casino siteleri slot siteleri
bahis siteleri canlı bahis siteleri
Serpil GÜLEÇYÜZ
Köşe Yazarı
Serpil GÜLEÇYÜZ
 

HAYATA GÜLÜMSEYİN…

Evden sokağa çıktığımız andan itibaren, bizi bekleyen stres kaynakları yetmezmiş gibi, son günlerde COVID-19 nedeniyle travmatik olayların eksik olmadığı bir toplumda yaşıyor olmamız ruhsal olarak hepimizi zorluyor. Bugünlerde hepimiz evlerimize kapandık. Kapanmamızda gerekiyor. Bazılarımız işlerini evlerinden yürütüyor. Tatile çıkamıyoruz. Özgürlüğümüz kısıtlandı. Çok vaktimiz var gibi duruyor ama buna rağmen yapacaklarımız listesi uzadıkça uzuyor ve bir türlü yapılamıyor. Bir yorgunluk, bir bezginlik, bir tükenmişlik var üstümüzde. Kim olduğumuzu, nasıl davrandığımızı belirleyen, beynimize işlemiş, süregelen davranışlarımızdan, alışkanlıklarımızdan uzaklaştık. İş düzenimizi, yemek düzenimizi değiştirdik. Artık gecenin on ikisinde bile kendini yemek yerken bulan, insanlar var. Tüm bunlara ilaveten, tokalaşamamak, sarılamamak, sevdiklerimizin kokusunu doya doya içimize çekememek, sevdiklerimizden uzak kalmaya çalışmak, sık sık ellerimizi yıkamak, yeterli olmadığını düşünüp gene gene yıkamak, kapı kollarını, muslukları, direksiyonu takıntılı bir şekilde temizlemek, dışarıdan getirdiğimiz meyve ve sebzeleri, süt şişelerini, makarna paketlerini vb. yeniden yeniden yıkamak… Birde sürekli dikkatli ol, insanlardan uzak dur, bak gitgide hastalık artıyor diyen, her gün hasta ve ölüm sayılarını açıklayarak motivasyonumuzu bozan birileri… Sözde kolay gibi gelen ama özde bütün alışkanlıklarımızın yeniden yazılıyor olması ve bununda dayanma gücümüzü adım adım tüketmesi… Peki, ne yapmalıyız? Ünlü düşünür DARWIN diyor ki “Günlük değişim günlerinde güçlüler değil, en zekiler değil, en çok değişime ayak uyduranlar ayakta kalır.” Tam da şimdi, bu dönemde değişime ayak uyduranlar, ruh sağlıklarını koruyarak, olumsuzluklardan yeni yeni fırsatlar yaratarak bu krizden güçlenerek çıkacaklar. İşte bu yüzden, irade depomuzu tüketmek yerine, yeni koşullara uyum sağlayarak hem kendimizi hem çevremizi mutlu etmeye çalışalım. Bazen hayatta, yolumuza hiç beklemediğimiz virajlar çıkabilir. Bazı şeyleri kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz. Mesela kariyerimiz, özgürlüğümüz, sevdiğimiz birinin öldüğünü ansızın öğrenebiliriz. Pandemi vb. olaylar hayatın ne kadar boş olduğunu, bu dünyada yaşadığımız her saniyenin ne kadar değerli olduğunu fark etmemizi sağladı. Dünya geri dönüşümü olmayan bir şekilde değişiyor. Yeni bir toplum türüne doğru hızla gidiyoruz. Küresel ve birbiriyle ilişkili yeni bir toplum. Eski yapı ve kurumların, alıştığımız türdeki şirketlerin modası artık geçiyor. Değişime ayak uydurmanın ne kadar zor olduğununu biliyorum ama çare yok değişeceğiz. Çünkü iş insanları, küçük esnaflar, dar gelirliler var olmaya devam etmek zorundadırlar. Özveriyi sadece halktan beklemek, devleti yönetenlerin hiç pandemi yokmuş gibi hareket etmeleri ise ne derece doğru? Şimdi topyekûn birlikte olma zamanı. Güçlerimizi birleştirerek, ideallerimizi paylaşanlarla, vizyonumuzu paylaşanlarla, ülkemizin geleceği için yeni ufuklara, yeni alışkanlıklarla gitmeye hazır olmalıyız. Toplum olarak birbirimizle yardımlaşarak, hoşgörü ve anlayışla, sorumluluklarımızı bilerek büyümeli ve ruh sağlığımızı korumalıyız. Hele hele birlikte, beraber yürüyeceğiniz harika insanı bulmuş olmanın ne kadar büyük bir şans olduğunu fark edip, onunla bir fincan kahve içmenin, sohbet etmenin, kitap okumanın tadını birlikte çıkarın. Sevginizi sevdiklerinizle (anneniz, babanız, kardeşiniz, çocuklarınız vb.) bol bol paylaşın. Hem kendiniz, hem ülkemiz için olumsuzlukları, olumluya çevirecek fırsatlar yaratarak; HAYATA GÜLÜMSEYİN. GÜLÜMSEYİN Kİ O DA SİZE GÜLÜMSESİN VE UNUTMAYIN Kİ YENİLEŞMEDEN KAÇIŞ YOK. SERPİL GÜLEÇYÜZ 29.04.2021
Ekleme Tarihi: 21 Mart 2022 - Pazartesi

