Balıkesir deplasmanına giden, İzmir ekibi, istediğini alamadı. 2-1
Maçın hemen başında, saçma sapan bir gol yiyen yeşil kırmızılıların çabaları, yetersiz kaldı. Balıkesirsporlu oyuncular, maçı çok daha fazla istedi. Karşıyakalı oyuncular, çok yavaş oynuyor. Maç boyunca, bir kez olsun, rakibi eksik yakalayamadılar. Sürekli geriye ve yana oynarsanız, topu kaybetmez ve ayağınızda tutarsınız ama gol atamazsınız! Düşünün, ilk kaleyi bulan şut 70. dakikada geldi! O da gol oldu!
Atağa çabuk çıkacak gibi olduğumuz bir iki pozisyonda, topu ayağına alan, dönüp ilerlemek yada ilerideki arkadaşına pas vermek yerine, topu en gerideki ve boştaki arkadaşına atıyor! Bu oyunculara kızamıyorum, çünkü altyapıdan beri kendisine bu öğretilmiş! İşte sokak topçusu ile altyapıda yetişen oyuncu arasındaki en büyük fark bu. Sokak topçusu, döner, ilerler ve golü arar. Rakibinden kurtulursa, pozisyon yaratır kurtulamazsa topu kaybeder! Altyapı topçusu ise topu kaybetmeden, en boştaki arkadaşına oynar. Tabi bu arada defans yerleşir ve yine set oyununa dönersin. Defans yerleştikten sonra gol atmak, çok daha büyük beceri ve efor ister.
Geçtiğimiz haftalarda, hücum presi, çok daha iyi uyguluyorduk. Rakip çıkarken kaptığımız toplarla, goller ve pozisyonlar buluyorduk. Son maçlarda bunu hiç göremedik. Kadronun değişmesi, bunda etkili olmuş olabilir. Ama takımın kazanma arzusunda ve koşu kalitesinde, belirgin bir düşüş var. Basatemür hocanın ilk eğilmesi gereken nokta, bence bu. Kazanma arzusunu arttırmak.
Aslında bu işler yönetimin işi. Profesyonel takımlarda motivasyonu arttırmanın yolu bellidir! Ama yönetime laf etmek, vicdanımı rahatsız eder! Hangi şartlarda göreve geldiklerini ve nasıl gayretli olduklarını görmemek için, kör olmak lazım! Hiçbir şeyi eksik yaptıklarını düşünmüyorum. Eski yöneticiler ve camia büyükleri, bu yönetime daha fazla destek olmalılar.
Eskişehir maçından beri, hiçbir şey oynamıyoruz. Zaten aldığımız skorlar da bunu gösteriyor. Kütahya ile aradaki puan farkı 10'a çıktı. Sıralamada da dördüncülüğe kadar geriledik. Onu bıraktım, play of hattından düşmemize, sadece 3 puan kaldı! Acil olarak birşeyler değişmezse, bu sene sonunda da çok üzüleceğiz.
Şampiyon olacak takım, kazandığı bütün maçları, tek farkla kazanmaz! Hiç olmazsa, üç beş maçta, zayıf rakiplere karşı, farka gider! Biz bunu hiç göremedik! Direk çıkmayı hak edecek bir futbol oynamıyoruz. Bunu bir kabul edelim. Play of için de ikinci olmak önemli. Rakiplerinden üç maç eksik oynuyorsun. Bunun cezası var, sakatlığı var, yorgunluğu var. Fakat, böyle birkaç kötü maç daha yaşarsak, ikinciliği geçtim, Play of bile oynayamayacağız! Acil önlem şart!
Erhan'ı çok arıyoruz. Onun yaptığı ince işlere çok ihtiyaç var. Kendisi biraz daha çabuk oynar ve koşu kalitesini arttırırsa, büyük yıldız olabilir. Bunun ilacı da belli: Çok çalışmak!
Birçok oyuncumuzun, büyük potansiyeli var. Bu çocukların çoğu, önemli yerlere gelebilir. Hepsinin de ihtiyacı olan tek şey, çok çalışmak.
Ben bu kadro ve hocadan çok umutluyum. Bu seneyi de kaybetsek bile, kadro korunmalı ve hoca kalmalı. Bu takım, bu sene olmasa da bir çok başarıya imza atacak!
Şimdi diyeceksiniz;-Abi, bu sezondan ümidi kestin mi?
Hayır, hiç öyle bir şey yok! Kesinlikle takıma güveniyorum. Toparlanacaklarını düşünüyorum. Fakat sonuçta play of şans işi. Küçük detaylar kazananı belirliyor. Bazen de kadronun, oynanan futbolun hiç önemi olmuyor! Belirleyici olan, şeref tribünündeki gücün oluyor! İşte biz, bu oyunun, bu kısmını, maalesef hiç beceremiyoruz!
Sevgi ve Saygılarımla
Anasayfa
Yazarlar
TANER ÇANIRTAY
Yazı Detayı
Bu yazı 548 kez okundu.
