Canım kadın,
Kalpte kalmak çoğu zaman yanlış anlaşılır. Sanki kalbini açtığında, sınırların silinecekmiş gibi… Sanki sevgiyle baktığında, kendinden vazgeçmek zorundaymışsın gibi. Oysa kalpte kalmak, kendini kaybetmek değildir. Tam tersine, merkezinde kalabilmenin en güçlü hâlidir.
Kalpte kalmak; hislerini inkâr etmeden yaşamak, ama onların seni sürüklemesine izin vermemektir. Sevdiğinde küçülmemek, anlayış gösterirken susmamaktır. Şefkatli olurken kendini yok saymamaktır.
Kaybolmak, kalpten değil; sınır koymamaktan olur.
Kaybolmak, “beni de anlasın” diye kendini yarım bırakmaktan olur.
Kalpte kalan kadın, duygularını bastırmaz ama kararlarını duygusal fırtınanın ortasında almaz. Bekleyebilir. Dinleyebilir. Geri çekilebilir. Çünkü bilir ki kendini kaybettiği bir yerde, sevgi de sağlıklı kalmaz.
Kalp pusuladır ama direksiyon değildir.
Direksiyon sende kalmalıdır.
Egzersiz | Kalpte Kalırken Merkezde Kalmak
Bir durumu düşün: seni duygusal olarak zorlayan bir ilişki ya da karar.
Kendine şunu sor:
“Burada kalbimi açık tutarken, kendimden nerede vazgeçiyorum?”
Cevabı yargılamadan yaz.
Sonra şunu ekle:
“Kalbimde kalıp kendimi korumak için neye ihtiyacım var?”
Canım kadın,
Kalpte kalmak yumuşaklıktır,
kaybolmamak güçtür.
Gerçek denge, ikisini aynı anda tutabildiğinde başlar.
