TANER ÇANIRTAY
Köşe Yazarı
TANER ÇANIRTAY
 

Şampiyonluk İsteyen Dikkatli Okusun!

 Hatalarından ders almayan, başarılı olamaz. Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlara ulaşmak, mümkün değildir. Artık birşeyleri daha farklı yapmalıyız.      Mesela geçen sezon nerede hata yaptık?  Bunları iyi incelememiz, dikkatle üzerinden geçmemiz ve çözüm üretmemiz lazım. Bana göre en büyük hata, lig bitmiş, şampiyon belli olmuşken, içeride oynadığımız Bursa maçında ettiğimiz küfürlerdi. Taraftar olarak, o maçta duygularımızın esiri olduk. Yılların kinini kustuk ve Muş maçına ceza aldık! Bu, taraftar olarak bizim suçumuzdu. Bu sene bunu telafi etmeliyiz ve her ne olursa olsun, takımımızı yalnız bırakmamak için, duygularımıza hakim olmalı, kötü tezahürattan kaçınmalıyız. Uzak ara, Türkiye'nin en akıllı ve yaratıcı taraftarı, her zaman Karşıyaka sevdalılarıdır. Her zaman derdini anlatmanın bir yolunu bulur! Sevgisini de nefretini de, küfür etmeden anlatabilir. Bundan hiçbir şüphem yok.     Geçen sene yapılan ikinci büyük hata ise yönetime ait. Muş maçında, protokol tribününde ezildik! Muş milletvekilleri, belediye başkanları ve bilimum önemli isimleri ile, şeref tribününü doldurdular! Ve semeresini de gördüler! Verilmeyen kırmızı kartlar, penaltılar, hakemin oyuncularımızı sindirmesi. Bunların hepsinin başımıza gelme nedeni, protokol tribününde, Karşıyaka'nın yeterince güçlü temsil edilmemesiydi.     Şimdi Cumartesi, yine bir final ve kırılma maçı yaşayacağız. Göreceksiniz, Kütahya protokol tribünü, hınca hınç dolu olacak. Yine milletvekilleri, belediye başkanları, Menemen testisi gibi dizilecekler ve Karşıyaka'nın hakkını yemek için ellerinden geleni yapacaklar!  Bu noktada, yönetime önemli bir görev düşüyor! Hatalardan ders çıkarmak...      Yönetim, bir birim oluştursun ve bu maça, parti gözetmeksizin, bütün İzmir milletvekillerini, belediye başkanlarını, il ve ilçe başkanlarını, oda başkanlarını, kamuoyunda etkisi olan, bütün kanaat önderlerini hem yazılı, hem de telefonla arayarak sözlü olarak davet etsin! Bununla da yetinmesin, sosyal medya üzerinden de bütün bu yazılı davetleri açıklasın. O gün protokol tribününe bakarız ve kimler gerçekten Karşıyaka'nın yanında, kimler sadece hamaset yapıyor, anlarız!     Sene başından beri, federasyon bizi nasıl eziyor, görüyoruz! Başka takım oyuncularına, aynı suçtan, 45 gün ceza, Karşıyakalı oyuncuya 8 ay! Ev sahibi takımın, deplasman takımı için, ayrılan koltukları kırık diye, Karşıyaka'ya deplasman yasağı! Şampiyonluk yolundaki en büyük rakiple oynayacağımız maçı, Pazar gününden, Cumartesi mesai saatine almak! Üst liglerden bir kulüple anlaşan oyuncuyu, hırslı bir menajer edasıyla, rakibimize transfer etmek! Federasyon başkanı, bunların birini bile, İstanbul takımlarına yapsa, koltuğunda kalamaz!     Tabi aslında, rakibimize yapılan en büyük kıyak, sezon başlamadan yapıldı. Fikstürde, Kütahya'nın, Karşıyaka'yı takip etmesi sağlanmış! Ligin en marka takımı Karşıyaka olduğundan, herkes Karşıyaka maçlarına bileniyor. Sakatlığı, kart görmeyi göze alarak, bütün güçlerini sarf ederek oynuyorlar. Bir sonraki hafta, hem mental hem de enerji olarak, bitik bir şekilde, Kütahya karşısına, tabiri caizse, helva gibi çıkıyorlar. Kütahya da bunları çıtır çıtır yiyor!      Bütün bunları görüyoruz. Ne körüz, ne de şapşal!      Ama bütün bunlar, göğsünde Atatürk'ün armağan ettiği, ay yıldız bulunan, kulübün taraftarını yıldırır mı? Yoksa motive mi eder? Bunun cevabını, Cumartesi günü, saat 17.00'de Alsancak Mustafa Denizli Stadına gelirseniz görürsünüz! Federasyon bu maçı, sabaha karşı bile oynatsa, salkım saçak o tribünler dolacak!     Haydi Atatürk'ün öz evlatları! Haydi büyük Karşıyaka taraftarı! Görevini biliyorsun! Şampiyon takım tutmadınız! Tuttuğunuz takımı şampiyon yaptınız! Yine yaparsınız!     Sevgi ve Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 14 Ocak 2026 -Çarşamba

Şampiyonluk İsteyen Dikkatli Okusun!