Karşıyaka Çok Mutsuz...
Balıkesir deplasmanına giden, İzmir ekibi, istediğini alamadı. 2-1
Maçın hemen başında, saçma sapan bir gol yiyen yeşil kırmızılıların çabaları, yetersiz kaldı. Balıkesirsporlu oyuncular, maçı çok daha fazla istedi. Karşıyakalı oyuncular, çok yavaş oynuyor. Maç boyunca, bir kez olsun, rakibi eksik yakalayamadılar. Sürekli geriye ve yana oynarsanız, topu kaybetmez ve ayağınızda tutarsınız ama gol atamazsınız! Düşünün, ilk kaleyi bulan şut 70. dakikada geldi! O da gol oldu!
Atağa çabuk çıkacak gibi olduğumuz bir iki pozisyonda, topu ayağına alan, dönüp ilerlemek yada ilerideki arkadaşına pas vermek yerine, topu en gerideki ve boştaki arkadaşına atıyor! Bu oyunculara kızamıyorum, çünkü altyapıdan beri kendisine bu öğretilmiş! İşte sokak topçusu ile altyapıda yetişen oyuncu arasındaki en büyük fark bu. Sokak topçusu, döner, ilerler ve golü arar. Rakibinden kurtulursa, pozisyon yaratır kurtulamazsa topu kaybeder! Altyapı topçusu ise topu kaybetmeden, en boştaki arkadaşına oynar. Tabi bu arada defans yerleşir ve yine set oyununa dönersin. Defans yerleştikten sonra gol atmak, çok daha büyük beceri ve efor ister.
Geçtiğimiz haftalarda, hücum presi, çok daha iyi uyguluyorduk. Rakip çıkarken kaptığımız toplarla, goller ve pozisyonlar buluyorduk. Son maçlarda bunu hiç göremedik. Kadronun değişmesi, bunda etkili olmuş olabilir. Ama takımın kazanma arzusunda ve koşu kalitesinde, belirgin bir düşüş var. Basatemür hocanın ilk eğilmesi gereken nokta, bence bu. Kazanma arzusunu arttırmak.
Aslında bu işler yönetimin işi. Profesyonel takımlarda motivasyonu arttırmanın yolu bellidir! Ama yönetime laf etmek, vicdanımı rahatsız eder! Hangi şartlarda göreve geldiklerini ve nasıl gayretli olduklarını görmemek için, kör olmak lazım! Hiçbir şeyi eksik yaptıklarını düşünmüyorum. Eski yöneticiler ve camia büyükleri, bu yönetime daha fazla destek olmalılar.
Eskişehir maçından beri, hiçbir şey oynamıyoruz. Zaten aldığımız skorlar da bunu gösteriyor. Kütahya ile aradaki puan farkı 10'a çıktı. Sıralamada da dördüncülüğe kadar geriledik. Onu bıraktım, play of hattından düşmemize, sadece 3 puan kaldı! Acil olarak birşeyler değişmezse, bu sene sonunda da çok üzüleceğiz.
Şampiyon olacak takım, kazandığı bütün maçları, tek farkla kazanmaz! Hiç olmazsa, üç beş maçta, zayıf rakiplere karşı, farka gider! Biz bunu hiç göremedik! Direk çıkmayı hak edecek bir futbol oynamıyoruz. Bunu bir kabul edelim. Play of için de ikinci olmak önemli. Rakiplerinden üç maç eksik oynuyorsun. Bunun cezası var, sakatlığı var, yorgunluğu var. Fakat, böyle birkaç kötü maç daha yaşarsak, ikinciliği geçtim, Play of bile oynayamayacağız! Acil önlem şart!
Erhan'ı çok arıyoruz. Onun yaptığı ince işlere çok ihtiyaç var. Kendisi biraz daha çabuk oynar ve koşu kalitesini arttırırsa, büyük yıldız olabilir. Bunun ilacı da belli: Çok çalışmak!
Birçok oyuncumuzun, büyük potansiyeli var. Bu çocukların çoğu, önemli yerlere gelebilir. Hepsinin de ihtiyacı olan tek şey, çok çalışmak.
Ben bu kadro ve hocadan çok umutluyum. Bu seneyi de kaybetsek bile, kadro korunmalı ve hoca kalmalı. Bu takım, bu sene olmasa da bir çok başarıya imza atacak!
Şimdi diyeceksiniz;-Abi, bu sezondan ümidi kestin mi?
Hayır, hiç öyle bir şey yok! Kesinlikle takıma güveniyorum. Toparlanacaklarını düşünüyorum. Fakat sonuçta play of şans işi. Küçük detaylar kazananı belirliyor. Bazen de kadronun, oynanan futbolun hiç önemi olmuyor! Belirleyici olan, şeref tribünündeki gücün oluyor! İşte biz, bu oyunun, bu kısmını, maalesef hiç beceremiyoruz!
Sevgi ve Saygılarımla
Ekleme
Tarihi: 26 Ocak 2026 -Pazartesi
Karşıyaka Çok Mutsuz...
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
