Serpil GÜLEÇYÜZ
Köşe Yazarı
Serpil GÜLEÇYÜZ
 

​Sağır Diyaloglar Çağında Dinleme Sanatı

​Birini anlamanın en kestirme yolu, kelimelerin gürültüsünü susturup sadece dinlemektir. Eğer dünyada güzel konuşma sanatı" diye bir kavram varsa, onun ikiz kardeşi mutlak surette etkin dinleme sanatı olmalıdır. ​Bugüne dek pek çoğumuz sayısız iletişim eğitimi aldık. Bize hep ağzı iyi laf yapanların, ikna kabiliyeti yüksek olanların ve sahnede parlayanların başarılı olduğu anlatıldı. Ancak gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Gerçek liderlerin, ilham veren figürlerin ve hayatımızdaki o "vazgeçilmez" dostların ortak özelliği, ne kadar çok konuştukları değil, bizi ne kadar derin dinledikleridir.  En yakın dostunuzu düşünün; onu neden seviyorsunuz? Muhtemelen sizi sadece duyduğu için değil, hissettiklerinizi anladığı için. ​İletişimin Buzdağı: Anlaşılma Arzusu ​Bilgi aktarmak, ikna etmek veya yönetmek... Bunlar iletişimin sadece teknik nedenleridir. Oysa bu buzdağının altında çok daha derin bir ihtiyaç yatar: Umursanmak, kabul görmek, değerli hissetmek ve en temelde sevilmek. Tüm bu duyguların ortak paydası ise tek bir kelimedir: Anlaşılmak.  Sylvine Herpin in de dediği gibi: "Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız ve karşınızdakinin anladığı arasında dağlar kadar fark vardır."  İletişim, hata payı çok yüksek bir köprüdür. Filozof Diyojen. in o meşhur uyarısını hatırlayalım: "İki kulağımız, bir ağzımız var; demek ki konuşmaktan çok dinlemeliyiz." ​Maalesef çoğumuz, karşımızdaki kişi konuşurken onu anlamaya değil, vereceğimiz cevabı hazırlamaya odaklanıyoruz. Zihnimiz bir sonraki hamleyi planlarken, karşı tarafın ruhundaki ince tınıları kaçırıyoruz. Oysa anlamak ve anlaşılmak; titizlik, dikkat ve derin bir özen gerektirir. ​Hayatınızı Değiştirecek 5 Adımda Etkin Dinleme Rehberi ​İyi bir iletişimci olmak, sadece sessiz durmak değildir. İşte gerçek anlamda "orada" olduğunuzu hissettirecek pratik adımlar: ​Cevap Vermek İçin Değil, Anlamak İçin Dinleyin: Zihninizdeki "sıram ne zaman gelecek?" sorusunu susturun. Karşınızdakinin kelimelerinin ardındaki duyguya odaklanın. ​Göz Temasını ve Beden Dilini Kullanın: Dinlemek sadece kulakla olmaz. Hafifçe öne eğilmek ve göz teması kurmak, "Sana değer veriyorum ve buradayım" demenin sessiz yoludur. ​Yargılamadan Kabul Edin: Anlatılanları kendi doğrularınızla hemen tartıya çıkarmayın. Onun dünyasında o olayın nasıl göründüğünü anlamaya çalışın. ​Açık Uçlu Sorular Sorun: "Neden?" veya "Nasıl hissettin?" gibi sorular, anlatıcının derinleşmesini sağlar ve ona duyulduğu hissini verir. ​Özetleyin ve Teyit Edin: "Yani şunu mu demek istiyorsun?" diyerek anladığınızı kontrol edin. Bu, yanlış anlaşılmaların önüne geçen en güçlü filtredir. ​Sonuç olarak; Eğer gerçekten bağ kurmak, buzları eritmek ve hayatın ritmini yakalamak istiyorsanız; karşınızdaki kişiye tüm varlığınızla odaklanın. Kelimelerin ötesindeki sessizliği, gözlerdeki ışıltıyı ya da sesteki titremeyi duymaya çalışın. ​Unutmayın; dünyayı değiştirenler sadece iyi konuşanlar değil, başkalarının kalbindeki fısıltıyı duyacak kadar sessiz kalabilenlerdir.  Çünkü insan, duyulduğu yerde çiçek açar; anlaşıldığı yerde ise kök salar. Serpil Güleçyüz
Ekleme Tarihi: 26 Şubat 2026 -Perşembe

​Sağır Diyaloglar Çağında Dinleme Sanatı

​Birini anlamanın en kestirme yolu, kelimelerin gürültüsünü susturup sadece dinlemektir. Eğer dünyada güzel konuşma sanatı" diye bir kavram varsa, onun ikiz kardeşi mutlak surette etkin dinleme sanatı olmalıdır.

