casino siteleri slot siteleri
bahis siteleri canlı bahis siteleri
Serpil GÜLEÇYÜZ
Köşe Yazarı
Serpil GÜLEÇYÜZ
 

BİZE AİT OLAN TEK ŞEY

Çevremde tanıdığım birçok insan sürekli geçmişte yaşıyor. Bu tür insanlar için sanki gelecek hiç yok. Konuşmaya başladıklarında sadece ve sadece geçmişleri var. Geçmişlerine saplanıp, gelecek yaşamlarını da berbat ediyorlar. Geçmişteki olaylardan, geçmişteki mutsuzluklarından, geçmişteki acılarından, geçmişin nefretinden bir türlü sıyrılamıyorlar. Peki geçmişimizi kökten unutmalı mıyız? Tabii ki hayır! Geçmişte olan güzel anıları, paylaşılan mutlulukları hatta acıları bile anmak güzeldir. Elbette geçmişin tecrübelerinden ders çıkaralım, yaşanan olumsuzluklar var ise bir daha yaşamayalım. Ama olumlu ya da olumsuz her ne yaşadıysak, yaşandı ve bitti. Yaşandı… Bitti ve geçmişte kaldı. Mutluluklarda… Acılarda… Bunu değiştiremeyiz, zamanı geri döndüremeyiz. O zaman geçmişe saplanıp kalmak niye? Yine bazı insanlar var ki; onların da geçmişleri yok. Hep gelecekte yaşıyorlar. Varsa yoksa gelecek, hep gelecek. Sürekli gelecek için planlar yapıyorlar. Peki bugün? Bugünleri yok. Bugünü yaşamayı bırakıp, hele hele yarına bile çıkacağımızın garantisi yokken gelecek için, bu anı unutacak kadar planlar yapmak niye? Ne kadar ömrümüz kaldı, biliyor muyuz? Hiç ummadığınız bir anda, şak diye değişebiliyor hayat. Bugün var olan, yarın yok oluyor  Bence ne geçmiş ne gelecek. Bu an. Tam da bugün. Bize ait olan tek şey. Peki, geçmişi anmayalım, gelecek planları yapmayalım mı dediğinizi duyar gibiyim. Tabii ki geçmişimizi anacağız, gelecek için planlar yapacağız ama geçmişi ve geleceğin kaygılarını bir kenara bırakıp, anın tadını çıkararak. Benim anı yaşamaktan kastım, yaşamın her anının tadını çıkararak, hakkını vererek yaşamak. Düşünsenize, işinizde büyük bir başarı kazanmış, bunun sonucunda kendinizi çok istediğiniz bir yerde tatile gelerek ödüllendirmişsiniz. Ama etrafınızdaki güzellikleri görmüyor, tadını çıkaramıyor, işe döndüğünüzde bir sonraki görevinizde başarılı olamamanın sıkıntı ve endişesini yaşıyorsunuz. Ya bu kadar başarılı olamazsam? Gelecek için bu kadar endişelenmeye devam ederseniz, elinizdeki güzellikler hakkını veremeden elinizden kaçar gider. En sevdiğiniz yemeği yiyiyorsunuz, elinizde telefon, gözünüz sosyal medyada. Biraz önce, bir şey paylaşmışsınız. Acaba kaç beğeni aldı? Ya da yemek yerken gözünüz bir taraftan televizyonda sevdiğiniz dizide. Eğer anı yaşamak istiyorsanız, her ne iş yapıyorsanız ona odaklanın. Bir kaç işi birden yapmayın. Tatilde iseniz, güzel bir yemek yiyorsanız, sevdiğinizle beraberseniz sadece ve sadece bulunduğunuz anın güzelliğine odaklanın. Güzellikleri kaçırmayın. O anlar geri gelmeyecek çünkü. Konuya odaklanın, yaşadığınız her şeyden mutlu olmaya çalışın, keşke kelimesini unutun, gelecek için planlar yapın, hedefler koyun ama onların sizi esir almasına izin vermeyin, sizi mutlu eden, sizin standartlarınızı zorlayan, sizi zirveye çeken insanlarla birlikte olun. Ne demiş Mevlana Celaleddin Rumi; "Dün geçti, evvelki günde geçti. Biz bugüne bakalım. Çünkü bize ait olan tek şey bugündür." Bu dünyayı, güzel içinde keyifle yaşanacak hale getirmek bizim elimizde. HAYATIN VE YAŞADIĞINIZ HER ANIN TADINI ÇIKARMANIZ DİLEĞİMLE VE SEVGİMLE… Serpil Güleçyüz 08.08.2022
Ekleme Tarihi: 08 Ağustos 2022 - Pazartesi

BİZE AİT OLAN TEK ŞEY

Çevremde tanıdığım birçok insan sürekli geçmişte yaşıyor.

