Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Kendine Yetmeden Kimseye Yetemezsin

Canım Kadın, Bugün sana çok ince ama çok hayati bir yerden seslenmek istiyorum. Hayatında ne kadar verirsen ver, ne kadar çabalarsan çabala, ne kadar fedakârlık yaparsan yap… İçinde bir eksiklik hissi varsa, bir türlü “tamam” diyemiyorsan, bunun bir sebebi var. İnsan kendi içinde doymadan, dışarıyı doyuramıyor. Kendini yetersiz hisseden biri, dünyaya ne kadar güçlü görünürse görünsün, içten içe hep onay arar. Sürekli daha fazlasını yapmaya çalışır. Daha iyi olmaya, daha çok vermeye, daha çok sevilmeye… Ama mesele dışarıdaki talepler değil, içerideki boşluktur. Canım kadın, eğer sen kendini beğenmiyorsan, biri seni beğendiğinde inanamazsın. Eğer sen kendini değerli hissetmiyorsan, biri sana değer verdiğinde şüphe duyarsın. Eğer sen kendini yeterli görmüyorsan, biri seni takdir ettiğinde bunu tesadüf sanarsın. Çünkü insan, kendi içindeki ölçüyle kabul eder sevgiyi. Kendine yetemeyen biri, ilişkilerde fazla verir ama bir türlü huzur bulamaz. Sürekli karşı tarafın ihtiyacını düşünür ama kendi ihtiyacını söylemeye çekinir. “Yeterli olayım” derken tükenir. Şunu fark et: Sürekli yetmeye çalışan bir kadın, aslında en çok kendini ihmal eden kadındır. Belki çocukluğunda “daha iyi olmalısın” cümlesini çok duydun. Belki hep bir kıyasın içinde büyüdün. Belki sevgi performansa bağlıydı. Başarılıysan değerli, sessizsen uslu, fedakârsan iyi… O yüzden şimdi de hayatı bir sınav gibi yaşıyorsun. Ama kimse senden kusursuz olmanı istemiyor. Sen kendinden istiyorsun. Kendi iç sesin bazen en acımasız eleştirmen oluyor. Başkalarının söylemediğini sen kendine söylüyorsun. “Daha iyi yapabilirdim.” “Yine olmadı.” “Ben zaten böyleyim.” Canım kadın, kendine verdiğin değerin altındaysa özgüvenin, ne yaparsan yap bir tarafın eksik hissedecek. Yetmek demek mükemmel olmak demek değildir. Yetmek demek, “ben olduğum halimle kıymetliyim” diyebilmektir. Bu bir kibir değil. Bu bir iç sağlamlık. Kendine yeten kadın, birine bağımlı olmaz. Sevgiyi ister ama onsuz da ayakta durabilir. Takdir görmek hoşuna gider ama görmediğinde yıkılmaz. Hata yapar ama kendini yerle bir etmez. Çünkü kimliğini dışarıdan değil, içeriden kurmuştur. Şimdi sana küçük ama dönüştürücü bir egzersiz bırakıyorum.    Egzersiz: İç Sesini Yakala Bugün gün içinde kendinle ilgili kurduğun cümleleri fark et. Özellikle hata yaptığında ya da bir şey ters gittiğinde. Bir kağıda en sık söylediğin üç iç cümleyi yaz. Örneğin: “Ben zaten beceremem.” “Benden bir şey olmaz.” “Yine yetemedim.” Sonra her cümlenin karşısına şunu yaz: “Bu cümleyi en sevdiğim insana söyler miydim?” Cevap büyük ihtimalle hayır olacak. O zaman kendine şunu sor: “Neden en acımasız tonu kendime kullanıyorum?” Son adımda o cümleyi dönüştür. “Beceremedim” yerine “Öğreniyorum.” “Yine olmadı” yerine “Bir dahaki sefere daha iyi yapabilirim.” “Yetemedim” yerine “Elimden geleni yaptım.” Bu küçük dönüşüm, içindeki eksiklik hissini yavaş yavaş onarmaya başlar. Canım kadın, Sen kendine yeterli hissetmediğin sürece, dünya seni ne kadar alkışlarsa alkışlasın, o alkış içini doldurmaz. Ama sen bir gün aynaya bakıp, kusurlarınla, geçmişinle, hatalarınla, gücünle, kırılganlığınla “Ben buyum ve bu halimle değerliyim” dediğinde, işte o zaman bir şey değişir. O zaman kimseye kendini ispat etmeye çalışmazsın. O zaman kimseye fazla gelmezsin. O zaman kimse için eksik de olmazsın. Çünkü sen artık kendine yetiyorsundur. Ve inan bana Canım Kadın, Kendine yeten bir kadının varlığı, zaten başkasına fazlasıyla yeter. Fatma Dayaüç
Ekleme Tarihi: 28 Şubat 2026 -Cumartesi

Kendine Yetmeden Kimseye Yetemezsin

Canım Kadın,

Bugün sana çok ince ama çok hayati bir yerden seslenmek istiyorum. Hayatında ne kadar verirsen ver, ne kadar çabalarsan çabala, ne kadar fedakârlık yaparsan yap… İçinde bir eksiklik hissi varsa, bir türlü “tamam” diyemiyorsan, bunun bir sebebi var.

