TANER ÇANIRTAY
Köşe Yazarı
TANER ÇANIRTAY
 

Atatürk'ün Altı Okunu Konuşmaya Devam!

  Yazılarımı düzenli okuyan, siz değerli Haberekspres ve Haberege okuyucularının iyi bildiği gibi, medyada kimsenin konuşmadıklarını yazmaya devam ediyorum.     Son yazımda devletçilik ilkesi üzerine konuşmuştuk. Cumhuriyet'in önemli ekonomik kurumlarının, özelleştirilmesi üzerinde durmuştuk. Toplumun neredeyse tamamının kullandığı ürünlerin, özel sektör tarafından, neredeyse tekel gibi pazarlanmasının, nasıl haksız kazanç ve büyük zenginleşme getirdiğinden bahsetmiştik.     Bugün de biraz Halkçılık üzerine konuşalım.     Halkçılık, en basit olarak, Halkın, halk tarafından, Halk için idaresi şeklinde açıklanabilir. Türkiye Cumhuriyetine, vatandaşlık bağıyla bağlı olan, herkes din,dil,ırk ve etnik köken gözetmeksizin  eşit vatandaştır. Hiçbir kimsenin, zümrenin yada grubun diğerine karşı üstünlüğü söz konusu değildir. Herkes, devlete karşı aynı mesafededir.     Bu tabir bile, tek başına yeterlidir. Bugün bir takım etnik, ırkçı grupların, partilerin iddia ettiği gibi bir sorun mevcut değildir. Bu sorun tamamen suni, emperyalist güçlerin, Türkiye'yi zayıflatmak ve uluslararası arenada, ilerlemesine engel olmak ve kısıtlı kaynaklarını tüketmek için kullandığı bir süreçtir. Hala da devam etmektedir.     Bir takım ırkçı grup ve partilerin iddiası, 1980 darbesi sonrası, bazı etnik kökenden gelen vatandaşların, devlet tarafından ezildiğidir. Fakat bu iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır.      1980 darbesi gerçekleştiğinde, Beyaz Saray'da, bu haber, Amerikan başkanına "Our boys, did it!"  şeklinde verilmiştir!  Yani "Bizim çocuklar, başardı!" Bu ifade, tek cümlede, neyin, ne olduğunu anlatıyor! Bunun emperyalist bir darbe olduğunu çok sonra öğrendik!     Peki ezilenler yalnızca bir etnik grup muydu? Hayır.     Sadece onlar değil, Türk solu ve sağı da ezildi. Bilhassa sol görüşlü bir çok insan, etnik köken gözetilmeksizin, birçok haksızlıkla boğuştu. Haksız tutuklamalar, cezaevleri, işkence ve yargısız infazlar!     Siz gerçekten etnik kimliğine göre ezilen birilerini arıyorsanız, Çingenelere bakacaksınız! Devlette yer alamayan, parlamento'da temsil edilemeyen, eşit eğitim hakkı bile olmayan grup, maalesef Roman vatandaşlarımızdır. Sadece son seçimde, göstermelik de olsa bir Roman vatandaşımız nihayet milletvekili olabildi! Israrla ezildiğini iddia edenler, bu ülkede, iş insanı, futbolcu, sanatçı, şarkıcı, devlet memuru, asker, milletvekili, bakan, başbakan ve hatta Cumhurbaşkanı bile olabilmiştir!      Mesela bazı gruplar tarafından, özgürlük yolunda, yere göğe konamayan Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1960'lara kadar, siyahi Amerikalılar, üniversiteye bile alınmadılar! Böyle olunca da hiçbir zaman, yönetim kadrolarına giremediler! İdarede yer alamadılar ve doğru düzgün temsil bile edilemediler. Bu haklar için de, büyük mücadele verdiler.     Oysa bu işler, ülkemizde hiçbir zaman böyle olmadı. Eğitim hakkı, eşit ve ücretsizdi! Bu sayede, Anadolu'nun bağrından, bir çok Cumhuriyet evladı, çok önemli noktalara gelebildiler. İşte Aziz Sancar, İşte Süleyman Demirel! ve daha niceleri! Çok fakir ailelerden gelmelerine rağmen, manevi babaları Cumhuriyet sayesinde, devletin en önemli noktalarında görev aldılar yada dünya çapında bilim adamı oldular!     