Bu tür insanlar için sanki gelecek hiç yok.

Konuşmaya başladıklarında sadece ve sadece geçmişleri var.
Geçmişlerine saplanıp, gelecek yaşamlarını da berbat ediyorlar.

Geçmişteki olaylardan, geçmişteki mutsuzluklarından, geçmişteki acılarından, geçmişin nefretinden bir türlü sıyrılamıyorlar.

Peki geçmişimizi kökten unutmalı mıyız?

Tabii ki hayır!

Geçmişte olan güzel anıları, paylaşılan mutlulukları hatta acıları bile anmak güzeldir.

Elbette geçmişin tecrübelerinden ders çıkaralım, yaşanan olumsuzluklar var ise bir daha yaşamayalım.


Ama olumlu ya da olumsuz her ne yaşadıysak, yaşandı ve bitti.

Yaşandı… Bitti ve geçmişte kaldı.
Mutluluklarda… Acılarda…
Bunu değiştiremeyiz, zamanı geri döndüremeyiz.

O zaman geçmişe saplanıp kalmak niye?

Yine bazı insanlar var ki; onların da geçmişleri yok.
Hep gelecekte yaşıyorlar.

Varsa yoksa gelecek, hep gelecek.
Sürekli gelecek için planlar yapıyorlar.

Peki bugün?

Bugünleri yok.
Bugünü yaşamayı bırakıp, hele hele yarına bile çıkacağımızın garantisi yokken gelecek için, bu anı unutacak kadar planlar yapmak niye?
Ne kadar ömrümüz kaldı, biliyor muyuz?

Hiç ummadığınız bir anda, şak diye değişebiliyor hayat.
Bugün var olan, yarın yok oluyor 

Bence ne geçmiş ne gelecek.
Bu an.
Tam da bugün.
Bize ait olan tek şey.

Peki, geçmişi anmayalım, gelecek planları yapmayalım mı dediğinizi duyar gibiyim.

Tabii ki geçmişimizi anacağız, gelecek için planlar yapacağız ama geçmişi ve geleceğin kaygılarını bir kenara bırakıp, anın tadını çıkararak.

Benim anı yaşamaktan kastım, yaşamın her anının tadını çıkararak, hakkını vererek yaşamak.

Düşünsenize, işinizde büyük bir başarı kazanmış, bunun sonucunda kendinizi çok istediğiniz bir yerde tatile gelerek ödüllendirmişsiniz.

Ama etrafınızdaki güzellikleri görmüyor, tadını çıkaramıyor, işe döndüğünüzde bir sonraki görevinizde başarılı olamamanın sıkıntı ve endişesini yaşıyorsunuz.

Ya bu kadar başarılı olamazsam?

Gelecek için bu kadar endişelenmeye devam ederseniz, elinizdeki güzellikler hakkını veremeden elinizden kaçar gider.

En sevdiğiniz yemeği yiyiyorsunuz, elinizde telefon, gözünüz sosyal medyada.
Biraz önce, bir şey paylaşmışsınız.

Acaba kaç beğeni aldı?

Ya da yemek yerken gözünüz bir taraftan televizyonda sevdiğiniz dizide.

Eğer anı yaşamak istiyorsanız, her ne iş yapıyorsanız ona odaklanın.
Bir kaç işi birden yapmayın.

Tatilde iseniz, güzel bir yemek yiyorsanız, sevdiğinizle beraberseniz sadece ve sadece bulunduğunuz anın güzelliğine odaklanın.
Güzellikleri kaçırmayın.

O anlar geri gelmeyecek çünkü.

Konuya odaklanın, yaşadığınız her şeyden mutlu olmaya çalışın, keşke kelimesini unutun, gelecek için planlar yapın, hedefler koyun ama onların sizi esir almasına izin vermeyin, sizi mutlu eden, sizin standartlarınızı zorlayan, sizi zirveye çeken insanlarla birlikte olun.

Ne demiş Mevlana Celaleddin Rumi;
"Dün geçti, evvelki günde geçti. Biz bugüne bakalım. Çünkü bize ait olan tek şey bugündür."

Bu dünyayı, güzel içinde keyifle yaşanacak hale getirmek bizim elimizde.

HAYATIN VE YAŞADIĞINIZ HER ANIN TADINI ÇIKARMANIZ DİLEĞİMLE VE SEVGİMLE…

Serpil Güleçyüz
08.08.2022

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.