Hayır, sakın yanlış anlamayın, değerli HaberEkspres ve HaberEge gazetesi okuyucuları. Memleket meselesi derken, Karşıyaka'dan bahsedeceğiz.
Öncelikle basketbol ile başlamak istiyorum. Sezon başında, kadroyu görünce, içim acıdı. Ve maçlara gitmeme kararı almıştım. Ligin başından beri var olan bir çınarın, yıkılıp gitmesine tanıklık etmek istememiştim. Ama sonra birkaç iyi transfer ve enerjik bir teknik sorumlu ile anlaşıldı. Oynanan basketbolun kalitesi yükseldi. Takımın mücadele gücü geri geldi. Ben de bu manevi davete, icabet edip, son maçta salondaki yerimi aldım. Bütün arkadaşlarımı, eşimi, dostumu, Karşıyaka aşığı herkesi, Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonuna beklerim! Unutmayın, bu sene gerçek rakiplerimiz, Fenerbahçe, Efes değil! Tofaş, Telekom, Büyük Çekmece gibi maçlarda, salonun mutlaka dolu olması lazım. Güzel ve önemli bir galibiyet oldu. Emeği geçen herkesi tebrik ederim. Basketbol'a ileriki yazılarımda döneceğim. Sadece son bir sözüm var. O da Egemen Güven kardeşim için...
Kardeşim, seni çocukluğundan beri takip ediyorum. Her platformda, her ortamda, seni en çok savunanlardan biri olmuşumdur. Sana hep inandım, hala da inanıyorum. Hadi artık Egemen! Bu sezon senin sezonun olsun! Sana inanan bizleri mahçup etme!
Gelelim Futbola...
Federasyon ve Federasyon Başkanı'nın Karşıyaka ile ne alıp veremediği var? Bilemiyorum. Aslında biliyorum! Yazamıyorum!!!
Ama bir kulübün aleyhine, bu kadar hata yapıldığına hiç şahit olmadım! Aynı federasyon başkanı, geçen sene, rakibimiz Bursaspor'un kaşkollarını takarak, timsah arenayı şereflendirdiler! Hakemin çok net bir penaltımızı vermediği bir maçta 2 puan kaybettik! Bursa'nın da hakemler tarafından nasıl korunduğunu, sezon boyu gördük! Onlar şampiyon oldular. Bizi play of'ta Muş maçında, hakemler nasıl doğradılar, gördük! Bütün Chp milletvekilleri, kordonda miting hazırlığındaydılar, daha mitinge saatler vardı. Bir tanesi bile tenezzül edip, 500 metre uzaklıktaki stada gelmedi. Gördük. Yaşadık... Belediye Başkanı bile gelmedi be!!!
Armana, Atatürk, ay yıldız armağan etmişse, böyle sahipsiz kalıyorsun işte! Ama hep söyledik, hep söyleyeceğiz, "Biz Atatürk'ün öz evlatları, var olduğumuz sürece, bazıları kahrolmaya devam edecektir!"
Ömer Faruk'un cezası aylardır düzeltilmedi. Benzer suçu işleyen diğer futbolcular 45 gün ceza alırken, Ömer Faruk'a 8 ay ceza verildi. Yapılan tüm başvurular da sonuçsuz kaldı. Bu kadar haklı olduğumuz bir noktada bile, hakkımızı koruyamadık. Sesimizi duyuramadık. Maalesef politik arenada hiç yokuz.
Şimdi de federasyon başkanı hiç duyulmamış bir şey yaptı. Üst liglerde oynayacak bir topçuyu, hırslı bir menajer edasıyla, ikna edip, rakibimiz Kütahya'ya hediye etti! Gerçekten Sayın Başkan'ın, Karşıyaka ile ne alıp veremediği var? Bu konu açıklamaya muhtaç?!
O zaman bize düşen görev, Karşıyaka'yı ne kadar çok sevdiğimizi, dosta düşmana göstermektir! Haydi Karşıyakalılar! Haydi gerçek Atatürkçüler! Karşıyaka tribünlerinde buluşalım!
Dünyada işgallerin ve savaşların arttığı bu dönemde, Türkiye'de, Atatürk'ün öz evlatları, büyük Karşıyakalılar, nasıl kenetlenirmiş, nasıl dünyanın dört köşesinden, bir maçlığına bile olsa, gelip tribündeki yerini alırmış, gösterelim!
Sevgi ve Saygılarımla
Anasayfa
Yazarlar
TANER ÇANIRTAY
Yazı Detayı
Bu yazı 928+ kez okundu.
