Canım kadın,
Her his sezgi değildir.
Her yoğunluk da doğruyu göstermez.
Bunu fark etmediğimizde, duyguların dalgasında savruluruz. Bir an çok emin hissederiz, bir an tamamen vazgeçeriz. Çünkü duygu değişkendir. Anlık yaşanır, tetiklenir, yükselir ve iner. Sezgi ise kalıcıdır. Bugün de aynıdır, yarın da.
Duygu genellikle geçmişten gelir. Eski bir yara tetiklenir, eski bir korku uyanır, eski bir özlem kabarır. Sezgi ise şimdiki andadır. Olanı değil, olması gerekeni fısıldar.
Duyguyla alınan kararlar genelde acelelidir. İçinde bir itiş vardır. “Hemen” hissi taşır. Sezgi ise bekleyebilir. Zamanla zayıflamaz. Hatta sustuğunda bile arka planda varlığını sürdürür.
Duygu seni merkezin dışına taşır.
Sezgi seni merkeze çağırır.
Eğer bir his seni panikletiyor, hızlandırıyor, sürekli düşündürüyorsa, bu büyük ihtimalle duygudur. Ama bir bilme hali, seni sakinleştiriyor ve netleştiriyorsa, işte o sezgidir.
Sezgi dramatik değildir.
Abartmaz.
Sana kendini kanıtlamaya çalışmaz.
Sadece “bu” der.
Ve susar.
Egzersiz | Hisleri Ayırmak
Bir duygu yükseldiğinde dur.
Kendine şu soruları sor:
– Bu his beni daraltıyor mu, genişletiyor mu?
– Acele mi ettiriyor, yoksa sakin mi kılıyor?
– Bu his geçici mi, yoksa zamansız mı?
Daraltan, acele ettiren ve dalgalı olan duygudur.
Sakin, net ve kalıcı olan sezgidir.
Canım kadın,
Duyguların öğretmendir
ama sezgin rehberindir.
Duygular gelir geçer,
sezgi kalır.
Hayatın içinde kaybolmamak için
hislerini yaşa
ama yönünü sezgine bırak.
