TANER ÇANIRTAY
Köşe Yazarı
TANER ÇANIRTAY
 

İnsanlığın Gelişimi

 Beni sürekli okuyan okuyucularımın iyi bildiği gibi, medyada pek yer bulamayan konuları, siz değerli Haber Ege ve Haber Ekspres okuyucuları için işlemeye devam ediyorum. Bugünkü konumuz insanlığın ilerleme hızındaki değişim.      Önce şunu söyleyeyim, dünya tarihi ile ilgili bilgilerimiz çok sınırlı ve eksik. Yaşı bana yakın okuyucularımın, ilkokul yıllarına dönersek, bize öğretilen MÖ. 6.000 ila MÖ 2.000 yılları, taş devri, yontma taş devri, cilalı taş devri gibi safsataları dinlemekle geçti! Sonra sadece Göbeklitepe'nin keşfiyle bile, bu kuramlar çöp oldu! Dünya ve dinler tarihi çöktü! Şunu da sakın unutmayın! Bilim, kesin kanıtlarla çalışır. İspatı olmayan konu, gerçek bile olsa bilim için yok hükmündedir!  O yüzden de güvenilir değildir! Mesela bilim bize onyıllarca, yumurta zararlı!!! kolesterolü arttırır! Haftada ikiden fazla yemeyin derdi! Ama bilim ilerledikçe, yeni gelişmeler oldukça, bunun yanlış olduğunu, yumurta-kolesterol bağlantısının olmadığını ve istediğimiz kadar tüketebileceğimiz söylendi...      Yani bilim o kadar da güvenilir değil...     Hele ki konu tarihse!     Dünyanın aşağı yukarı 4 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor. 2 milyar yıldır da, gezegende canlılar olduğu kabul ediliyor. Dikkat edin, kesin konuşmuyorum, çünkü konuşamıyorum! Yok çünkü kesin bir bilgi. Hepsi tahmin!     Kesin bilebildiğimiz, son 2.000 yıl. Daha eskilerle ilgili kesin bilgimiz yok. Bilinen en eski yapılar da, 16-20 bin yıl arası değişiyor. Son 20 bin yılı bildiğimizi kabul edersek, 20.000/2.000.000.000= 1/100.000!!!  Bilebildiğimiz, işte bu kadar! Yüzbinde bir! Kalan 99.999/100.000 hakkında hiçbir bilgimiz yok! Mesela bundan 150 milyon yıl önce, bizden çok daha gelişmiş bir medeniyet ortaya çıksa ve çok uzun bir süre, örneğin 10 milyon yıl, dünyaya hükmedip, yok olmuş olsalar, bizim bundan asla haberimiz olmayabilir! Aynı şekilde, insan ırkı için, yaklaşık 1 milyon yıldır bu gezegende var olduğu tahmin ediliyor. Biz yok olsak, bütün izlerimiz, birkaç milyon yılda tamamen ortadan kalkar. Daha sonra, başka bir medeniyet kurulsa, onların da, bizden hiç haberi olmaz! Bu bilinen tarih öncesi ve eski medeniyetlere daha sonra döneriz.     Şimdi bahsedeceklerim ise son 250 yıl.  Buharlı makinelerin icadı ve sonrası.      Uzun bir giriş oldu. Farkındayım. Ama bu yukarıdaki bilgiler, konunun anlaşılması için önemli. Sanayi devrimi öncesi, herşey elle yapılırdı. Bu dönem bile ülkemize çok geç gelmiştir. Biz bu devrimi ıskaladık! Allahtan sonra, Atatürk diye bir kahraman çıktı da batının 150-200 senede yaptıklarını, 15 seneye sığdırmaya çalıştı. Aradaki farkı kapatamasa da, arayı oldukça kapadı. Bu dönem yaklaşık olarak ikinci dünya savaşı sonrasına kadar sürdü. Bu noktadan sonra elektrik ve elektrikli aletler yaygınlaştı ve evlere girdi. Şimdiki kuşağın yabancısı olduğu birçok iş, o dönemler gündelikti. Çamaşır, bulaşık elle yıkanırken, ütü için, kömür yakıp, ütünün içine koyardınız!     Sonra bu işlerin makinası çıktı ve insanlık için bir devir sona erdi!  