Geldiğimiz noktada, eşit ve ücretsiz, eğitim sistemimiz büyük yaralar alsa da, hala varlığını devam ettirmektedir. Öğretmen kalitesi ve öğrenci kalitesi, bir miktar düşse de, halkımıza, çocukları için, istemedikleri okullar dayatılsa da, kimi veliler, özel okulları bir tercih değil, zorunluluk olarak görse de, hala eğitim sistemimiz yerinde duruyor.     Tekrardan Atatürkçü görüşlerde, bir eğitim bakanımız olursa, 6 ay içinde herşey düzelir!     Eğitim herşeyin başı! O yüzden de Atatürk vefat ettikten sonra, ilk çomak sokulan tekerimiz eğitim sistemimiz oldu! İkinci dünya savaşı sonrası, Marshall yardımları karşılığı, eğitim sistemimiz onarılamaz yaralar yer aldı! Atatürk'ün bizzat eğitim için yazdığı kitaplar, bilhassa tarih kitapları müfredattan çıkarıldı!  Bugün bu kitapları bulmak bile mümkün değil!     Aranızdaki Atatürkçülere soruyorum: Atatürk'ün yazdığı kitaplardan, Nutuk hariç, kaç tanesini okuma fırsatınız oldu?     Bu konuları yazmaya devam edeceğim.      Avukat arkadaşım, Sayın Ali Fırat Serdaroğlu ile beraber sunduğumuz, Sahada Hukuk isimli programımız, her Salı ve Cuma günü, Egetv'de siz değerli izleyicilerimizle buluşmaya devam ediyor. Sadece Karşıyaka ve Milli takımlarımızın konuşulduğu programımızda, avukat arkadaşım, dolandırıcılık konuları ile ilgili hap bilgiler vermeye devam ediyor. Bugün 18.30'da yayına girecek programımızı kaçıracak olursanız, Egetv'nin youtube sayfasından, ulaşabilirsiniz.  Sevgi ve Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma

Atatürk'ün Altı Okunu Konuşmaya Devam!

  Yazılarımı düzenli okuyan, siz değerli Haberekspres ve Haberege okuyucularının iyi bildiği gibi, medyada kimsenin konuşmadıklarını yazmaya devam ediyorum. 
   Son yazımda devletçilik ilkesi üzerine konuşmuştuk. Cumhuriyet'in önemli ekonomik kurumlarının, özelleştirilmesi üzerinde durmuştuk. Toplumun neredeyse tamamının kullandığı ürünlerin, özel sektör tarafından, neredeyse tekel gibi pazarlanmasının, nasıl haksız kazanç ve büyük zenginleşme getirdiğinden bahsetmiştik. 
   Bugün de biraz Halkçılık üzerine konuşalım. 
   Halkçılık, en basit olarak, Halkın, halk tarafından, Halk için idaresi şeklinde açıklanabilir. Türkiye Cumhuriyetine, vatandaşlık bağıyla bağlı olan, herkes din,dil,ırk ve etnik köken gözetmeksizin  eşit vatandaştır. Hiçbir kimsenin, zümrenin yada grubun diğerine karşı üstünlüğü söz konusu değildir. Herkes, devlete karşı aynı mesafededir. 
   Bu tabir bile, tek başına yeterlidir. Bugün bir takım etnik, ırkçı grupların, partilerin iddia ettiği gibi bir sorun mevcut değildir. Bu sorun tamamen suni, emperyalist güçlerin, Türkiye'yi zayıflatmak ve uluslararası arenada, ilerlemesine engel olmak ve kısıtlı kaynaklarını tüketmek için kullandığı bir süreçtir. Hala da devam etmektedir. 
   Bir takım ırkçı grup ve partilerin iddiası, 1980 darbesi sonrası, bazı etnik kökenden gelen vatandaşların, devlet tarafından ezildiğidir. Fakat bu iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır. 
