Fatma DAYAÜÇ
Köşe Yazarı
Fatma DAYAÜÇ
 

Kime Kızıyorsun

Canım kadın… Bugün sana anne kimliğine,  yargılamadan, suçlamadan sesleniyorum. Çünkü annelik kusursuzluk değil; fark edebilme cesaretidir. Bir çocuk annesinin öfkesini anlayamaz. Neden bağırıldığını, neden yüzünün asıldığını, neden sesin sertleştiğini çözemez. O küçük kalp tek bir yere varır: “Ben yanlış yaptım.” Oysa çoğu zaman gerçek şudur: Anne, çocuğa kızmaz. Anne hayata kızar. Yorgunluğuna, yalnızlığına, görülmemişliğine, bastırdığı öfkesine kızar. Ama hedefte çocuk vardır. Çocuk bunu ayırt edemez canım kadın. O yüzden senin her yükselen sesini, her sert bakışını, her sabırsızlığını kendi varlığına yazar. “Demek ki ben sorunluyum.” “Demek ki hata yapmamalıyım.” “Demek ki susmalıyım.” Ve bu inançlar büyür. Özgüvene, ilişkilere, hayata taşınır. Hata yapmaktan korkan, kendini ifade edemeyen, sürekli tetikte yaşayan yetişkinler… Bir zamanlar sadece annesi kızgın olan çocuklardı. Şunu dürüstçe söyleyelim: Çocuk, annenin taşıyamadığı yüklerin taşıyıcısı olmamalı. Başka birinin, başka bir hayatın, başka bir acının bedelini ödememeli. Canım kadın, çocuğuna her kızdığında dur ve kendine şu soruyu sor: “Gerçekten ona mı kızıyorum, yoksa içimde biriken başka bir şeye mi?” İşte anneliğin şifası tam da burada başlar.   EGZERSİZ — “Kime Kızıyorum?” Farkındalık Çalışması Bu çalışmayı bir hafta boyunca dene. 1. Çocuğuna kızdığını fark ettiğin anda içinden sessizce dur. 2. Kendine şu üç soruyu sor: Bugün beni asıl yoran ne? Şu an bu öfke gerçekten çocuğumla mı ilgili? Eğer bu öfkeyi ona değil de kendime anlatsaydım, ne söylerdim? 3. Eğer mümkünse, sakinleştikten sonra çocuğuna şunu söyle:   “Az önce sana kızdım ama bu seninle ilgili değildi. Annen zorlandı ve bunu sana yansıttı.” Bu cümle çocuğu değil, ilişkiyi iyileştirir.   Çocuğun Seni Taşımasın Canım Canım kadın… Bir çocuğun ihtiyacı kusursuz bir anne değil. Duygularını fark eden, sorumluluğunu alan bir anne. Çocuklar annenin yükünü taşımak için gelmez bu dünyaya. Onlar sevilmek, görülmek, güvende olmak için gelir. Sen iyileştikçe, sesin yumuşar. Bakışın değişir. Ve çocuk, ilk kez rahat nefes alır. Unutma: Öfke öğretir ama sevgi dönüştürür. Ve sen, çocuğunun iç sesi olacak kadar güçlü bir kadının. Bugün kendine şunu fısılda: “Ben çocuğumun yükü değil, sığınağı olmayı seçiyorum.” İşte bu, nesilleri iyileştiren anneliktir.  Fatma Dayaüç
Ekleme Tarihi: 13 Aralık 2025 -Cumartesi

Kime Kızıyorsun

Canım kadın…

Bugün sana anne kimliğine,  yargılamadan, suçlamadan sesleniyorum.
Çünkü annelik kusursuzluk değil; fark edebilme cesaretidir.

Bir çocuk annesinin öfkesini anlayamaz.
Neden bağırıldığını, neden yüzünün asıldığını, neden sesin sertleştiğini çözemez.
O küçük kalp tek bir yere varır:
“Ben yanlış yaptım.”

Oysa çoğu zaman gerçek şudur:
Anne, çocuğa kızmaz.
Anne hayata kızar.
Yorgunluğuna, yalnızlığına, görülmemişliğine, bastırdığı öfkesine kızar.
Ama hedefte çocuk vardır.

Çocuk bunu ayırt edemez canım kadın.
O yüzden senin her yükselen sesini, her sert bakışını, her sabırsızlığını
kendi varlığına yazar.

“Demek ki ben sorunluyum.”
“Demek ki hata yapmamalıyım.”
“Demek ki susmalıyım.”

Ve bu inançlar büyür.
Özgüvene, ilişkilere, hayata taşınır.
Hata yapmaktan korkan, kendini ifade edemeyen, sürekli tetikte yaşayan yetişkinler…
Bir zamanlar sadece annesi kızgın olan çocuklardı.

Şunu dürüstçe söyleyelim:
Çocuk, annenin taşıyamadığı yüklerin taşıyıcısı olmamalı.
Başka birinin, başka bir hayatın, başka bir acının bedelini ödememeli.

Canım kadın,
çocuğuna her kızdığında dur ve kendine şu soruyu sor:
“Gerçekten ona mı kızıyorum, yoksa içimde biriken başka bir şeye mi?”

İşte anneliğin şifası tam da burada başlar.

  EGZERSİZ — “Kime Kızıyorum?” Farkındalık Çalışması

Bu çalışmayı bir hafta boyunca dene.

1. Çocuğuna kızdığını fark ettiğin anda içinden sessizce dur.

2. Kendine şu üç soruyu sor:

Bugün beni asıl yoran ne?

Şu an bu öfke gerçekten çocuğumla mı ilgili?

Eğer bu öfkeyi ona değil de kendime anlatsaydım, ne söylerdim?

3. Eğer mümkünse, sakinleştikten sonra çocuğuna şunu söyle:

  “Az önce sana kızdım ama bu seninle ilgili değildi.
Annen zorlandı ve bunu sana yansıttı.”

Bu cümle çocuğu değil, ilişkiyi iyileştirir.

  Çocuğun Seni Taşımasın Canım

Canım kadın…
Bir çocuğun ihtiyacı kusursuz bir anne değil.
Duygularını fark eden, sorumluluğunu alan bir anne.

Çocuklar annenin yükünü taşımak için gelmez bu dünyaya.
Onlar sevilmek, görülmek, güvende olmak için gelir.

Sen iyileştikçe,
sesin yumuşar.
Bakışın değişir.
Ve çocuk, ilk kez rahat nefes alır.

Unutma:
Öfke öğretir ama sevgi dönüştürür.
Ve sen, çocuğunun iç sesi olacak kadar güçlü bir kadının.

Bugün kendine şunu fısılda:
“Ben çocuğumun yükü değil, sığınağı olmayı seçiyorum.”

İşte bu, nesilleri iyileştiren anneliktir. 

Fatma Dayaüç

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.