Nevzat Dönmez
Köşe Yazarı
Nevzat Dönmez
 

CHP İzmir’de Yeni Bir Dönem mi?

Siyasette bazen en büyük sorun rakipler değildir. Bazen en büyük sorun, aynaya bakmayı unutmak olur. Şenol Aslanoğlu döneminde CHP İzmir İl Örgütü’nün en çok eleştirilen yönlerinden biri buydu: halktan kopukluk. Parti örgütü kendi içinde konuşuyor, kendi içinde tartışıyor ama sokaktaki vatandaşa aynı ölçüde dokunamıyordu.     Aslanoğlu’nun tutuklanarak cezaevine girmesiyle birlikte bu kopukluk daha da görünür hale geldi. İl örgütünde bir boşluk oluştu. Milletvekillerinin önemli bir kısmı sahada yoktu. Kentin yerel milletvekili sayılabilecek belediye meclis üyeleri ise çoğu zaman sadece meclis toplantılarında bir araya geliyordu. Kimin hangi mahallede çalıştığı, kimlerin sahada olduğu, nerede hangi çalışma yürütüldüğü… Bunları planlayan ve takip eden güçlü bir mekanizma da görünmüyordu. İşte tam bu noktada CHP İzmir’de yeni bir sayfa açıldı. Çağatay Güç il başkanlığı görevine seçildiğinde herkesin aklında aynı soru vardı: “Parti örgütü yeniden sahaya inecek mi?” Görünen o ki Güç, bu soruya sözle değil icraatla cevap vermek istiyor. Yeni il başkanının attığı adımlar, CHP İzmir’de uzun zamandır eksikliği hissedilen bir anlayışı yeniden hatırlatıyor: Siyaset masa başında değil, sahada yapılır. Karşıyaka’da düzenlenen iftar programında belediye meclis üyelerine yaptığı çağrı da bunun en somut örneklerinden biri oldu. Güç, açık bir mesaj verdi: “Hepinizi sahada görmek istiyorum.” Bu cümle aslında sadece bir talimat değil, aynı zamanda CHP İzmir’e verilmiş bir uyarı niteliğinde. Çünkü yıllardır İzmir siyasetinde sık sık dile getirilen bir algı var: “Burası bizim kalemiz… Ceketimizi koysak kazanırız.” Siyasette en tehlikeli duygulardan biri rehavettir. Seçimi garanti görmek, seçmeni garanti görmek demektir. Seçmeni garanti görmek ise zamanla seçmeni kaybetmenin başlangıcıdır. İşte Çağatay Güç’ün yapmak istediği şey tam da bu algıyı kırmak gibi görünüyor. Parti yöneticilerinin, milletvekillerinin ve meclis üyelerinin sokakta, mahallede, vatandaşın yanında olmasını istemesi bu nedenle önemli. Çünkü İzmir seçmeni yıllardır bir şeyi çok net söylüyor: “Bizi sadece seçimden seçime hatırlamayın.” Eğer CHP İzmir örgütü gerçekten sahaya iner, mahalle mahalle çalışır, vatandaşın derdini dinlerse… İzmir’de siyaset çok daha güçlü bir zemine oturur. Aksi halde “kalemiz” denilen şehirlerde bile sandığın sürpriz yapabildiğini Türkiye siyaseti defalarca gösterdi. Bugün CHP İzmir’de yeni bir dönem başlıyor olabilir. Ama bu dönemin başarılı olup olmayacağını belirleyecek tek şey var: Sahaya inmek. Eğer bu çağrı gerçekten karşılık bulursa… İzmir’de siyaset yeniden sokakta yazılmaya başlayabilir.    
Ekleme Tarihi: 23 Mart 2026 -Pazartesi

CHP İzmir’de Yeni Bir Dönem mi?

Siyasette bazen en büyük sorun rakipler değildir.
Bazen en büyük sorun, aynaya bakmayı unutmak olur.

Şenol Aslanoğlu döneminde CHP İzmir İl Örgütü’nün en çok eleştirilen yönlerinden biri buydu: halktan kopukluk.
Parti örgütü kendi içinde konuşuyor, kendi içinde tartışıyor ama sokaktaki vatandaşa aynı ölçüde dokunamıyordu.

 
 

Aslanoğlu’nun tutuklanarak cezaevine girmesiyle birlikte bu kopukluk daha da görünür hale geldi.
İl örgütünde bir boşluk oluştu.

Milletvekillerinin önemli bir kısmı sahada yoktu.
Kentin yerel milletvekili sayılabilecek belediye meclis üyeleri ise çoğu zaman sadece meclis toplantılarında bir araya geliyordu.

Kimin hangi mahallede çalıştığı, kimlerin sahada olduğu, nerede hangi çalışma yürütüldüğü…
Bunları planlayan ve takip eden güçlü bir mekanizma da görünmüyordu.

İşte tam bu noktada CHP İzmir’de yeni bir sayfa açıldı.

Çağatay Güç il başkanlığı görevine seçildiğinde herkesin aklında aynı soru vardı:
“Parti örgütü yeniden sahaya inecek mi?”

Görünen o ki Güç, bu soruya sözle değil icraatla cevap vermek istiyor.

Yeni il başkanının attığı adımlar, CHP İzmir’de uzun zamandır eksikliği hissedilen bir anlayışı yeniden hatırlatıyor:
Siyaset masa başında değil, sahada yapılır.

Karşıyaka’da düzenlenen iftar programında belediye meclis üyelerine yaptığı çağrı da bunun en somut örneklerinden biri oldu.

Güç, açık bir mesaj verdi:
“Hepinizi sahada görmek istiyorum.”

Bu cümle aslında sadece bir talimat değil, aynı zamanda CHP İzmir’e verilmiş bir uyarı niteliğinde.

Çünkü yıllardır İzmir siyasetinde sık sık dile getirilen bir algı var:
“Burası bizim kalemiz… Ceketimizi koysak kazanırız.”

Siyasette en tehlikeli duygulardan biri rehavettir.
Seçimi garanti görmek, seçmeni garanti görmek demektir.
Seçmeni garanti görmek ise zamanla seçmeni kaybetmenin başlangıcıdır.

İşte Çağatay Güç’ün yapmak istediği şey tam da bu algıyı kırmak gibi görünüyor.

Parti yöneticilerinin, milletvekillerinin ve meclis üyelerinin sokakta, mahallede, vatandaşın yanında olmasını istemesi bu nedenle önemli.

Çünkü İzmir seçmeni yıllardır bir şeyi çok net söylüyor:
“Bizi sadece seçimden seçime hatırlamayın.”

Eğer CHP İzmir örgütü gerçekten sahaya iner, mahalle mahalle çalışır, vatandaşın derdini dinlerse…
İzmir’de siyaset çok daha güçlü bir zemine oturur.

Aksi halde “kalemiz” denilen şehirlerde bile sandığın sürpriz yapabildiğini Türkiye siyaseti defalarca gösterdi.

Bugün CHP İzmir’de yeni bir dönem başlıyor olabilir.
Ama bu dönemin başarılı olup olmayacağını belirleyecek tek şey var:

Sahaya inmek.

Eğer bu çağrı gerçekten karşılık bulursa…
İzmir’de siyaset yeniden sokakta yazılmaya başlayabilir.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.