HAYATA GÜLÜMSEYİN…

Evden sokağa çıktığımız andan itibaren, bizi bekleyen stres kaynakları yetmezmiş gibi, son günlerde COVID-19 nedeniyle travmatik olayların eksik olmadığı bir toplumda yaşıyor olmamız ruhsal olarak hepimizi zorluyor. Bugünlerde hepimiz evlerimize kapandık. Kapanmamızda gerekiyor. Bazılarımız işlerini evlerinden yürütüyor. Tatile çıkamıyoruz. Özgürlüğümüz kısıtlandı. Çok vaktimiz var gibi duruyor ama buna rağmen yapacaklarımız listesi uzadıkça uzuyor ve bir türlü yapılamıyor. Bir yorgunluk, bir bezginlik, bir tükenmişlik var üstümüzde. Kim olduğumuzu, nasıl davrandığımızı belirleyen, beynimize işlemiş, süregelen davranışlarımızdan, alışkanlıklarımızdan uzaklaştık. İş düzenimizi, yemek düzenimizi değiştirdik. Artık gecenin on ikisinde bile kendini yemek yerken bulan, insanlar var. Tüm bunlara ilaveten, tokalaşamamak, sarılamamak, sevdiklerimizin kokusunu doya doya içimize çekememek, sevdiklerimizden uzak kalmaya çalışmak, sık sık ellerimizi yıkamak, yeterli olmadığını düşünüp gene gene yıkamak, kapı kollarını, muslukları, direksiyonu takıntılı bir şekilde temizlemek, dışarıdan getirdiğimiz meyve ve sebzeleri, süt şişelerini, makarna paketlerini vb. yeniden yeniden yıkamak… Birde sürekli dikkatli ol, insanlardan uzak dur, bak gitgide hastalık artıyor diyen, her gün hasta ve ölüm sayılarını açıklayarak motivasyonumuzu bozan birileri… Sözde kolay gibi gelen ama özde bütün alışkanlıklarımızın yeniden yazılıyor olması ve bununda dayanma gücümüzü adım adım tüketmesi… Peki, ne yapmalıyız? Ünlü düşünür DARWIN diyor ki “Günlük değişim günlerinde güçlüler değil, en zekiler değil, en çok değişime ayak uyduranlar ayakta kalır.” Tam da şimdi, bu dönemde değişime ayak uyduranlar, ruh sağlıklarını koruyarak, olumsuzluklardan yeni yeni fırsatlar yaratarak bu krizden güçlenerek çıkacaklar. İşte bu yüzden, irade depomuzu tüketmek yerine, yeni koşullara uyum sağlayarak hem kendimizi hem çevremizi mutlu etmeye çalışalım. Bazen hayatta, yolumuza hiç beklemediğimiz virajlar çıkabilir. Bazı şeyleri kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz. Mesela kariyerimiz, özgürlüğümüz, sevdiğimiz birinin öldüğünü ansızın öğrenebiliriz. Pandemi vb. olaylar hayatın ne kadar boş olduğunu, bu dünyada yaşadığımız her saniyenin ne kadar değerli olduğunu fark etmemizi sağladı. Dünya geri dönüşümü olmayan bir şekilde değişiyor. Yeni bir toplum türüne doğru hızla gidiyoruz. Küresel ve birbiriyle ilişkili yeni bir toplum. Eski yapı ve kurumların, alıştığımız türdeki şirketlerin modası artık geçiyor. Değişime ayak uydurmanın ne kadar zor olduğununu biliyorum ama çare yok değişeceğiz. Çünkü iş insanları, küçük esnaflar, dar gelirliler var olmaya devam etmek zorundadırlar. Özveriyi sadece halktan beklemek, devleti yönetenlerin hiç pandemi yokmuş gibi hareket etmeleri ise ne derece doğru? Şimdi topyekûn birlikte olma zamanı. Güçlerimizi birleştirerek, ideallerimizi paylaşanlarla, vizyonumuzu paylaşanlarla, ülkemizin geleceği için yeni ufuklara, yeni alışkanlıklarla gitmeye hazır olmalıyız. Toplum olarak birbirimizle yardımlaşarak, hoşgörü ve anlayışla, sorumluluklarımızı bilerek büyümeli ve ruh sağlığımızı korumalıyız. Hele hele birlikte, beraber yürüyeceğiniz harika insanı bulmuş olmanın ne kadar büyük bir şans olduğunu fark edip, onunla bir fincan kahve içmenin, sohbet etmenin, kitap okumanın tadını birlikte çıkarın. Sevginizi sevdiklerinizle (anneniz, babanız, kardeşiniz, çocuklarınız vb.) bol bol paylaşın. Hem kendiniz, hem ülkemiz için olumsuzlukları, olumluya çevirecek fırsatlar yaratarak; HAYATA GÜLÜMSEYİN. GÜLÜMSEYİN Kİ O DA SİZE GÜLÜMSESİN VE UNUTMAYIN Kİ YENİLEŞMEDEN KAÇIŞ YOK. SERPİL GÜLEÇYÜZ 29.04.2021

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.