Sadece bunlar değil elbette. Sanayii de seri üretim devri başladı. Bilhassa yiyecek içecek sektörü bu alana kaymaya başladı. Bu, benim kuşağım için, ilk kırılma dönemi oldu. Evlere elektrikli aletler girdi. Kahve öğütmek, çekirdek, pirinç, fındık ayıklamak gibi rutin ev işleri, tarih oldu. Bu tip işler, makinelerle, fabrikalarda halledilmeye başlandı.      Sonra son kuşak için, ikinci kırılma dönemi geldi. İnternet...      İnternet bizim kuşak için, bir eğlence aracından çok, bir öğrenme şekliydi. Tamam bizim de internete eğlence amaçlı girdiğimiz oldu ama genel olarak, bizim için internet bir bilgi kaynağı idi. Ve sadece bilgisayarla ulaşılabilen bir ortamdı. Bu hayatımızı değiştirmeye başladı.      Üçüncü kırılma anı ise, akıllı telefon dönemi oldu. Akıllı telefonlar elimize geçmediği anda hayat yeniden değişti!  Kartlar yeniden dağıtıldı!      Artık her işimiz telefonla. Onunla internete giriyor, banka hesaplarımızı kontrol ediyor ve alışveriş yapıyoruz! Belki biraz iddialı olacak ama günümüz gençlerinin elinden bu cihazları alsak yada (Allah korusun!) internete bir şey olsa, bir ay sonra gençleri çok mutsuz buluruz! Bunalıma giren çok olur!     Son 50 yılda hayat ne kadar hızlı değişti, farkında mısınız? Binlerce yıldır değişmeyen hayat, insanlık için kısacık bir sürede ne kadar hızlı değişti...      Şimdi yine böyle bir eşiğe geldik! Hayat bir kere daha kırılacak ve başka türlü düşünmeye başlayacağız! Fikirlerimiz ve eylemlerimiz aynı olmayacak. Bu konuyu da burada bırakmayacağım, merak etmeyin. Ama çok uzun yazılar, hem sizi sıkıyor, hem de dikkatli okunmuyor. O yüzden burada bir virgül koyuyorum... Şimdilik...      Avukat arkadaşım Sayın Fırat Serdaroğlu ile beraber sunduğumuz ve sadece Karşıyaka konuştuğumuz program Sahada Hukuk, bugün(Cuma) saat 18.30'da Egetv ekranlarında. Kaçıranlar Egetv'nin youtube sayfasında, Sahada Hukuk ismiyle aratırlarsa, bizleri izleyebilirler...      Sevgi ve Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 30 Ocak 2026 -Cuma

İnsanlığın Gelişimi

 Beni sürekli okuyan okuyucularımın iyi bildiği gibi, medyada pek yer bulamayan konuları, siz değerli Haber Ege ve Haber Ekspres okuyucuları için işlemeye devam ediyorum. Bugünkü konumuz insanlığın ilerleme hızındaki değişim. 
    Önce şunu söyleyeyim, dünya tarihi ile ilgili bilgilerimiz çok sınırlı ve eksik. Yaşı bana yakın okuyucularımın, ilkokul yıllarına dönersek, bize öğretilen MÖ. 6.000 ila MÖ 2.000 yılları, taş devri, yontma taş devri, cilalı taş devri gibi safsataları dinlemekle geçti! Sonra sadece Göbeklitepe'nin keşfiyle bile, bu kuramlar çöp oldu! Dünya ve dinler tarihi çöktü! Şunu da sakın unutmayın! Bilim, kesin kanıtlarla çalışır. İspatı olmayan konu, gerçek bile olsa bilim için yok hükmündedir!  O yüzden de güvenilir değildir! Mesela bilim bize onyıllarca, yumurta zararlı!!! kolesterolü arttırır! Haftada ikiden fazla yemeyin derdi! Ama bilim ilerledikçe, yeni gelişmeler oldukça, bunun yanlış olduğunu, yumurta-kolesterol bağlantısının olmadığını ve istediğimiz kadar tüketebileceğimiz söylendi... 
    Yani bilim o kadar da güvenilir değil... 
   Hele ki konu tarihse! 
   Dünyanın aşağı yukarı 4 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor. 2 milyar yıldır da, gezegende canlılar olduğu kabul ediliyor. Dikkat edin, kesin konuşmuyorum, çünkü konuşamıyorum! Yok çünkü kesin bir bilgi. Hepsi tahmin! 
