Ali Onar
Köşe Yazarı
Ali Onar
 

TÜRKİYE’MİN GÜCÜNE BAK...

Dün üçüncü senesiydi asrın felaketinin. Bir ülke, coğrafyasının en büyük yıkımıyla sınanalı, 11 şehrimiz haritadan silinircesine yok olalı tam üç yıl oldu 6 Şubat 2023’te yaşanan  “Asrın Felaketinde” 11 ilimizde taş üstünde taş kalmadı, on binlerce canımız toprağa düştü,yüz binlercesi ise evsiz,anasız ,babasız,evlatsız kaldı. Üç yıl önce “Türkiye bu yükün altından 20 yılda kalkamaz, ekonomi çöker, devlet de Cumhur İttifakı da bu enkazın altında kalır" diye ellerini ovuşturanların, depremin enkazının tozundan siyasi rant devşirmeye çalışanların hayalleri ise suya düştü bu üç yıl içerisinde. Bu millet için tarih boyunca ne zaman "bitti" denilse, küllerinden yeniden doğmuştur. Binalar yıkılır  ama Türk’ün gönül kalesini yıkmaya kimsenin gücü yetmez. Duvarlar çöker ama bu devlet çökmez. Nitekim deprem sonrasında yapılanları gördükçe “Türkiye’min Gücüne” gururla tekrar şahit oldum. Bilmem yapılanları okuyabildiniz mi? Okumadıysanız ben yazayım. Sadece Hatay’da; 133 bin 685 konut, köy evleri ve iş yerleriyle birlikte toplam 153 bin 755 bağımsız bölüm inşa edilmiş. Kahramanmaraş’ta 73 bin 956, Malatya’da 79 bin 660, Adıyaman’da 43 bin 366 yuva…  Toplamda dile kolay; 367 bin 995’i konut, 65 bin 672’si köy evi ve 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölüm! İnsanın göğsü kabarıyor.  Devlet;  mühendisiyle, işçisiyle,bakanıyla sahaya inmiş.  “Yapamazlar” denileni yapmış. Sahayı bir dakika boş bırakmamış. Ayrıca sadece bina yapmakla kalındığı da zannedilmesin. Alt yapıya yapılan devasa yatırımlar,sanaciye,çiftçiye, esnafa verilen can suları,destekler,krediler ile bir milletin nasıl yeniden ayağa kalktığı devlet-millet el ele verince nelerin başarılabildiği dosta düşmana bir kez daha gösterilmiştir. Bu rakamları yazmak kolay ama bunu tüm ilçeleriyle, köyleriyle birlikte 11 ilde yapabilmek dünyada hiçbir devletin, altını çizerek söylüyorum, hiçbir süper gücün üç yıl gibi kısa bir sürede altından kalkabileceği bir iş değildir. Almanya’da 2021 yılında Ahrweiler bölgesinde yaşanan sel felaketinin yaralarını 5 yılda saramayanlar, Amerika’da Kaliforniya’da  yangın sonrası vatandaşının kapısına çivi bile çakamayanlar, emin olun Türk devletinin bu “asrın inşa seferberliğini” ağızları açık izliyor. Bu yazdıklarımdan her şey dört dörtlük dediğim anlaşılmasın. Elbette eksiklikler var, ihtiyaçlar var, zorluklar var. Ama bu yapılanları takdir etmemek için de vicdandan yoksun olmanız gerekir. Gelelim madalyonun diğer tarafına; ​Görüyoruz ki, deprem bölgesinde bir dikili ağacı olmayanlar, sahada olmayanlar, yapılanı karalamak, devasa başarıyı gölgelemek için yine sahnedeler. İnşa edebildikleri tek şey “Algı”.  Yoksa bunlara sabah üç tavuk verin, akşama hepsini kaybedip dönerler. Bu tarihi başarıyı küçümseyenler taş üstüne taş koymuşlar mı bir bakalım. İstanbul, Ankara belediyeleri zaten evlere şenlik de biz yaşadığımız şehir İzmir’de neler olduğunu hatırlayalım. İzmir Büyükşehir Belediyesi algı inşasıyla, davul zurnayla bir “Kooperatif Modeli” icat etmişti malum. 2020’den bu yana İzmir’de  belediyenin kooperatif projelerinden tek bir konut bile teslim edilemedi. Yanlış duymadınız, tek bir anahtar dahi vatandaşa verilmedi. Üstüne üstlük yolsuzluklar,rüşvet,hukuksuzluklar zinciriyle yaratılan on binlerce mağduriyet... Kendi yönettiğin, bütçesi bakanlıklarla yarışan İstanbul, Ankara, İzmir’de 5 yılda üç-beş apartmanı bitirip vatandaşa teslim edemeyen zihniyet, hangi yüzle konuşuyor akıl alacak gibi değil. Netice olarak 6 Şubat’ın yıl dönümünde, yitirdiğimiz canlara rahmet dilerken, şu gerçeği herkesin beynine kazıması lazım: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, en zor zamanında, en büyük felaketinde bile vatandaşını sahipsiz bırakmamıştır. Bu devlet, Adıyaman’ın dağ köyündeki Fatma teyzenin evini de, Hatay’daki esnafın dükkanını da,  Maraşlı kardeşimin apartmanını bitirip anahtarını teslim etmiştir. ​Türk milleti feraset sahibidir. Enkazın üzerinde tepinip siyaset yapana da, milletin derdiyle dertlenip o enkazdan yeniden hayat kurana da hak ettiği cevabı vermeyi çok iyi bilir
Ekleme Tarihi: 07 Şubat 2026 -Cumartesi

TÜRKİYE’MİN GÜCÜNE BAK...

