Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Bedenin Taşıdığı Yük, Zihnin Susturduklarıdır

Canım Kadın, Zihninde yarım kalan her mesele, bedende bir yer bulur kendine. Söylenemeyen sözler boğaza oturur. Verilemeyen kararlar mideyi sıkar. Bastırılan öfke omuzlara yük olur. Gitmesi gereken ama gitmeyenler belde ağrı diye yerleşir. Çünkü zihin çözmediğini bedene havale eder. “Ben buradayım” der beden, “Sen bakmadıkça ben göstereceğim.” Çoğu zaman bedenin verdiği sinyalleri sadece fizyolojik sanırız. Ağrı keseriz, geçsin isteriz, sustururuz. Oysa beden susmaz, sadece doz artırır. Hafif bir huzursuzlukla başlayan şey, zamanla kronik bir yorgunluğa, sonra da “neden bir türlü iyileşemiyorum?” sorusuna dönüşür. Çünkü iyileşme yalnızca dokuda olmaz. İyileşme fark edişle başlar. Zihninde sürekli dönüp duran ama yüzleşmediğin bir çatışma vardır çoğu zaman. Kalmakla gitmek arasında… Affetmekle mesafe koymak arasında… “Ben böyleyim” demekle “artık böyle olmak istemiyorum” arasında… Bu arada kalan hâl, bedeni yorar. Kararsızlık sandığından çok daha ağır bir yüktür. Netlik acıtır belki ama rahatlatır. Belirsizlik ise içten içe tüketir. Bedeni Dinlemeye Davet Eden Küçük Bir Egzersiz Şimdi Canım Kadın, sadece bir an dur. Gözlerini kapat ve bedenini tarar gibi düşün. En çok rahatsızlık hissettiğin yeri fark et. Adını koymaya çalışma, yorumlama, düzeltmeye kalkma. Sonra kendine şunu sor: “Hayatımda hangi konuda kendime dürüst değilim?” “Ne oluyor da ben bunu sürekli erteliyorum?” “Bu bedensel his bana ne anlatmaya çalışıyor olabilir?” Cevap hemen gelmeyebilir. Zorlama. Sadece soruyu bırak ve dinle. Bazen beden cevapları kelimeyle değil, bir duygu, bir anı, bir görüntüyle getirir. O yeterlidir. Canım Kadın, Bedenin düşmanın değil. Sana karşı çalışmıyor. Tam tersine, senin yanında. Zihninde çözemediğin her çatışmayı bedenin çözmeye çalışıyor sadece. Daha fazla bastırarak değil, daha çok duyarak iyileşirsin. Unutma: Dinlenmeyen duygu bedende konuşur. Duyulan duygu ise dönüşür. Bedenini susturma. Onu anlamaya niyet et. Çünkü şifa, duymaya cesaret ettiğin yerde başlar. Fatma Dayaüç
Ekleme Tarihi: 08 Şubat 2026 -Pazar

Bedenin Taşıdığı Yük, Zihnin Susturduklarıdır

Canım Kadın,

Zihninde yarım kalan her mesele, bedende bir yer bulur kendine.
Söylenemeyen sözler boğaza oturur.
Verilemeyen kararlar mideyi sıkar.
Bastırılan öfke omuzlara yük olur.
Gitmesi gereken ama gitmeyenler belde ağrı diye yerleşir.

Çünkü zihin çözmediğini bedene havale eder.
“Ben buradayım” der beden,
“Sen bakmadıkça ben göstereceğim.”

Çoğu zaman bedenin verdiği sinyalleri sadece fizyolojik sanırız.
Ağrı keseriz, geçsin isteriz, sustururuz.
Oysa beden susmaz, sadece doz artırır.
Hafif bir huzursuzlukla başlayan şey,
zamanla kronik bir yorgunluğa,
sonra da “neden bir türlü iyileşemiyorum?” sorusuna dönüşür.

Çünkü iyileşme yalnızca dokuda olmaz.
İyileşme fark edişle başlar.

Zihninde sürekli dönüp duran ama yüzleşmediğin bir çatışma vardır çoğu zaman.
Kalmakla gitmek arasında…
Affetmekle mesafe koymak arasında…
“Ben böyleyim” demekle “artık böyle olmak istemiyorum” arasında…

Bu arada kalan hâl, bedeni yorar.
Kararsızlık sandığından çok daha ağır bir yüktür.
Netlik acıtır belki ama rahatlatır.
Belirsizlik ise içten içe tüketir.

Bedeni Dinlemeye Davet Eden Küçük Bir Egzersiz

Şimdi Canım Kadın,
sadece bir an dur.

Gözlerini kapat ve bedenini tarar gibi düşün.
En çok rahatsızlık hissettiğin yeri fark et.
Adını koymaya çalışma, yorumlama, düzeltmeye kalkma.

Sonra kendine şunu sor:
“Hayatımda hangi konuda kendime dürüst değilim?”
“Ne oluyor da ben bunu sürekli erteliyorum?”
“Bu bedensel his bana ne anlatmaya çalışıyor olabilir?”

Cevap hemen gelmeyebilir.
Zorlama.
Sadece soruyu bırak ve dinle.

Bazen beden cevapları kelimeyle değil,
bir duygu, bir anı, bir görüntüyle getirir.
O yeterlidir.

Canım Kadın,

Bedenin düşmanın değil.
Sana karşı çalışmıyor.
Tam tersine, senin yanında.

Zihninde çözemediğin her çatışmayı
bedenin çözmeye çalışıyor sadece.
Daha fazla bastırarak değil,
daha çok duyarak iyileşirsin.

Unutma:
Dinlenmeyen duygu bedende konuşur.
Duyulan duygu ise dönüşür.

Bedenini susturma.
Onu anlamaya niyet et.
Çünkü şifa,
duymaya cesaret ettiğin yerde başlar.

Fatma Dayaüç

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.