Biraz da Memleket Meselelerini Konuşalım!
Hayır, sakın yanlış anlamayın, değerli HaberEkspres ve HaberEge gazetesi okuyucuları. Memleket meselesi derken, Karşıyaka'dan bahsedeceğiz.
Öncelikle basketbol ile başlamak istiyorum. Sezon başında, kadroyu görünce, içim acıdı. Ve maçlara gitmeme kararı almıştım. Ligin başından beri var olan bir çınarın, yıkılıp gitmesine tanıklık etmek istememiştim. Ama sonra birkaç iyi transfer ve enerjik bir teknik sorumlu ile anlaşıldı. Oynanan basketbolun kalitesi yükseldi. Takımın mücadele gücü geri geldi. Ben de bu manevi davete, icabet edip, son maçta salondaki yerimi aldım. Bütün arkadaşlarımı, eşimi, dostumu, Karşıyaka aşığı herkesi, Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonuna beklerim! Unutmayın, bu sene gerçek rakiplerimiz, Fenerbahçe, Efes değil! Tofaş, Telekom, Büyük Çekmece gibi maçlarda, salonun mutlaka dolu olması lazım. Güzel ve önemli bir galibiyet oldu. Emeği geçen herkesi tebrik ederim. Basketbol'a ileriki yazılarımda döneceğim. Sadece son bir sözüm var. O da Egemen Güven kardeşim için...
Kardeşim, seni çocukluğundan beri takip ediyorum. Her platformda, her ortamda, seni en çok savunanlardan biri olmuşumdur. Sana hep inandım, hala da inanıyorum. Hadi artık Egemen! Bu sezon senin sezonun olsun! Sana inanan bizleri mahçup etme!
Gelelim Futbola...
Federasyon ve Federasyon Başkanı'nın Karşıyaka ile ne alıp veremediği var? Bilemiyorum. Aslında biliyorum! Yazamıyorum!!!
Ama bir kulübün aleyhine, bu kadar hata yapıldığına hiç şahit olmadım! Aynı federasyon başkanı, geçen sene, rakibimiz Bursaspor'un kaşkollarını takarak, timsah arenayı şereflendirdiler! Hakemin çok net bir penaltımızı vermediği bir maçta 2 puan kaybettik! Bursa'nın da hakemler tarafından nasıl korunduğunu, sezon boyu gördük! Onlar şampiyon oldular. Bizi play of'ta Muş maçında, hakemler nasıl doğradılar, gördük! Bütün Chp milletvekilleri, kordonda miting hazırlığındaydılar, daha mitinge saatler vardı. Bir tanesi bile tenezzül edip, 500 metre uzaklıktaki stada gelmedi. Gördük. Yaşadık... Belediye Başkanı bile gelmedi be!!!
Armana, Atatürk, ay yıldız armağan etmişse, böyle sahipsiz kalıyorsun işte! Ama hep söyledik, hep söyleyeceğiz, "Biz Atatürk'ün öz evlatları, var olduğumuz sürece, bazıları kahrolmaya devam edecektir!"
Ömer Faruk'un cezası aylardır düzeltilmedi. Benzer suçu işleyen diğer futbolcular 45 gün ceza alırken, Ömer Faruk'a 8 ay ceza verildi. Yapılan tüm başvurular da sonuçsuz kaldı. Bu kadar haklı olduğumuz bir noktada bile, hakkımızı koruyamadık. Sesimizi duyuramadık. Maalesef politik arenada hiç yokuz.
Şimdi de federasyon başkanı hiç duyulmamış bir şey yaptı. Üst liglerde oynayacak bir topçuyu, hırslı bir menajer edasıyla, ikna edip, rakibimiz Kütahya'ya hediye etti! Gerçekten Sayın Başkan'ın, Karşıyaka ile ne alıp veremediği var? Bu konu açıklamaya muhtaç?!
O zaman bize düşen görev, Karşıyaka'yı ne kadar çok sevdiğimizi, dosta düşmana göstermektir! Haydi Karşıyakalılar! Haydi gerçek Atatürkçüler! Karşıyaka tribünlerinde buluşalım!
Dünyada işgallerin ve savaşların arttığı bu dönemde, Türkiye'de, Atatürk'ün öz evlatları, büyük Karşıyakalılar, nasıl kenetlenirmiş, nasıl dünyanın dört köşesinden, bir maçlığına bile olsa, gelip tribündeki yerini alırmış, gösterelim!
Sevgi ve Saygılarımla
Ekleme
Tarihi: 06 Ocak 2026 -Salı
Biraz da Memleket Meselelerini Konuşalım!
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
