz daha geri planda olması gerektiğine inanır.
Bu bir bilinçli seçim değildir. Bu, hayatta kalma biçimidir.
Çünkü çocukken öğrenilen şudur: “Ben olduğum halimle yeterli değilim.” Ve bu inanç, yetişkinliğe taşınır. İlişkilerde, dostluklarda, işte, hatta kendi iç sesiyle kurduğu bağda bile… Hep bir adım geride durur. Önce karşısındakini düşünür. Önce ortamı tartar. Önce vazgeçer. Sonra belki, sıra kendisine gelirse…
Oysa sevgi, sıraya girilerek kazanılan bir şey değildir. Sevgi, varlığınla temas ettiğinde ortaya çıkan bir haldir. Kendini ikinci plana atan biri, sevgiye yaklaşmak isterken aslında ondan uzaklaşır. Çünkü sevgi, yok sayılan yere değil, var olana gelir.
Bu yüzden birçok kadın, “Neden hep ben daha çok veriyorum?” diye sorar. “Neden ben daha çok anlıyorum?” der. Çünkü çocukken anlaşılamamış bir kalp, yetişkinlikte anlaşılmayı değil, anlaşmayı görev edinir.
Ama artık büyüdün. Artık beklemek zorunda değilsin. Artık kendini geri çekerek sevgi kazanmak zorunda değilsin. O eski strateji seni korudu; ama artık seni daraltıyor.
Egzersiz
Bugün bir ilişkide, bir sohbette, bir ortamda kendini geri çektiğini fark ettiğinde dur.
Ve içinden şu cümleyi söyle:
“Benim varlığım da burada yer kaplayabilir.”
Sonra küçük bir şey yap.
Bir ihtiyacını dile getir.
Bir fikrini söyle.
Bir duygunu saklamadan ifade et.
Büyük adımlar değil, küçük geri dönüşler yeterli.
Canım kadın,
Sevgi için kendini ikinci sıraya koymayı öğrenmiş olabilirsin. Ama bu, kaderin değil. Bu, bir zamanlar gerekli olan bir savunmaydı. Şimdi ise şefkatle bırakılabilir.
Artık sevgiye yaklaşmak için küçülmene gerek yok.
Artık görünmek için sessizleşmene gerek yok.
Artık sevilmek için beklemene gerek yok.
Çünkü sen, var olduğun yerde sevgiye layıksın.
Ve bu kez sıranın sana gelmesini beklemek zorunda değilsin.
