Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Farklı Olan Tehdit Değil, Aynadır

Canım kadın, Bazı insanlar, karşısındakinin farklı düşünmesine yalnızca katılmamayı değil, tehdit altında hissetmeyi de ekler. Fikir ayrılığı onlar için bir çeşit tehlike sinyalidir. Çünkü duygusal olarak olgunlaşmamış zihinlerde farklılık, gelişim alanı değil, güven kaybı anlamına gelir. Bu yüzden farklı düşünen biriyle karşılaştıklarında rahatsız olurlar. Soru sorulmasından hoşlanmazlar. Bakış açılarının esnemesine tahammül edemezler. Aslında mesele fikir değildir. Mesele, içeride taşınan güvensizliktir. Duygusal olarak büyümemiş bir bilinç, dünyayı siyah-beyaz algılar. Ya benimlesindir ya karşımdasın. Ya aynısındır ya tehdit. O yüzden farklı olanı dinlemek yerine bastırmak ister. Çünkü bilinçdışında çalışan bir korku vardır: “Eğer sen benden farklıysan, ben güvende değilim.” Bu korku çocukluktan taşınır. Duyguların kabul görmediği, soru sormanın cezalandırıldığı, itirazın sevgi kaybı yarattığı yerlerden… Böyle bir zeminde büyüyen biri için farklılık, bağın kopma ihtimalidir. Oysa duygusal olgunluk şunu bilir: Aynı düşünmek zorunda değiliz. Aynı yerden bakmak zorunda değiliz. Ama yine de güvendeyiz. Olgun insan, farklı fikri dinlerken dağılmaz. Çünkü kendi merkezindedir. Kendisinden emin olan biri, başkasının düşüncesiyle sarsılmaz. Tehdit algısı, içsel dayanak zayıf olduğunda ortaya çıkar. Bu yüzden bazen sen sakin bir şekilde fikrini söylediğinde karşı taraf gerilir. Sesini yükseltir, savunmaya geçer, konuyu kişiselleştirir. O an şunu hatırla: Bu senin hatan değil. Bu, onun henüz duygusal olarak genişleyemediği yerdir. Egzersiz Bir ortamda ya da ilişkide, farklı düşündüğün için gerilim oluştuğunu fark ettiğinde kendine şu soruyu sor: “Ben şu an kendimi küçültüyor muyum, yoksa merkezimde mi duruyorum?” Sonra içinden şunu söyle: “Farklı düşünmem, beni güvensiz yapmaz.” Tepki vermek zorunda değilsin. İkna etmek zorunda değilsin. Kendini savunmak zorunda hiç değilsin. Sadece dur. Merkezinde kal. Canım kadın, Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Ama kimse senin düşüncenden rahatsız olduğu için sen kendinden vazgeçmek zorunda da değil. Farklılık, olgun zihinler için tehdit değil; genişleme alanıdır. Sen sustuğunda ortam sakinleşiyor olabilir. Ama sen sustuğunda, sen daralıyorsan, orada bedel ağırdır. Unutma: Güvende olmak, aynı düşünmek değildir. Güvende olmak, kendin olarak var olabilmektir. Ve sen, tam da böyleyken yeterlisin.
Ekleme Tarihi: 02 Şubat 2026 -Pazartesi

Farklı Olan Tehdit Değil, Aynadır

Canım kadın,

Bazı insanlar, karşısındakinin farklı düşünmesine yalnızca katılmamayı değil, tehdit altında hissetmeyi de ekler. Fikir ayrılığı onlar için bir çeşit tehlike sinyalidir. Çünkü duygusal olarak olgunlaşmamış zihinlerde farklılık, gelişim alanı değil, güven kaybı anlamına gelir.

Bu yüzden farklı düşünen biriyle karşılaştıklarında rahatsız olurlar.
Soru sorulmasından hoşlanmazlar.
Bakış açılarının esnemesine tahammül edemezler.

Aslında mesele fikir değildir. Mesele, içeride taşınan güvensizliktir.

Duygusal olarak büyümemiş bir bilinç, dünyayı siyah-beyaz algılar. Ya benimlesindir ya karşımdasın. Ya aynısındır ya tehdit. O yüzden farklı olanı dinlemek yerine bastırmak ister. Çünkü bilinçdışında çalışan bir korku vardır: “Eğer sen benden farklıysan, ben güvende değilim.”

Bu korku çocukluktan taşınır. Duyguların kabul görmediği, soru sormanın cezalandırıldığı, itirazın sevgi kaybı yarattığı yerlerden… Böyle bir zeminde büyüyen biri için farklılık, bağın kopma ihtimalidir.

Oysa duygusal olgunluk şunu bilir:
Aynı düşünmek zorunda değiliz.
Aynı yerden bakmak zorunda değiliz.
Ama yine de güvendeyiz.

Olgun insan, farklı fikri dinlerken dağılmaz. Çünkü kendi merkezindedir. Kendisinden emin olan biri, başkasının düşüncesiyle sarsılmaz. Tehdit algısı, içsel dayanak zayıf olduğunda ortaya çıkar.

Bu yüzden bazen sen sakin bir şekilde fikrini söylediğinde karşı taraf gerilir. Sesini yükseltir, savunmaya geçer, konuyu kişiselleştirir. O an şunu hatırla: Bu senin hatan değil. Bu, onun henüz duygusal olarak genişleyemediği yerdir.

Egzersiz

Bir ortamda ya da ilişkide, farklı düşündüğün için gerilim oluştuğunu fark ettiğinde kendine şu soruyu sor:
“Ben şu an kendimi küçültüyor muyum, yoksa merkezimde mi duruyorum?”

Sonra içinden şunu söyle:
“Farklı düşünmem, beni güvensiz yapmaz.”

Tepki vermek zorunda değilsin.
İkna etmek zorunda değilsin.
Kendini savunmak zorunda hiç değilsin.

Sadece dur. Merkezinde kal.

Canım kadın,

Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Ama kimse senin düşüncenden rahatsız olduğu için sen kendinden vazgeçmek zorunda da değil. Farklılık, olgun zihinler için tehdit değil; genişleme alanıdır.

Sen sustuğunda ortam sakinleşiyor olabilir.
Ama sen sustuğunda, sen daralıyorsan, orada bedel ağırdır.

Unutma:
Güvende olmak, aynı düşünmek değildir.
Güvende olmak, kendin olarak var olabilmektir.

Ve sen, tam da böyleyken yeterlisin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.