İnsan kendi içinde doymadan, dışarıyı doyuramıyor.

Kendini yetersiz hisseden biri, dünyaya ne kadar güçlü görünürse görünsün, içten içe hep onay arar. Sürekli daha fazlasını yapmaya çalışır. Daha iyi olmaya, daha çok vermeye, daha çok sevilmeye…

Ama mesele dışarıdaki talepler değil, içerideki boşluktur.

Canım kadın, eğer sen kendini beğenmiyorsan, biri seni beğendiğinde inanamazsın. Eğer sen kendini değerli hissetmiyorsan, biri sana değer verdiğinde şüphe duyarsın. Eğer sen kendini yeterli görmüyorsan, biri seni takdir ettiğinde bunu tesadüf sanarsın.

Çünkü insan, kendi içindeki ölçüyle kabul eder sevgiyi.

Kendine yetemeyen biri, ilişkilerde fazla verir ama bir türlü huzur bulamaz. Sürekli karşı tarafın ihtiyacını düşünür ama kendi ihtiyacını söylemeye çekinir. “Yeterli olayım” derken tükenir.

Şunu fark et: Sürekli yetmeye çalışan bir kadın, aslında en çok kendini ihmal eden kadındır.

Belki çocukluğunda “daha iyi olmalısın” cümlesini çok duydun. Belki hep bir kıyasın içinde büyüdün. Belki sevgi performansa bağlıydı. Başarılıysan değerli, sessizsen uslu, fedakârsan iyi…

O yüzden şimdi de hayatı bir sınav gibi yaşıyorsun.

Ama kimse senden kusursuz olmanı istemiyor. Sen kendinden istiyorsun.

Kendi iç sesin bazen en acımasız eleştirmen oluyor. Başkalarının söylemediğini sen kendine söylüyorsun. “Daha iyi yapabilirdim.” “Yine olmadı.” “Ben zaten böyleyim.”

Canım kadın, kendine verdiğin değerin altındaysa özgüvenin, ne yaparsan yap bir tarafın eksik hissedecek.

Yetmek demek mükemmel olmak demek değildir. Yetmek demek, “ben olduğum halimle kıymetliyim” diyebilmektir.

Bu bir kibir değil. Bu bir iç sağlamlık.

Kendine yeten kadın, birine bağımlı olmaz. Sevgiyi ister ama onsuz da ayakta durabilir. Takdir görmek hoşuna gider ama görmediğinde yıkılmaz. Hata yapar ama kendini yerle bir etmez.

Çünkü kimliğini dışarıdan değil, içeriden kurmuştur.

Şimdi sana küçük ama dönüştürücü bir egzersiz bırakıyorum.

   Egzersiz: İç Sesini Yakala

Bugün gün içinde kendinle ilgili kurduğun cümleleri fark et. Özellikle hata yaptığında ya da bir şey ters gittiğinde.

Bir kağıda en sık söylediğin üç iç cümleyi yaz. Örneğin: “Ben zaten beceremem.” “Benden bir şey olmaz.” “Yine yetemedim.”

Sonra her cümlenin karşısına şunu yaz: “Bu cümleyi en sevdiğim insana söyler miydim?”

Cevap büyük ihtimalle hayır olacak.

O zaman kendine şunu sor: “Neden en acımasız tonu kendime kullanıyorum?”

Son adımda o cümleyi dönüştür. “Beceremedim” yerine “Öğreniyorum.” “Yine olmadı” yerine “Bir dahaki sefere daha iyi yapabilirim.” “Yetemedim” yerine “Elimden geleni yaptım.”

Bu küçük dönüşüm, içindeki eksiklik hissini yavaş yavaş onarmaya başlar.

Canım kadın,

Sen kendine yeterli hissetmediğin sürece, dünya seni ne kadar alkışlarsa alkışlasın, o alkış içini doldurmaz.

Ama sen bir gün aynaya bakıp, kusurlarınla, geçmişinle, hatalarınla, gücünle, kırılganlığınla “Ben buyum ve bu halimle değerliyim” dediğinde, işte o zaman bir şey değişir.

O zaman kimseye kendini ispat etmeye çalışmazsın. O zaman kimseye fazla gelmezsin. O zaman kimse için eksik de olmazsın.

Çünkü sen artık kendine yetiyorsundur.

Ve inan bana Canım Kadın, Kendine yeten bir kadının varlığı, zaten başkasına fazlasıyla yeter.

Fatma Dayaüç

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.