    1980 darbesi gerçekleştiğinde, Beyaz Saray'da, bu haber, Amerikan başkanına "Our boys, did it!"  şeklinde verilmiştir!  Yani "Bizim çocuklar, başardı!" Bu ifade, tek cümlede, neyin, ne olduğunu anlatıyor! Bunun emperyalist bir darbe olduğunu çok sonra öğrendik! 
   Peki ezilenler yalnızca bir etnik grup muydu? Hayır. 
   Sadece onlar değil, Türk solu ve sağı da ezildi. Bilhassa sol görüşlü bir çok insan, etnik köken gözetilmeksizin, birçok haksızlıkla boğuştu. Haksız tutuklamalar, cezaevleri, işkence ve yargısız infazlar! 
   Siz gerçekten etnik kimliğine göre ezilen birilerini arıyorsanız, Çingenelere bakacaksınız! Devlette yer alamayan, parlamento'da temsil edilemeyen, eşit eğitim hakkı bile olmayan grup, maalesef Roman vatandaşlarımızdır. Sadece son seçimde, göstermelik de olsa bir Roman vatandaşımız nihayet milletvekili olabildi! Israrla ezildiğini iddia edenler, bu ülkede, iş insanı, futbolcu, sanatçı, şarkıcı, devlet memuru, asker, milletvekili, bakan, başbakan ve hatta Cumhurbaşkanı bile olabilmiştir! 
    Mesela bazı gruplar tarafından, özgürlük yolunda, yere göğe konamayan Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1960'lara kadar, siyahi Amerikalılar, üniversiteye bile alınmadılar! Böyle olunca da hiçbir zaman, yönetim kadrolarına giremediler! İdarede yer alamadılar ve doğru düzgün temsil bile edilemediler. Bu haklar için de, büyük mücadele verdiler. 
   Oysa bu işler, ülkemizde hiçbir zaman böyle olmadı. Eğitim hakkı, eşit ve ücretsizdi! Bu sayede, Anadolu'nun bağrından, bir çok Cumhuriyet evladı, çok önemli noktalara gelebildiler. İşte Aziz Sancar, İşte Süleyman Demirel! ve daha niceleri! Çok fakir ailelerden gelmelerine rağmen, manevi babaları Cumhuriyet sayesinde, devletin en önemli noktalarında görev aldılar yada dünya çapında bilim adamı oldular! 
   Geldiğimiz noktada, eşit ve ücretsiz, eğitim sistemimiz büyük yaralar alsa da, hala varlığını devam ettirmektedir. Öğretmen kalitesi ve öğrenci kalitesi, bir miktar düşse de, halkımıza, çocukları için, istemedikleri okullar dayatılsa da, kimi veliler, özel okulları bir tercih değil, zorunluluk olarak görse de, hala eğitim sistemimiz yerinde duruyor. 
   Tekrardan Atatürkçü görüşlerde, bir eğitim bakanımız olursa, 6 ay içinde herşey düzelir! 
   Eğitim herşeyin başı! O yüzden de Atatürk vefat ettikten sonra, ilk çomak sokulan tekerimiz eğitim sistemimiz oldu! İkinci dünya savaşı sonrası, Marshall yardımları karşılığı, eğitim sistemimiz onarılamaz yaralar yer aldı! Atatürk'ün bizzat eğitim için yazdığı kitaplar, bilhassa tarih kitapları müfredattan çıkarıldı!  Bugün bu kitapları bulmak bile mümkün değil! 
   Aranızdaki Atatürkçülere soruyorum: Atatürk'ün yazdığı kitaplardan, Nutuk hariç, kaç tanesini okuma fırsatınız oldu? 
   Bu konuları yazmaya devam edeceğim. 
    Avukat arkadaşım, Sayın Ali Fırat Serdaroğlu ile beraber sunduğumuz, Sahada Hukuk isimli programımız, her Salı ve Cuma günü, Egetv'de siz değerli izleyicilerimizle buluşmaya devam ediyor. Sadece Karşıyaka ve Milli takımlarımızın konuşulduğu programımızda, avukat arkadaşım, dolandırıcılık konuları ile ilgili hap bilgiler vermeye devam ediyor. Bugün 18.30'da yayına girecek programımızı kaçıracak olursanız, Egetv'nin youtube sayfasından, ulaşabilirsiniz. 
Sevgi ve Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.