 Hatalarından ders almayan, başarılı olamaz. Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlara ulaşmak, mümkün değildir. Artık birşeyleri daha farklı yapmalıyız. 
    Mesela geçen sezon nerede hata yaptık?  Bunları iyi incelememiz, dikkatle üzerinden geçmemiz ve çözüm üretmemiz lazım. Bana göre en büyük hata, lig bitmiş, şampiyon belli olmuşken, içeride oynadığımız Bursa maçında ettiğimiz küfürlerdi. Taraftar olarak, o maçta duygularımızın esiri olduk. Yılların kinini kustuk ve Muş maçına ceza aldık! Bu, taraftar olarak bizim suçumuzdu. Bu sene bunu telafi etmeliyiz ve her ne olursa olsun, takımımızı yalnız bırakmamak için, duygularımıza hakim olmalı, kötü tezahürattan kaçınmalıyız. Uzak ara, Türkiye'nin en akıllı ve yaratıcı taraftarı, her zaman Karşıyaka sevdalılarıdır. Her zaman derdini anlatmanın bir yolunu bulur! Sevgisini de nefretini de, küfür etmeden anlatabilir. Bundan hiçbir şüphem yok. 
   Geçen sene yapılan ikinci büyük hata ise yönetime ait. Muş maçında, protokol tribününde ezildik! Muş milletvekilleri, belediye başkanları ve bilimum önemli isimleri ile, şeref tribününü doldurdular! Ve semeresini de gördüler! Verilmeyen kırmızı kartlar, penaltılar, hakemin oyuncularımızı sindirmesi. Bunların hepsinin başımıza gelme nedeni, protokol tribününde, Karşıyaka'nın yeterince güçlü temsil edilmemesiydi. 
   Şimdi Cumartesi, yine bir final ve kırılma maçı yaşayacağız. Göreceksiniz, Kütahya protokol tribünü, hınca hınç dolu olacak. Yine milletvekilleri, belediye başkanları, Menemen testisi gibi dizilecekler ve Karşıyaka'nın hakkını yemek için ellerinden geleni yapacaklar! 
Bu noktada, yönetime önemli bir görev düşüyor! Hatalardan ders çıkarmak... 
    Yönetim, bir birim oluştursun ve bu maça, parti gözetmeksizin, bütün İzmir milletvekillerini, belediye başkanlarını, il ve ilçe başkanlarını, oda başkanlarını, kamuoyunda etkisi olan, bütün kanaat önderlerini hem yazılı, hem de telefonla arayarak sözlü olarak davet etsin! Bununla da yetinmesin, sosyal medya üzerinden de bütün bu yazılı davetleri açıklasın. O gün protokol tribününe bakarız ve kimler gerçekten Karşıyaka'nın yanında, kimler sadece hamaset yapıyor, anlarız! 
   Sene başından beri, federasyon bizi nasıl eziyor, görüyoruz! Başka takım oyuncularına, aynı suçtan, 45 gün ceza, Karşıyakalı oyuncuya 8 ay! Ev sahibi takımın, deplasman takımı için, ayrılan koltukları kırık diye, Karşıyaka'ya deplasman yasağı! Şampiyonluk yolundaki en büyük rakiple oynayacağımız maçı, Pazar gününden, Cumartesi mesai saatine almak! Üst liglerden bir kulüple anlaşan oyuncuyu, hırslı bir menajer edasıyla, rakibimize transfer etmek! Federasyon başkanı, bunların birini bile, İstanbul takımlarına yapsa, koltuğunda kalamaz! 
   Tabi aslında, rakibimize yapılan en büyük kıyak, sezon başlamadan yapıldı. Fikstürde, Kütahya'nın, Karşıyaka'yı takip etmesi sağlanmış! Ligin en marka takımı Karşıyaka olduğundan, herkes Karşıyaka maçlarına bileniyor. Sakatlığı, kart görmeyi göze alarak, bütün güçlerini sarf ederek oynuyorlar. Bir sonraki hafta, hem mental hem de enerji olarak, bitik bir şekilde, Kütahya karşısına, tabiri caizse, helva gibi çıkıyorlar. Kütahya da bunları çıtır çıtır yiyor! 
    Bütün bunları görüyoruz. Ne körüz, ne de şapşal! 
    Ama bütün bunlar, göğsünde Atatürk'ün armağan ettiği, ay yıldız bulunan, kulübün taraftarını yıldırır mı? Yoksa motive mi eder? Bunun cevabını, Cumartesi günü, saat 17.00'de Alsancak Mustafa Denizli Stadına gelirseniz görürsünüz! Federasyon bu maçı, sabaha karşı bile oynatsa, salkım saçak o tribünler dolacak! 
   Haydi Atatürk'ün öz evlatları! Haydi büyük Karşıyaka taraftarı! Görevini biliyorsun! Şampiyon takım tutmadınız! Tuttuğunuz takımı şampiyon yaptınız! Yine yaparsınız! 
   Sevgi ve Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.