​Bugüne dek pek çoğumuz sayısız iletişim eğitimi aldık. Bize hep ağzı iyi laf yapanların, ikna kabiliyeti yüksek olanların ve sahnede parlayanların başarılı olduğu anlatıldı. Ancak gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Gerçek liderlerin, ilham veren figürlerin ve hayatımızdaki o "vazgeçilmez" dostların ortak özelliği, ne kadar çok konuştukları değil, bizi ne kadar derin dinledikleridir. 
En yakın dostunuzu düşünün; onu neden seviyorsunuz? Muhtemelen sizi sadece duyduğu için değil, hissettiklerinizi anladığı için.
​İletişimin Buzdağı: Anlaşılma Arzusu
​Bilgi aktarmak, ikna etmek veya yönetmek... Bunlar iletişimin sadece teknik nedenleridir. Oysa bu buzdağının altında çok daha derin bir ihtiyaç yatar: Umursanmak, kabul görmek, değerli hissetmek ve en temelde sevilmek. Tüm bu duyguların ortak paydası ise tek bir kelimedir: Anlaşılmak. 

Sylvine Herpin in de dediği gibi: "Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız ve karşınızdakinin anladığı arasında dağlar kadar fark vardır." 

İletişim, hata payı çok yüksek bir köprüdür. Filozof Diyojen. in o meşhur uyarısını hatırlayalım: "İki kulağımız, bir ağzımız var; demek ki konuşmaktan çok dinlemeliyiz."
​Maalesef çoğumuz, karşımızdaki kişi konuşurken onu anlamaya değil, vereceğimiz cevabı hazırlamaya odaklanıyoruz. Zihnimiz bir sonraki hamleyi planlarken, karşı tarafın ruhundaki ince tınıları kaçırıyoruz. Oysa anlamak ve anlaşılmak; titizlik, dikkat ve derin bir özen gerektirir.

​Hayatınızı Değiştirecek 5 Adımda Etkin Dinleme Rehberi
​İyi bir iletişimci olmak, sadece sessiz durmak değildir. İşte gerçek anlamda "orada" olduğunuzu hissettirecek pratik adımlar:

​Cevap Vermek İçin Değil, Anlamak İçin Dinleyin: Zihninizdeki "sıram ne zaman gelecek?" sorusunu susturun. Karşınızdakinin kelimelerinin ardındaki duyguya odaklanın.

​Göz Temasını ve Beden Dilini Kullanın: Dinlemek sadece kulakla olmaz. Hafifçe öne eğilmek ve göz teması kurmak, "Sana değer veriyorum ve buradayım" demenin sessiz yoludur.
​Yargılamadan Kabul Edin: Anlatılanları kendi doğrularınızla hemen tartıya çıkarmayın. Onun dünyasında o olayın nasıl göründüğünü anlamaya çalışın.

​Açık Uçlu Sorular Sorun: "Neden?" veya "Nasıl hissettin?" gibi sorular, anlatıcının derinleşmesini sağlar ve ona duyulduğu hissini verir.

​Özetleyin ve Teyit Edin: "Yani şunu mu demek istiyorsun?" diyerek anladığınızı kontrol edin. Bu, yanlış anlaşılmaların önüne geçen en güçlü filtredir.

​Sonuç olarak;
Eğer gerçekten bağ kurmak, buzları eritmek ve hayatın ritmini yakalamak istiyorsanız; karşınızdaki kişiye tüm varlığınızla odaklanın. Kelimelerin ötesindeki sessizliği, gözlerdeki ışıltıyı ya da sesteki titremeyi duymaya çalışın.
​Unutmayın; dünyayı değiştirenler sadece iyi konuşanlar değil, başkalarının kalbindeki fısıltıyı duyacak kadar sessiz kalabilenlerdir. 
Çünkü insan, duyulduğu yerde çiçek açar; anlaşıldığı yerde ise kök salar.

Serpil Güleçyüz

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.