Dün üçüncü senesiydi asrın felaketinin.

Bir ülke, coğrafyasının en büyük yıkımıyla sınanalı, 11 şehrimiz haritadan silinircesine yok olalı tam üç yıl oldu

6 Şubat 2023’te yaşanan  “Asrın Felaketinde” 11 ilimizde taş üstünde taş kalmadı, on binlerce canımız toprağa düştü,yüz binlercesi ise evsiz,anasız ,babasız,evlatsız kaldı.

Üç yıl önce “Türkiye bu yükün altından 20 yılda kalkamaz, ekonomi çöker, devlet de Cumhur İttifakı da bu enkazın altında kalır" diye ellerini ovuşturanların, depremin enkazının tozundan siyasi rant devşirmeye çalışanların hayalleri ise suya düştü bu üç yıl içerisinde.

Bu millet için tarih boyunca ne zaman "bitti" denilse, küllerinden yeniden doğmuştur.

Binalar yıkılır  ama Türk’ün gönül kalesini yıkmaya kimsenin gücü yetmez.

Duvarlar çöker ama bu devlet çökmez.

Nitekim deprem sonrasında yapılanları gördükçe “Türkiye’min Gücüne” gururla tekrar şahit oldum.

Bilmem yapılanları okuyabildiniz mi?

Okumadıysanız ben yazayım.

Sadece Hatay’da; 133 bin 685 konut, köy evleri ve iş yerleriyle birlikte toplam 153 bin 755 bağımsız bölüm inşa edilmiş.

Kahramanmaraş’ta 73 bin 956, Malatya’da 79 bin 660, Adıyaman’da 43 bin 366 yuva…

 Toplamda dile kolay; 367 bin 995’i konut, 65 bin 672’si köy evi ve 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölüm!

İnsanın göğsü kabarıyor.

 Devlet;  mühendisiyle, işçisiyle,bakanıyla sahaya inmiş.

 “Yapamazlar” denileni yapmış. Sahayı bir dakika boş bırakmamış.

Ayrıca sadece bina yapmakla kalındığı da zannedilmesin.

Alt yapıya yapılan devasa yatırımlar,sanaciye,çiftçiye, esnafa verilen can suları,destekler,krediler ile bir milletin nasıl yeniden ayağa kalktığı devlet-millet el ele verince nelerin başarılabildiği dosta düşmana bir kez daha gösterilmiştir.

Bu rakamları yazmak kolay ama bunu tüm ilçeleriyle, köyleriyle birlikte 11 ilde yapabilmek dünyada hiçbir devletin, altını çizerek söylüyorum, hiçbir süper gücün üç yıl gibi kısa bir sürede altından kalkabileceği bir iş değildir.

Almanya’da 2021 yılında Ahrweiler bölgesinde yaşanan sel felaketinin yaralarını 5 yılda saramayanlar, Amerika’da Kaliforniya’da  yangın sonrası vatandaşının kapısına çivi bile çakamayanlar, emin olun Türk devletinin bu “asrın inşa seferberliğini” ağızları açık izliyor.

Bu yazdıklarımdan her şey dört dörtlük dediğim anlaşılmasın.

Elbette eksiklikler var, ihtiyaçlar var, zorluklar var.

Ama bu yapılanları takdir etmemek için de vicdandan yoksun olmanız gerekir.

Gelelim madalyonun diğer tarafına;

​Görüyoruz ki, deprem bölgesinde bir dikili ağacı olmayanlar, sahada olmayanlar, yapılanı karalamak, devasa başarıyı gölgelemek için yine sahnedeler.

İnşa edebildikleri tek şey “Algı”.

 Yoksa bunlara sabah üç tavuk verin, akşama hepsini kaybedip dönerler.

Bu tarihi başarıyı küçümseyenler taş üstüne taş koymuşlar mı bir bakalım.

İstanbul, Ankara belediyeleri zaten evlere şenlik de biz yaşadığımız şehir İzmir’de neler olduğunu hatırlayalım.

İzmir Büyükşehir Belediyesi algı inşasıyla, davul zurnayla bir “Kooperatif Modeli” icat etmişti malum.

2020’den bu yana İzmir’de  belediyenin kooperatif projelerinden tek bir konut bile teslim edilemedi.

Yanlış duymadınız, tek bir anahtar dahi vatandaşa verilmedi. Üstüne üstlük yolsuzluklar,rüşvet,hukuksuzluklar zinciriyle yaratılan on binlerce mağduriyet...

Kendi yönettiğin, bütçesi bakanlıklarla yarışan İstanbul, Ankara, İzmir’de 5 yılda üç-beş apartmanı bitirip vatandaşa teslim edemeyen zihniyet, hangi yüzle konuşuyor akıl alacak gibi değil.

Netice olarak 6 Şubat’ın yıl dönümünde, yitirdiğimiz canlara rahmet dilerken, şu gerçeği herkesin beynine kazıması lazım:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, en zor zamanında, en büyük felaketinde bile vatandaşını sahipsiz bırakmamıştır.

Bu devlet, Adıyaman’ın dağ köyündeki Fatma teyzenin evini de, Hatay’daki esnafın dükkanını da,  Maraşlı kardeşimin apartmanını bitirip anahtarını teslim etmiştir.

​Türk milleti feraset sahibidir.

Enkazın üzerinde tepinip siyaset yapana da, milletin derdiyle dertlenip o enkazdan yeniden hayat kurana da hak ettiği cevabı vermeyi çok iyi bilir

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.