Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Yola Çıkmanın Cesareti

Canım kadın, terk edeceğin ve terk edileceğin gölgelerde oyalanma. Hayatın akışı, senin bekleyişlerinde değil; attığın adımlarda gizli. Bir gölgeye takılıp kaldığında aslında kendini de oraya hapsetmiş oluyorsun. Oysa yol, harekete geçenlere açılır. Gölgeler bazen geçmişin acılarıdır, bazen de geleceğin kaygıları. Senin gücünü, cesaretini törpüler; seni olduğun yerde tutar. Ama unutma canım kadın, hayat gölgelere değil, ışığa doğru akar. Ve ışık, daima yolun üzerinde parlar. Yola çıkmak; belirsizliğe rağmen yürümektir. Bazen kalbinin kırılabileceğini bile bile, bazen planlarının bozulacağını göze alarak… Ama aynı zamanda özgürlüğün, keşfin ve yeniden doğuşun da kapısını aralamaktır. Her adım, aslında kendine verdiğin bir sözdür: “Ben yaşamı seçiyorum.” Canım kadın, seni terk eden de, senin terk etmek zorunda kaldıkların da bu yolun bir parçasıydı. Herkes kendi yolculuğunun yolcusudur. Sen yeter ki yürümeye devam et. Çünkü yol, sana lazım olanı zamanı geldiğinde gösterecek. Sen yolun hakkını verirsen, yol da sana hakkını verecek.   Küçük Bir Egzersiz: Bugün küçük bir defter aç ve adını “Yol Defteri” koy. İlk sayfaya şunu yaz: “Benim yolum açık. Ben yola çıkıyorum.” Ardından kendine şu soruyu sor: “Benim yolumun ilk adımı ne olmalı?” Kalbine gelen ilk cevabı yaz ve o adımı atmak için ufak bir hareket yap. Bu, büyük bir karar olmak zorunda değil; bazen sadece biriyle konuşmak, bazen bir şeyden vazgeçmek ya da yeni bir niyet belirlemek olabilir. Ve unutma canım kadın; sen adım attıkça yol da sana açılacak. Gölgeler arkanda kalacak, ışık önünde çoğalacak. Yola çık, çünkü sen yürüdükçe hayat da sana yürür.
Ekleme Tarihi: 02 Ekim 2025 -Perşembe

Yola Çıkmanın Cesareti

Canım kadın, terk edeceğin ve terk edileceğin gölgelerde oyalanma. Hayatın akışı, senin bekleyişlerinde değil; attığın adımlarda gizli. Bir gölgeye takılıp kaldığında aslında kendini de oraya hapsetmiş oluyorsun. Oysa yol, harekete geçenlere açılır.

Gölgeler bazen geçmişin acılarıdır, bazen de geleceğin kaygıları. Senin gücünü, cesaretini törpüler; seni olduğun yerde tutar. Ama unutma canım kadın, hayat gölgelere değil, ışığa doğru akar. Ve ışık, daima yolun üzerinde parlar.

Yola çıkmak; belirsizliğe rağmen yürümektir. Bazen kalbinin kırılabileceğini bile bile, bazen planlarının bozulacağını göze alarak… Ama aynı zamanda özgürlüğün, keşfin ve yeniden doğuşun da kapısını aralamaktır. Her adım, aslında kendine verdiğin bir sözdür: “Ben yaşamı seçiyorum.”

Canım kadın, seni terk eden de, senin terk etmek zorunda kaldıkların da bu yolun bir parçasıydı. Herkes kendi yolculuğunun yolcusudur. Sen yeter ki yürümeye devam et. Çünkü yol, sana lazım olanı zamanı geldiğinde gösterecek. Sen yolun hakkını verirsen, yol da sana hakkını verecek.

  Küçük Bir Egzersiz:
Bugün küçük bir defter aç ve adını “Yol Defteri” koy. İlk sayfaya şunu yaz:
“Benim yolum açık. Ben yola çıkıyorum.”

Ardından kendine şu soruyu sor:
“Benim yolumun ilk adımı ne olmalı?”
Kalbine gelen ilk cevabı yaz ve o adımı atmak için ufak bir hareket yap. Bu, büyük bir karar olmak zorunda değil; bazen sadece biriyle konuşmak, bazen bir şeyden vazgeçmek ya da yeni bir niyet belirlemek olabilir.

Ve unutma canım kadın; sen adım attıkça yol da sana açılacak. Gölgeler arkanda kalacak, ışık önünde çoğalacak. Yola çık, çünkü sen yürüdükçe hayat da sana yürür.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.