Canım Kadın,
Bazı dönüşümler sessiz ilerlemez.
İçeride bir şeyler değişirken, dışarıda sanki her şey daha da yükselir.
Tepkiler artar, duygular sertleşir, eski refleksler son bir kez sahneye çıkar.
Çünkü insan bu eşikte yalnızca alışkanlıklarını değil,
onlarla tanımladığı kimliğini de bırakır.
Eski bilincin çözülüşü, çoğu zaman bir vedeye benzer.
Ama bu veda romantik değildir.
İnceden inceye acıtır, kafa karıştırır,
“Ben eskiden böyle değildim” dedirtir.
Çünkü artık o “eskisi” de toprağa veriliyordur.
Bu aşamada insan,
“Niye yine böyle hissediyorum?” diye kendini suçlar.
Oysa bu geri dönüş değil,
son dalgadır.
Denizin çekilmeden önce kabarması gibi.
Tanıdık tepkilerin yükselmesi,
eski bilincin hayatta kalma çabasıdır.
“Beni bırakma” der.
“Ben seni bugüne kadar korudum.”
Ve haklıdır da.
Ama artık büyüme,
korunmaktan fazlasını ister.
Bu yüzden bu süreçte yalnızca sevilenler değil,
eski roller, eski savunmalar,
hatta eski acıların tanıdıklığı bile bırakılır.
İnsan bazen en çok acısına sadıktır.
Onu bırakmak,
kendinden bir parçayı gömmek gibidir.
İşte bu yüzden zorlanırsın.
İşte bu yüzden bir yanın ağlarken,
diğer yanın nedenini tam anlatamaz.
Çünkü olan şey bir “bozulma” değil,
bir içsel ölüm ve yeniden doğuştur.
Burada önemli olan şudur:
Bu gürültüyü kendine karşı kullanmamak.
“Demek ki ben yapamıyorum” dememek.
“Yanlış yoldayım” diye geri dönmemek.
Çünkü eski bilinç en çok tam giderken bağırır.
Küçük Bir Egzersiz | Vedayı Bilinçle Tamamlama
Sessiz bir an yarat.
Elini göğsüne koy.
Derin bir nefes al.
Kendine şunu sor:
“Bende artık işlevi kalmayan ama bırakması zor olan ne var?”
Bir rol olabilir.
Bir tepki.
Bir ilişki biçimi.
Bir savunma.
Bunu zihninde bir nesne gibi hayal et.
Ve içinden şunu söyle:
“Beni bugüne kadar taşıdığın için teşekkür ederim.
Artık sana ihtiyacım yok.
Gitmene izin veriyorum.”
Ağırlaşma, boşluk, hüzün gelirse durma.
Bırak gelsin.
Bu, yer açıldığının işaretidir.
Unutma Canım Kadın,
eski bilincin ölümü sessiz olmaz
çünkü insan bu aşamada
yalnızca geçmişini değil,
geçmişte kim olduğunu da bırakır.
Bu yüzden karışık hissetmen normal.
Bu yüzden bazen geriye düşmüş gibi hissetmen doğal.
Ama aslında olan şudur:
Artık eski toprağa sığmıyorsun.
Gürültü geçer.
Tepkiler diner.
Ve bir sabah,
aynaya baktığında
daha az yük,
daha çok gerçek görürsün.
O an anlarsın:
Bu bir kayıp değilmiş.
Bu, kendine daha yakın bir hayata geçişmiş.
Fatma Dayaüç
