TANER ÇANIRTAY
Köşe Yazarı
TANER ÇANIRTAY
 

Demokrasi Aşığı Batı Medeniyeti!

   Siz değerli  HaberEge ve HaberEkspres okuyucuları için, birkaç gündür, Doğrudan Demokrasi kavramını tanıtmaya çalışıyorum. Bir yandan da, batı medeniyeti demokrasilerinin gerçek olmadığını anlatmaya çalışıyorum.   Tam da üstüne, Amerika Birleşik Devletlerinin, Venezuela Devlet Başkanını kaçırmasına tanık olduk! Aslında bu konuda sayısız örnek mevcut. Irak, Suriye, Kore, Vietnam, Bosna, Gazze, Lübnan ve birçok Afrika ülkesi, emperyalistlerin, demokrasi bombardımanından payını aldı! Hepsi demokrasi aşığı şu anda! Örnek çok!     Uluslararası toplum, gereken cevabı vermediği sürece, cüretleri artarak devam edecektir. Elimizdeki tek silah da, ticaret. Yani onların ürettiği hiç bir şeyi, ne kadar lezzetli olsa da, ne kadar kaliteli olsa da, ne kadar ucuz olsa da, satın almamak! Boykot kelimesi bile, bunları korkutmaya yetiyor. Çünkü para dönmezse, sistem işlemezse, biterler...      Amerikan rüyası tatlıdır ama kanlıdır! Amerikan rüyası dediğimiz, bize filmlerde gösterilen tatlı hayatlar için çok para lazım. O güzel rüyanın önemli bir kısmını, Amerika'daki silah fabrikalarının üretimi karşılar. Peki üretilen o kadar silah, bir yerlerde patlamazsa, seneye üretilen silahlar kime satılacak? İşte bu noktada,Batının gizli servisleri devreye girer. Bir yerlerde karışıklık çıkartır, iç savaş yaratır. Bu yeterli olmaz, iki tarafa da silah sattığı, lokal savaşlar çıkartır ve bu büyük ekonomisinin dönmesini sağlar.      Bir yandan da genel kurmaylığı, bağlı ülkeleri, olası savaşlarla korkutur. Onlara da yeni nesil silahlanmaya ikna eder. Edemezse manipüle eder. Daha olmadı, hükümeti satın alır yada komple değiştirir. Kendi adamlarını aralarına sokar. Ama bir şekilde istediğini elde eder. O silahları satar! Gariban halklar da emeklerinin önemli bir kısmıyla, bu paraları öder!      Artık Emperyalistlerin ar damarı çatladı!  Seçilmiş liderleri bile, yataklarından, aileleri ile birlikte kaçırıyorlar! Egemen devletlerin limanlarını bombalayıp, gemilerini yağmalıyorlar! Uluslararası hukuk, rafa kalkmış durumda! Her ne kadar Venezuela devlet başkanı için iyi konuşulmasa da, hiçbir egemen devletin başkanı, başka bir devletin silahlı kuvvetlerince kaçırılmamalı. Sıkıntı varsa uluslararası hukukun yolları takip edilmeli...     Peki doğrudan demokrasi kurulu olsaydı, yine böyle olur muydu? Hiçbir halk savaş istemez. Hiçbir halk, bile bile evlatlarını ölüme yollamaz. Ancak vatan savunması olursa, ölümlere razı olur! Başkasının ekmeğini çalmak için, oğlunuzu savaşa yollar mısınız?     Atatürk'ün başta olduğu ilk 15 yılda, ekonomimiz, düzenli bir şekilde, yıllık yüzde 15 büyümüş! Şimdi eksi büyüme diye kavram icat etmek zorunda kaldık!     Çözüm ortada durmuyor mu?  Çin, Atatürk'ün ekonomi kuramlarını inceleyerek başardığını açıklarken, hiç mi içiniz acımıyor?     Sadece Atatürk'ün altı okuna dönsek, problemin çoğu çözülecek. Ama Chp dahil, Atatürk'ün sözlerini içselleştiren bir parti göremiyorum. Chp dahil, herkes özelleştirme peşinde. Çünkü çokomelli kısmı orası! Oysa ihtiyacımız olan devletleştirme! Her sektörde, en az yüzde 35 devlet teşekkülü bulunsa, hem piyasa fiyatı mekanizmasını belirler. Hem istihdamı geliştirir. Hem işgücünün bedeli belirlenirken kullanılabilir. Ayrıca fırsatçılığa da engel olur.     Ekonomi ile ilgili mutlaka başka yazılarım da olacaktır. İnsan hakları konusunda da. Çünkü bu iki kavram birbirinden bağımsız değerlendirilemez. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan kişi bağımsız değildir. Dolayısıyla bir insan olarak haklarını kullanamaz!      Aslında yapılması gerekenler öyle bariz ki...     Görünmüyor olması mümkün değil! Zira Züccaciye dükkanına girmiş bir fil gibi ortada duruyor!Biraz kırıp dökmeden oradan çıkaramazsın! Ama orada kalmasına da, asla izin veremezsin!     Sevgi ve Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 04 Ocak 2026 -Pazar

Demokrasi Aşığı Batı Medeniyeti!

