Ali Onar
Köşe Yazarı
Ali Onar
 

HALEP ORDAYSA, ARŞIN BURDA!

21. Yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakıp 2026 yılının ilkgünlerinde yaşananların sonuçları belki degerek Dünya gerekse coğrafyamızdayüzyılıetkileyecektir. Özellikle ilmek ilmek işlenen "Terörsüz Türkiye" hedefi, artık sadece bir sınır güvenliği meselesi değil; bölgesel bir nizam, bir beka ve "TürkiyeYüzyılı" yolunda bir rüşt ispatına dönüşmüş durumdadır. Kitabın ortasından konuşalım.  Suriye’nin kuzeydoğusunda İsrail’in desteğiyle  palazlandırılmak istenen yapı, başından beri bir "devletleşme" projesi değil, bölgeyi kalıcı bir kaosa hapsetme aparatıdır.  Halep ise Suriye’nin kuzeyinin anahtarıdır.  Halep’te istikrarın sağlanması, Türkiye’nin güney sınırlarında oluşturulmaya çalışılan “terör koridoru”nun bel kemiğinin kırılması anlamına gelir.  Halep’in düşmesi veya terör örgütlerininetki alanına girmesi, Türkiye’nin terör tehdidine yeniden çekilmesi demektir. Terör, her zaman olduğu gibi Suriye’deki otorite boşluğundan yararlanmak istemektedir. Suriye’de sağlanacak merkezi veya bölgesel istikrar ise terör örgütlerinin lojistik ve insan kaynağını kurutacaktır. Sosyal istikrarın sağlanmasıyla da, terörün toplumsal kutuplaşma üzerinden beslenmesi  engellenecektir. Uluslararası platformlarda sağlanan bazı mutabakatların işlevsiz olduğunun görülmesi ile Türkiye’nin kendi göbeğini kesme iradesinin ne kadar doğru olduğunu göstermektedir. Bugün Türkiye’nin, Suriye ve özellikle Halep üzerinden kurduğu siyasi/diplomatikstrateji, tarihsel tecrübe ile gelecek projeksiyonunun başarılı bir sentezidir.  Tespitler gerçektir; zira tehdit kapıdadır.  Çözüm önerileri doğru ve realiteye uygundur; zira ısrarla söylendiği gibi terörle müzakere değil, mücadele esastır. Halep’in Türk-İslam ruhuyla yeniden nefes alması, sadece o şehrin değil, tüm bölgenin ve dolaylı olarak Türkiye’nin istikbalinin teminatıdır.  Siyasi iradenin bu konudaki tavizsiz tutumu, önümüzdeki dönemde bölgesel dengelerin Türkiye eksenli olarak yeniden kurulacağının en somut göstergesidir. Önemle tekrar ediyorum "Terörsüz Türkiye" hedefi için Suriye’nin kuzeyinde bir "garnizon devletçik" kurulması ihtimali tamamen ortadan kaldırılmalıdır. 8 Ocak itibariyle de bölgede statüko dönemi kapanmış, “terörün tasfiyesi” evresi başlamıştır.  Bugün gelinen noktada, oyalama taktiklerinin ve garnizon devletçik hesapları tünellere gömülmüştür. Terör örgütlerinin tünellere gömülen hayalleri ve küresel odakların oyalama taktikleri, Türk devlet aklının güçlü ve stratejik iradesi karşısında iflas etmiştir.  Halep’te sükûnetin sağlanması ve terör koridorunun imhası, “Terörsüz Türkiye” hedefinin en kritik eşiğidir.  Çünkü Halep; artık sadece bir gönül coğrafyası öznesi değil, terörün kökünün kazındığı stratejik bir kale hükmündedir.  Ve herkes bilmelidir ki;  Türkiye, tarih boyunca kendi istikbalini bir başkasının insafına bırakmayacak kadar kudretli bir devlet olmuştur.  Eğer birileri hala bölgedeki gayrimeşru hesaplarına güveniyorsa, onlara tarihin ve coğrafyanın diliyle hatırlatmak gerekir: Halep ordaysa, arşın buradadır!  
Ekleme Tarihi: 11 Ocak 2026 -Pazar

HALEP ORDAYSA, ARŞIN BURDA!

21. Yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakıp 2026 yılının ilkgünlerinde yaşananların sonuçları belki degerek Dünya gerekse coğrafyamızdayüzyılıetkileyecektir.
Özellikle ilmek ilmek işlenen "Terörsüz Türkiye" hedefi, artık sadece bir sınır güvenliği meselesi değil; bölgesel bir nizam, bir beka ve "TürkiyeYüzyılı" yolunda bir rüşt ispatına dönüşmüş durumdadır.
Kitabın ortasından konuşalım. 
Suriye’nin kuzeydoğusunda İsrail’in desteğiyle  palazlandırılmak istenen yapı, başından beri bir "devletleşme" projesi değil, bölgeyi kalıcı bir kaosa hapsetme aparatıdır. 
Halep ise Suriye’nin kuzeyinin anahtarıdır. 
Halep’te istikrarın sağlanması, Türkiye’nin güney sınırlarında oluşturulmaya çalışılan “terör koridoru”nun bel kemiğinin kırılması anlamına gelir. 
Halep’in düşmesi veya terör örgütlerininetki alanına girmesi, Türkiye’nin terör tehdidine yeniden çekilmesi demektir.
Terör, her zaman olduğu gibi Suriye’deki otorite boşluğundan yararlanmak istemektedir.
Suriye’de sağlanacak merkezi veya bölgesel istikrar ise terör örgütlerinin lojistik ve insan kaynağını kurutacaktır.
Sosyal istikrarın sağlanmasıyla da, terörün toplumsal kutuplaşma üzerinden beslenmesi  engellenecektir.
Uluslararası platformlarda sağlanan bazı mutabakatların işlevsiz olduğunun görülmesi ile Türkiye’nin kendi göbeğini kesme iradesinin ne kadar doğru olduğunu göstermektedir.
Bugün Türkiye’nin, Suriye ve özellikle Halep üzerinden kurduğu siyasi/diplomatikstrateji, tarihsel tecrübe ile gelecek projeksiyonunun başarılı bir sentezidir. 
Tespitler gerçektir; zira tehdit kapıdadır. 
Çözüm önerileri doğru ve realiteye uygundur; zira ısrarla söylendiği gibi terörle müzakere değil, mücadele esastır.
Halep’in Türk-İslam ruhuyla yeniden nefes alması, sadece o şehrin değil, tüm bölgenin ve dolaylı olarak Türkiye’nin istikbalinin teminatıdır. 
Siyasi iradenin bu konudaki tavizsiz tutumu, önümüzdeki dönemde bölgesel dengelerin Türkiye eksenli olarak yeniden kurulacağının en somut göstergesidir.
Önemle tekrar ediyorum "Terörsüz Türkiye" hedefi için Suriye’nin kuzeyinde bir "garnizon devletçik" kurulması ihtimali tamamen ortadan kaldırılmalıdır.
8 Ocak itibariyle de bölgede statüko dönemi kapanmış, “terörün tasfiyesi” evresi başlamıştır. 
Bugün gelinen noktada, oyalama taktiklerinin ve garnizon devletçik hesapları tünellere gömülmüştür.
Terör örgütlerinin tünellere gömülen hayalleri ve küresel odakların oyalama taktikleri, Türk devlet aklının güçlü ve stratejik iradesi karşısında iflas etmiştir. 
Halep’te sükûnetin sağlanması ve terör koridorunun imhası, “Terörsüz Türkiye” hedefinin en kritik eşiğidir. 
Çünkü Halep; artık sadece bir gönül coğrafyası öznesi değil, terörün kökünün kazındığı stratejik bir kale hükmündedir. 
Ve herkes bilmelidir ki; 
Türkiye, tarih boyunca kendi istikbalini bir başkasının insafına bırakmayacak kadar kudretli bir devlet olmuştur. 
Eğer birileri hala bölgedeki gayrimeşru hesaplarına güveniyorsa, onlara tarihin ve coğrafyanın diliyle hatırlatmak gerekir:
Halep ordaysa, arşın buradadır!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.