   Kesin bilebildiğimiz, son 2.000 yıl. Daha eskilerle ilgili kesin bilgimiz yok. Bilinen en eski yapılar da, 16-20 bin yıl arası değişiyor. Son 20 bin yılı bildiğimizi kabul edersek, 20.000/2.000.000.000= 1/100.000!!!  Bilebildiğimiz, işte bu kadar! Yüzbinde bir! Kalan 99.999/100.000 hakkında hiçbir bilgimiz yok! Mesela bundan 150 milyon yıl önce, bizden çok daha gelişmiş bir medeniyet ortaya çıksa ve çok uzun bir süre, örneğin 10 milyon yıl, dünyaya hükmedip, yok olmuş olsalar, bizim bundan asla haberimiz olmayabilir! Aynı şekilde, insan ırkı için, yaklaşık 1 milyon yıldır bu gezegende var olduğu tahmin ediliyor. Biz yok olsak, bütün izlerimiz, birkaç milyon yılda tamamen ortadan kalkar. Daha sonra, başka bir medeniyet kurulsa, onların da, bizden hiç haberi olmaz! Bu bilinen tarih öncesi ve eski medeniyetlere daha sonra döneriz. 
   Şimdi bahsedeceklerim ise son 250 yıl. 
Buharlı makinelerin icadı ve sonrası. 
    Uzun bir giriş oldu. Farkındayım. Ama bu yukarıdaki bilgiler, konunun anlaşılması için önemli. Sanayi devrimi öncesi, herşey elle yapılırdı. Bu dönem bile ülkemize çok geç gelmiştir. Biz bu devrimi ıskaladık! Allahtan sonra, Atatürk diye bir kahraman çıktı da batının 150-200 senede yaptıklarını, 15 seneye sığdırmaya çalıştı. Aradaki farkı kapatamasa da, arayı oldukça kapadı. Bu dönem yaklaşık olarak ikinci dünya savaşı sonrasına kadar sürdü. Bu noktadan sonra elektrik ve elektrikli aletler yaygınlaştı ve evlere girdi. Şimdiki kuşağın yabancısı olduğu birçok iş, o dönemler gündelikti. Çamaşır, bulaşık elle yıkanırken, ütü için, kömür yakıp, ütünün içine koyardınız! 
   Sonra bu işlerin makinası çıktı ve insanlık için bir devir sona erdi!  Sadece bunlar değil elbette. Sanayii de seri üretim devri başladı. Bilhassa yiyecek içecek sektörü bu alana kaymaya başladı. Bu, benim kuşağım için, ilk kırılma dönemi oldu. Evlere elektrikli aletler girdi. Kahve öğütmek, çekirdek, pirinç, fındık ayıklamak gibi rutin ev işleri, tarih oldu. Bu tip işler, makinelerle, fabrikalarda halledilmeye başlandı. 
    Sonra son kuşak için, ikinci kırılma dönemi geldi. İnternet... 
    İnternet bizim kuşak için, bir eğlence aracından çok, bir öğrenme şekliydi. Tamam bizim de internete eğlence amaçlı girdiğimiz oldu ama genel olarak, bizim için internet bir bilgi kaynağı idi. Ve sadece bilgisayarla ulaşılabilen bir ortamdı. Bu hayatımızı değiştirmeye başladı. 
    Üçüncü kırılma anı ise, akıllı telefon dönemi oldu. Akıllı telefonlar elimize geçmediği anda hayat yeniden değişti! 
Kartlar yeniden dağıtıldı! 
    Artık her işimiz telefonla. Onunla internete giriyor, banka hesaplarımızı kontrol ediyor ve alışveriş yapıyoruz! Belki biraz iddialı olacak ama günümüz gençlerinin elinden bu cihazları alsak yada (Allah korusun!) internete bir şey olsa, bir ay sonra gençleri çok mutsuz buluruz! Bunalıma giren çok olur! 
   Son 50 yılda hayat ne kadar hızlı değişti, farkında mısınız? Binlerce yıldır değişmeyen hayat, insanlık için kısacık bir sürede ne kadar hızlı değişti... 
    Şimdi yine böyle bir eşiğe geldik! Hayat bir kere daha kırılacak ve başka türlü düşünmeye başlayacağız! Fikirlerimiz ve eylemlerimiz aynı olmayacak. Bu konuyu da burada bırakmayacağım, merak etmeyin. Ama çok uzun yazılar, hem sizi sıkıyor, hem de dikkatli okunmuyor. O yüzden burada bir virgül koyuyorum... Şimdilik... 
    Avukat arkadaşım Sayın Fırat Serdaroğlu ile beraber sunduğumuz ve sadece Karşıyaka konuştuğumuz program Sahada Hukuk, bugün(Cuma) saat 18.30'da Egetv ekranlarında. Kaçıranlar Egetv'nin youtube sayfasında, Sahada Hukuk ismiyle aratırlarsa, bizleri izleyebilirler... 
    Sevgi ve Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.