Canım kadın,
Şu an nefes alıyorsun ya…
İşte bu bile başlı başına bir şans.
Ayakların yere basıyor, kalbin atıyor, zihnin düşünüyor.
Yani hâlâ buradasın.
Hâlâ “bir şey yapma hakkın” var.
Ve tam da bu yüzden: Bir şey yapma sorumluluğun da var.
Bir gün bu dünyadaki yolculuğun bittiğinde sana şöyle diyecekler:
“Sana bir şans verildi…”
Peki o an ne diyeceksin?
“Duymadım mı? Görmedim mi? Anlamadım mı?”
Diyebilir misin?
Hayır.
Çünkü yaşıyorken zaten yüzüne yüzüne çarpılıyor hayatın çağrısı.
İşte şimdi… tam şu an…
Senin hâlâ dokunabileceğin, değiştirebileceğin, büyütebileceğin bir yol var önünde.
Ve bunu kaçırırsan, evet, şikayet etmeye hakkın kalmayacak.
Memnun ol ya da olma…
Hayat senden bir şey istiyor:
Ayakta kalmanı.
Güçlü olmanı.
Kendini seçmeni.
Çünkü sen kendini seçmediğinde, hiçbir şey seni seçmeyecek.
Sen kendini önemsemediğinde, hayat seni önemsemeyecek.
Sen kendini yok saydığında, dünya da seni yok sayacak.
Ama sen kendini merkeze aldığında…
İşte o zaman her şey seninle hizalanacak.
Çünkü her şeyin başlangıcında sen varsın.
Sen oldukça yol var.
Sen oldukça umut var.
Sen oldukça ihtimal var.
Bil bunu:
Sen her şeysin.
Ve bunu bilmediğin sürece, evet… hiçbir şeysin.
Bu kadar net.
Bu kadar gerçek.
O yüzden canım kadın,
Bugün kalk ve kendine şunu söyle:
“Ben buraya boşuna gelmedim. Bu hayat bana verildi. Ve ben bunu kullanmaya geldim.”
Egzersiz: “Sana Verilen Şansı Aktifleştir”
Bu akşam 2 dakikalık bir çalışma yap.
1. Gözlerini kapat ve 10 yıl sonraki halini hayal et.
2. Şu soruyu sor:
“Bugün bir şey yapsaydım, bu kadın kim olabilirdi?”
3. Aklına gelen ilk cevap, bugün atman gereken ilk adımdır.
Onu mutlaka bir yere yaz.
“Bu Hayatı Kabul Ediyorum”
Derin bir nefes al, elini kalbine koy ve içinden yavaşça söyle:
“Bu hayat bana verildi.
Ben bu şansı görüyorum.
Ben bu şansı kullanıyorum.
Ben her şeyim.”
Canım kadın…
Hayat sana çoktan bir şans verdi; nefesinle, aklınla, kalbinle.
Geriye tek bir şey kalıyor:
Bunu fark etmek ve adım atmak.
Unutma, sen kendini seçtiğin anda bütün yol senin için açılır.
