Canım kadın,
İslam’ın şartları vardır.
Evet, bellidir.
Namazı vardır, orucu vardır, zekâtı vardır, haccı vardır, kelime-i şehadeti vardır.
Ama bazen öyle bir noktaya geliyoruz ki,
dini sadece yapılacaklar listesine indiriyoruz.
Oysa Cihan Peygamberi, Peygamber Efendimiz (sav) ne buyuruyor?
“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”
Yani mesele sadece ibadet etmek değil.
Mesele, ibadetin seni neye dönüştürdüğü.
Canım kadın,
Kalp kırarak kılınan namaz,
gıybetle tutulan oruç,
kul hakkıyla yapılan ibadet…
İçini ne kadar doldurur?
İslam şekilden ibaret olsaydı,
en zor ibadetler en kıymetli insanlar üretirdi.
Ama biliyoruz ki asıl zor olan, kalbi terbiye etmektir.
Bir insan düşün…
Namazında, ama öfkeli.
Oruçlu, ama kırıcı.
Tesettürlü, ama kibirli.
Hacca gitmiş, ama affetmeyi bilmiyor.
Burada bir eksik var.
Çünkü Müslüman, sadece secde eden değil;
elinden, dilinden, belinden emin olunandır.
Yani yanında insanın güvende hissettiği kişidir.
Ramazan geldiğinde sofralar kuruluyor.
Hurmanın, pidenin, çorbanın hesabı yapılıyor.
Peki kalbin hesabını yapıyor muyuz?
Bu Ramazan kaç kalp kırdım?
Kaç kişiye sabrettim?
Kaç kişiye anlayış gösterdim?
Kaç kez nefsimi susturdum?
Aç kalmak, bedeni terbiye eder.
Ama susmak, affetmek, alttan almak…
İşte onlar nefsi terbiye eder.
Ve asıl dönüşüm orada başlar.
Canım kadın,
İyi bir Müslüman olmak;
yüksek sesle konuşmamak bazen.
Haklıyken susabilmek.
Birinin kusurunu örtmek.
Yargılamadan önce anlamaya çalışmak.
Ramazan sadece mideyi değil,
dili de oruçlu tutma ayıdır.
Çünkü dil en çok günahı üretir.
Bir cümleyle kalp kırılır.
Bir cümleyle umut söndürülür.
Ama yine bir cümleyle de gönül alınır.
Şimdi sana küçük ama güçlü bir egzersiz bırakıyorum.
Ramazan Egzersizi:Vicdan Muhasebesi
Her gece yatmadan önce kendine üç soru sor:
1- Bugün kimseyi kırdım mı?
2- Kırdıysam telafi ettim mi?
3- Bugün hangi davranışımla Allah’ın razı olacağı bir insan oldum?
Bir defter edin.
Her gün bir satır yaz.
Uzun uzun değil.
Samimi olsun yeter.
Bir de şunu dene:
Bir gün boyunca özellikle diline dikkat et.
Eleştireceğin yerde sus.
Yargılayacağın yerde dua et.
Şikâyet edeceğin yerde şükret.
Bak nasıl bir iç huzur oluşuyor.
Canım kadın,
Ramazan takvim yaprağında gelen bir ay değil.
Kalpte yer açılınca gelen bir mevsimdir.
Sadece aç kalıp akşam doyarsak,
bir ay sonra eski halimize döneriz.
Ama kalbimizi temizlersek,
Ramazan bittikten sonra da iz kalır.
Gerçek oruç;
mideni değil, nefsini susturabildiğin gündür.
Gerçek ibadet;
insanların senin yanında huzur bulduğu andır.
Umarım bu Ramazan,
sadece sofralarımızı değil, kalplerimizi de arındırır.
Sadece aç kalmayı değil,
iyi insan olmayı öğretir.
Sadece ibadet etmeyi değil,
güzel ahlakı yaşamayı nasip eder.
Şimdiden hayırlı Ramazanlar, canım kadın.
Bu ay,
seni Allah’a daha yakın,
insanlara daha yumuşak,
kendine karşı daha merhametli yapsın.
Fatma Dayaüç
