Canım Kadın,
Değişim romantik değildir.
Filmlerdeki gibi müzikle gelmez.
Önce düzeni bozar.
Alışkanlıklarını dağıtır.
Kontrol sandığın şeyleri elinden alır.
Sarsılmak bu yüzden kaçınılmazdır.
Çünkü kimlik dediğin şey,
alışkanlıkların toplamıdır.
Bir ilişki bittiğinde,
sadece o insan gitmez.
O insanla kurduğun “sen” de gider.
Bir iş değiştiğinde,
sadece ortam değişmez.
Kendini tanımladığın yer de değişir.
İşte bu yüzden değişim önce destabilize eder.
Beden gerilir.
Zihin korkar.
Ego “Eski halimize dönelim” der.
Ama sarsılmak çöküş değildir.
Yapının yeniden kurulmasıdır.
Bir bina güçlendirilecekse,
önce bazı duvarlar yıkılır.
Senin hayatında da öyle.
Dağılan şeyler seni yok etmek için değil,
gerçek versiyonuna yer açmak için çözülür.
Ama bunu yaşarken anlamazsın.
Yaşarken sadece kaos vardır.
Sonradan dönüp baktığında görürsün:
“İyi ki o oldu.”
Egzersiz – Sarsıntının İçindeki Kazanç
Hayatında seni sarsmış bir olayı seç.
Şimdi dürüstçe yaz:
“O olaydan sonra hangi özelliğim güçlendi?”
Sabır mı?
Sınır koyma mı?
Kendi ayaklarının üzerinde durma mı?
Sezgine güvenme mi?
Sarsıntının hediyesi vardır.
Onu bul.
Canım Kadın,
Değişim seni yıkmak için gelmez.
Seni büyütmek için gelir.
Ama büyümek her zaman rahat değildir.
Unutma…
Ağaç kök salarken toprak çatlar.
Ve sen çatladığında değil,
kök saldığında güçlenirsin.
Fatma Dayaüç
