Hasan Tahsin
Köşe Yazarı
Hasan Tahsin
 

2026KAYGILI VE TEMKİNLİ İLLAKİ UMUT!

  2025 biterken ardında alkıştan çok soru, vaatlerden çok yorgunluk bıraktı. Takvim yaprakları değişti ama memleketin yükü hafiflemedi. Enflasyon hâlâ sofrada, adaletsizlik hâlâ sokakta, umutsuzluk hâlâ insanların gözlerinde.  Bir yıl daha geçti; konuşulan çoktu, yapılan az…  Umut, yine ertelenmiş bir cümle gibi kaldı dudaklarımızda. Türkiye’de asayiş berkemal değil, İzmir’de menfaat odaklı yalanlarla kul hakkına el uzatan ve utanmayan bir zihniyet egemen, üstelik de “halkın oyuyla”!  Ellerinde bıçaklar, baltalar, kılıçlarla ülkemin sokaklarında şov yapıp, sonra da canımızı yakan emperyalist uşakları belki de en büyük kaygımız. Zira dinle de imanla da dinsel kurallarla da zerre ilgileri yok.  Din “öldürme” diyor ama onlar “öldürüyor”!  2026 ise kapıyı temkinli çalıyor.  Ne coşkuyla giriyor içeri ne de tamamen karanlık.  Sanki “Ben geldim ama bana güvenme, beni sınayacaksın” diyor. Çünkü bu topraklar artık kolay inanmıyor.  Gençler geleceği bavula koyup gitmeyi düşünüyor, emekliler ay sonunu değil yarını düşünüyor, çocuklar ise büyümekten korkuyor. Liyakat, hak, bilgi ve bilim değil kayırmacılık, nepotizm sarmış tüm siyaseti. Ülke yorgun, şehirler yorgun, insanlar yorgun…  Ama hâlâ ayaktayız çünkü “umut olmalı” ve hayattayız!  2026 kapımı çalarken tek beklentim, sabahları yeniden “dertleşmek” sizinle. EGE TV yayınını sabırsızlıkla beklerken, selamsız geçen bir yılı da yollamaktan hoşnutum. Arkadaşlık, dostluk, kardeşlik, yoldaşlık kavramları artık benim için çok da kutsal değil. Ortalıkla sadece “iyi gün” kahkahalarının oluşu, galiba sadece şeytanı güldürüyor. Kendime sadece 5 yıl belirlemiştim, biri gitti kaldı 4…  Yine de bütün bu yorgunluğun içinde, kalbimde inatçı bir umut var.  Külün altındaki kor gibi.  Çünkü bu topraklar her karanlık dönemi, bir avuç vicdanlı, merhametli, çok yüzlü olmayan “insan gibi” insanların omuzlarında aşmayı bildi.  2026 belki bir mucize yılı olmayacak; ama eğer yüzümüzü birbirimize döner, aklımızı korkudan, kalbimizi nefretten arındırabilirsek, iletişimi sosyal medyadan kurtarabilirsek belki de yeniden başlamanın yılı olur.  Umut, bazen kazanmak değildir; vazgeçmemekte ısrar etmektir. “İnsan gibi” tüm insanlara sağlık, hayır, uğur ama önce vicdan ve merhametgelmesine vesile olsun 2026!  
Ekleme Tarihi: 31 Aralık 2025 -Çarşamba

2026KAYGILI VE TEMKİNLİ İLLAKİ UMUT!

 

2025 biterken ardında alkıştan çok soru, vaatlerden çok yorgunluk bıraktı. Takvim yaprakları değişti ama memleketin yükü hafiflemedi. Enflasyon hâlâ sofrada, adaletsizlik hâlâ sokakta, umutsuzluk hâlâ insanların gözlerinde. 
Bir yıl daha geçti; konuşulan çoktu, yapılan az… 
Umut, yine ertelenmiş bir cümle gibi kaldı dudaklarımızda.
Türkiye’de asayiş berkemal değil, İzmir’de menfaat odaklı yalanlarla kul hakkına el uzatan ve utanmayan bir zihniyet egemen, üstelik de “halkın oyuyla”! 
Ellerinde bıçaklar, baltalar, kılıçlarla ülkemin sokaklarında şov yapıp, sonra da canımızı yakan emperyalist uşakları belki de en büyük kaygımız. Zira dinle de imanla da dinsel kurallarla da zerre ilgileri yok. 
Din “öldürme” diyor ama onlar “öldürüyor”! 
2026 ise kapıyı temkinli çalıyor. 
Ne coşkuyla giriyor içeri ne de tamamen karanlık. 
Sanki “Ben geldim ama bana güvenme, beni sınayacaksın” diyor. Çünkü bu topraklar artık kolay inanmıyor. 
Gençler geleceği bavula koyup gitmeyi düşünüyor, emekliler ay sonunu değil yarını düşünüyor, çocuklar ise büyümekten korkuyor. Liyakat, hak, bilgi ve bilim değil kayırmacılık, nepotizm sarmış tüm siyaseti. Ülke yorgun, şehirler yorgun, insanlar yorgun… 
Ama hâlâ ayaktayız çünkü “umut olmalı” ve hayattayız! 
2026 kapımı çalarken tek beklentim, sabahları yeniden “dertleşmek” sizinle. EGE TV yayınını sabırsızlıkla beklerken, selamsız geçen bir yılı da yollamaktan hoşnutum. Arkadaşlık, dostluk, kardeşlik, yoldaşlık kavramları artık benim için çok da kutsal değil. Ortalıkla sadece “iyi gün” kahkahalarının oluşu, galiba sadece şeytanı güldürüyor. Kendime sadece 5 yıl belirlemiştim, biri gitti kaldı 4… 
Yine de bütün bu yorgunluğun içinde, kalbimde inatçı bir umut var. 
Külün altındaki kor gibi. 
Çünkü bu topraklar her karanlık dönemi, bir avuç vicdanlı, merhametli, çok yüzlü olmayan “insan gibi” insanların omuzlarında aşmayı bildi. 
2026 belki bir mucize yılı olmayacak; ama eğer yüzümüzü birbirimize döner, aklımızı korkudan, kalbimizi nefretten arındırabilirsek, iletişimi sosyal medyadan kurtarabilirsek belki de yeniden başlamanın yılı olur. 
Umut, bazen kazanmak değildir; vazgeçmemekte ısrar etmektir.
“İnsan gibi” tüm insanlara sağlık, hayır, uğur ama önce vicdan ve merhametgelmesine vesile olsun 2026!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.