Canım kadın,
Yeni yıl senin için sessiz bir devrim olsun.
Gürültü yapmadan, kimseye anlatma ihtiyacı duymadan, alkış beklemeden…
Çünkü en köklü dönüşümler içten başlar ve dışarıdan bakıldığında sade görünür.
Bu yıl kendini ispat etmeyi bırakabilirsin.
Ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamak zorunda değilsin.
Ne kadar fedakâr olduğunu anlatmak zorunda değilsin.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göstermek zorunda hiç değilsin.
Sen zaten bunların hepsisin ve artık bunu başkalarının fark etmesine ihtiyaç yok.
Yorulduysan dur.
Durmak vazgeçmek değildir, kendini yeniden duymaktır.
Kırıldıysan sar kendine.
Başkası yapmadıysa bile, sen yapabilirsin.
Çünkü bir kadın kendine iyi gelmeye başladığında, hayat da yavaş yavaş hizaya girer.
Zorlamadan, itmeden, savaşmadan…
Akış kendiliğinden düzenlenir.
Yeni yıl “daha fazlası” olmak zorunda değil.
Daha sakin, daha dürüst, daha gerçek olması yeterli.
Herkese yetmeye çalışmadığın, ama kendine yettiğin bir yıl.
İçinden gelen “hayır”ları susturmadığın, “evet”leri korkuyla söylemediğin bir yıl.
Kendini seçmenin suçluluk değil, olgunluk olduğunu fark ettiğin bir yıl.
Küçük bir egzersiz:
Gözlerini kapat ve kendine şu soruyu sor:
“Bu yıl beni en çok kaygılandıran şey ne?”
Cevabı düzeltmeye çalışma, yargılama, sadece dinle.
Sonra ikinci soruyu sor:
“Bunu tek başıma taşımak zorunda mıyım?”
Derin bir nefes al, verirken şunu fısılda:
“Her şeyle aynı anda baş etmek zorunda değilim.”
Bu nefesi üç kez tekrarla.
Bedeninin biraz gevşediğini fark edeceksin.
Unutma, kaygı kontrol etmek ister, kalp ise güvenmek.
Bu yıl kalbine biraz daha alan aç.
Her şeyi bilmeden de yürünebildiğini, her adımı planlamadan da güvende olunabildiğini kendine hatırlat.
Hayat senin düşmanın değil; sadece seninle konuşmak istiyor.
Ve yılın ilk gününde şunu bil:
Yeni yıl, kendini seçen kadınlara gelir.
Sessizce, derinden, kalıcı bir şekilde…
Bu yıl kendinle aynı tarafta dur.
Gerisi zaten yolunu bulur.