   Siz değerli  HaberEge ve HaberEkspres okuyucuları için, birkaç gündür, Doğrudan Demokrasi kavramını tanıtmaya çalışıyorum. Bir yandan da, batı medeniyeti demokrasilerinin gerçek olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
  Tam da üstüne, Amerika Birleşik Devletlerinin, Venezuela Devlet Başkanını kaçırmasına tanık olduk! Aslında bu konuda sayısız örnek mevcut. Irak, Suriye, Kore, Vietnam, Bosna, Gazze, Lübnan ve birçok Afrika ülkesi, emperyalistlerin, demokrasi bombardımanından payını aldı! Hepsi demokrasi aşığı şu anda! Örnek çok! 
   Uluslararası toplum, gereken cevabı vermediği sürece, cüretleri artarak devam edecektir. Elimizdeki tek silah da, ticaret. Yani onların ürettiği hiç bir şeyi, ne kadar lezzetli olsa da, ne kadar kaliteli olsa da, ne kadar ucuz olsa da, satın almamak! Boykot kelimesi bile, bunları korkutmaya yetiyor. Çünkü para dönmezse, sistem işlemezse, biterler... 
    Amerikan rüyası tatlıdır ama kanlıdır! Amerikan rüyası dediğimiz, bize filmlerde gösterilen tatlı hayatlar için çok para lazım. O güzel rüyanın önemli bir kısmını, Amerika'daki silah fabrikalarının üretimi karşılar. Peki üretilen o kadar silah, bir yerlerde patlamazsa, seneye üretilen silahlar kime satılacak? İşte bu noktada,Batının gizli servisleri devreye girer. Bir yerlerde karışıklık çıkartır, iç savaş yaratır. Bu yeterli olmaz, iki tarafa da silah sattığı, lokal savaşlar çıkartır ve bu büyük ekonomisinin dönmesini sağlar. 
    Bir yandan da genel kurmaylığı, bağlı ülkeleri, olası savaşlarla korkutur. Onlara da yeni nesil silahlanmaya ikna eder. Edemezse manipüle eder. Daha olmadı, hükümeti satın alır yada komple değiştirir. Kendi adamlarını aralarına sokar. Ama bir şekilde istediğini elde eder. O silahları satar! Gariban halklar da emeklerinin önemli bir kısmıyla, bu paraları öder! 
    Artık Emperyalistlerin ar damarı çatladı!  Seçilmiş liderleri bile, yataklarından, aileleri ile birlikte kaçırıyorlar! Egemen devletlerin limanlarını bombalayıp, gemilerini yağmalıyorlar! Uluslararası hukuk, rafa kalkmış durumda! Her ne kadar Venezuela devlet başkanı için iyi konuşulmasa da, hiçbir egemen devletin başkanı, başka bir devletin silahlı kuvvetlerince kaçırılmamalı. Sıkıntı varsa uluslararası hukukun yolları takip edilmeli... 
   Peki doğrudan demokrasi kurulu olsaydı, yine böyle olur muydu? Hiçbir halk savaş istemez. Hiçbir halk, bile bile evlatlarını ölüme yollamaz. Ancak vatan savunması olursa, ölümlere razı olur! Başkasının ekmeğini çalmak için, oğlunuzu savaşa yollar mısınız? 
   Atatürk'ün başta olduğu ilk 15 yılda, ekonomimiz, düzenli bir şekilde, yıllık yüzde 15 büyümüş! Şimdi eksi büyüme diye kavram icat etmek zorunda kaldık! 
   Çözüm ortada durmuyor mu?  Çin, Atatürk'ün ekonomi kuramlarını inceleyerek başardığını açıklarken, hiç mi içiniz acımıyor? 
   Sadece Atatürk'ün altı okuna dönsek, problemin çoğu çözülecek. Ama Chp dahil, Atatürk'ün sözlerini içselleştiren bir parti göremiyorum. Chp dahil, herkes özelleştirme peşinde. Çünkü çokomelli kısmı orası! Oysa ihtiyacımız olan devletleştirme! Her sektörde, en az yüzde 35 devlet teşekkülü bulunsa, hem piyasa fiyatı mekanizmasını belirler. Hem istihdamı geliştirir. Hem işgücünün bedeli belirlenirken kullanılabilir. Ayrıca fırsatçılığa da engel olur. 
   Ekonomi ile ilgili mutlaka başka yazılarım da olacaktır. İnsan hakları konusunda da. Çünkü bu iki kavram birbirinden bağımsız değerlendirilemez. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan kişi bağımsız değildir. Dolayısıyla bir insan olarak haklarını kullanamaz! 
    Aslında yapılması gerekenler öyle bariz ki... 
   Görünmüyor olması mümkün değil! Zira Züccaciye dükkanına girmiş bir fil gibi ortada duruyor!Biraz kırıp dökmeden oradan çıkaramazsın! Ama orada kalmasına da, asla izin veremezsin! 
   Sevgi ve Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.