Bazen kendimize şu soruyu sormamız gerekir.
Bizi biz yapan şey nedir?
Bir topluluğu yalnızca ayni coğrafyada yaşayan
insanlardan daha fazlasına dönüştüren bağ nedir.?
Bir ulusu ulus yapan yalnızca nüfusu ya da sınırları
değildir.
Çok daha kapsamlı bir şeydir.
Herşeyden önce ortak bir tarih vardır.
Acılar, sevinçler,zaferler, yenilgiler,kahramanlıklar..
Bu ortak hatıralar bizi birbirimize bağlayan görünmez zincir gibidir.
Çanakkalede,yatan her askerin,vatanın bölünmez varlığı için şehit olanların hikayesi her yerde her yürekte ayni acıyı taşır.
Sonra dil birliği gelir.
Dil kültürün taşıyıcısıdır.
Ayni şarkıya eşlik etmek,ayni masalı anlatmak,ayni türküyü birlikte söylemek bir millet omanın en güçlü göstergesidir.
Kültür ve gelenekler temel taşlarımızdır.
Bayramlarda komşu ziyeretleri,birlikte ayni sofraya oturmak, düğünlerde ayni oyunlarla oynamak, cenazelerde ayni duayı okumak..
Bunlar bizi "biz" yapar.
Bir ulus belirli bir toprak parçasında,birlikte yaşama iradesiyle güçlenir.
"Vatan"ve"Bayrak"kavramı ulus olmanın en temel taşıdır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Ama Ulus sadece geçmişin anılarıyla ayakta durmaz.
Onu geleceğe taşıyan şey,ortak hayaller ve idealleridir.
Bağımsızlık,özgürlük,adalet, eşitlik,
İşte bu değerler bizi bir arada tutar.
Ve belkide en önemlisi bir topluluk, kendisini "biz" olarak görmeye başladığında ulus olur.
Bir insan"ben bu ulusun bir parçasıyım dediğinde anlam kazanır.
Ulus olmanın özü farklılıklarımızı yok saymadan ayni kimlik altında birleşebilmektir.
Mustafa Kemal Atatürk bunu "Ne Mutlu Türküm Diyene"sözleriyle ifade etmiştir.
Fransız Tarihçi Ernest Renan ulusu şöyle tanımlar,
" Ulus geçmişle birlikte yaşanmiş fedakarlıkları ne mirası ve gelecekte birlikte yaşama iradesidir."
Yani bir ulusu ulus yapan hem ortak geçmiş,hemde ortak gelecek idealleridir.
Seçilmiş, meclis koltuğuna sahip her milletvekili bizi temsil ediyor.
Bu ulus,ülkenin kaderini, daha iyi bir gelecek umutlarını size teslim ettiler.
Artık partiler arasındaki anlaşmazlıkları,ideolojik farklılıkları,anlaşmazlıkları,öngürüsüz partizan politikaları,çıkar çatışmalarını bir kenara bırakıp, birbirinize çamur atma siyasetinden vazgeçip,aldığınız oyların sorumluluğunu taşıma vaktiniz gelmedi mi?
Bu ülkenin geleceği ve refahı için tek yürek olma vakti gelmedi mi?
Şuna yürekten inanıyorum ki,bizi bölenden çok birleştiren unsurlar var.
Viyana kapılarına dayanan, Çanakkale'de, Kurtuluşu Savaşı'nda savaşan ayni halkız.
Aramızda unutanlar varsa İstiklâl Marşı'nın ilk kıtası şöyle başlar,
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak
Tek fert kalıncaya kadar Türkiye Cumhuriyeti
var olacaktır,Al Bayrağımız dalgalanacaktır.
Gelin hep birlikte,ulus olarak bundan emin olalım, bunu için var gücümüzle çalışalım.
Ve kendimize soralım;
"Biz ayni topraklarda yaşayan insanlarmıyız,yoksa geçmişin ve geleceğin sorumluluğunu omuzlayan gerçek bir. Ulus muyuz
Şunu asla unutmayalım, biz ancak birlik olduğumuzda güçlüyüz.
Değerlerimize sahip çıktığımızda ulusuz.
Ve ancak omuz omuza olduğumuzda geleceğe emin adımlarla ilerliyebiliriz.