Canım kadın…
Beyin takvim tutmaz.
Ona göre “yıllar geçti”, “çoktan bitti”, “artık geride kaldı” diye bir şey yoktur.
Bazen öyle bir an gelir ki;
bir söz,
bir şarkı,
bir koku,
bir renk…
ve bir bakmışsın yıllar önce yaşadığın acı, bir kayıp, bir travma ya da bir aşk,
ilk günkü tazeliğiyle ortadadır.
“Geçmedi” dersin.
“Ben hâlâ oradayım” dersin.
Ama gerçek şu ki:
Sen oraya geri gitmedin…
O duygu bugüne taşındı.
Çünkü beyin şunu ayırt edemez:
Bu yaşanan şimdi mi, yoksa o zaman mı?
Beyin için zaman yoktur.
Duygu varsa, gerçek vardır.
Geçmişte yaşanan her şey geride kalır.
Ama duygusu işlenmemişse,
bedende ve bilinçaltında açık bir dosya olarak durur.
Ve her tetikleyici…
o dosyayı yeniden açar.
Bir cümleyle ağlamaya başlarsın.
Bir şarkıyla kalbin sıkışır.
Bir bakışla için donar.
Sonra kendine kızarsın:
“Niye hâlâ etkileniyorum?”
“Niye güçlü olamıyorum?”
Canım kadın…
Bu güçsüzlük değil.
Bu tamamlanmamış duygudur.
İşte en önemli yer burası:
Geçmişi değiştiremezsin.
Ama geçmişin sende bıraktığı duyguyu dönüştürebilirsin.
Ve evet…
Bunu bilmiyorsan ya da bilip yüzleşmek istemiyorsan,
her tetikleyicide aynı sahneyi tekrar tekrar yaşarsın.
Aynı acı.
Aynı donma.
Aynı iç sıkışması.
Beyin, çözülmemiş duyguyu bırakmaz.
Sana tekrar tekrar gösterir.
“Buradayım” der.
“Beni gör” der.
Egzersiz – “Bu Duygu Kimin Zamanında?”
Sessiz bir an yarat kendine.
1. Seni en çok tetikleyen durumu düşün.
Bir söz, bir olay, bir an…
2. Gözlerini kapat ve kendine sor:
“Bu his kaç yaşında?”
3. Gelen cevabı zorlamadan kabul et.
8… 15… 23…
4. Şimdi şunu söyle:
“Bu duygu geçmişte yaşandı.
Bugün ben buradayım ve güvendeyim.”
Elini kalbine koy.
Derin bir nefes al.
Duyguyu kovma…
Onu bugüne davet et.
Çünkü dönüşüm, kaçmakla değil,
temasla olur.
Canım kadın,
“Geçmedi” dediğin şey, aslında anlaşılmadı.
Beyin zamanı bilmez.
Ama sen bilirsin.
Bugün artık o kişi değilsin.
O çaresizlikte değilsin.
O yalnızlıkta değilsin.
Ve geçmiş, sen onu taşıdığın sürece ağırdır.
Bırakmayı seçtiğinde…
hafifler.
Duyguyu dönüştürdüğünde,
tetikleyici gücünü kaybeder.
Ve bir gün…
aynı şarkı çalar,
aynı söz söylenir,
aynı renk geçer önünden…
Ama sen kalırsın.
Sakin.
Bugünde.
Kendinde.
İşte o gün,
beyin değil…
sen zamanı yönetmeye başlarsın.
