Nevzat Dönmez
Köşe Yazarı
Nevzat Dönmez
 

Klaros: Binlerce yıl öncesinden fısıldayan kehanet

Üç bin yıl önce… Anadolu’nun rüzgârı başka esiyor, geceleri başka kararıyordu. Ve insanlar, krallar, komutanlar, sıradan köylüler aylarca yol yürüyüp tek bir yere geliyordu: Klaros’a. Bugün İzmir’in hemen yanı başında, Menderes’in içinde sessizce duran o antik alan…  Bir zamanlar dünyanın en büyük kehanet merkezlerinden biriydi. İnsanlar geleceklerini öğrenmek için değil, kaderlerine dokunmak için geliyordu buraya. Çünkü Klaros’ta tanrı ile konuştuğunu söyleyen rahiplerin, büyük sırrı sakladığına inanılıyordu. Krallar ülkelerinin akıbetini soruyor… Komutanlar savaşa gidip gitmemesi gerektiğini öğrenmeye çalışıyor… Halk, yarınlarının nasıl biteceğine dair bir işaret arıyordu. Üç gecelik ayinlerden sonra verilen cevaplar ise sadece sözle değil, yazıyla sunuluyordu. İki nüsha hazırlanıyordu: Biri sorana veriliyor, biri ise Klaros’un karanlık arşivlerinde saklanıyordu. Ve bugün… Aradan üç bin yıl geçti. Klaros’un rahiplerinin tuttuğu o kayıtlara, hem bu topraklarda hem de o belgeleri alan kralların ülkelerinde rastlıyoruz. Bu bir efsane değil; kazılardan çıkan soğuk taşların, kırık tabletlerin bize anlattığı gerçek. Fakat işte acı olan şu: Geçen yıl Klaros’u sadece 25 bin kişi ziyaret etmiş. Eğer Roma’da, Berlin’de, Lizbon’da ya da Paris’te böyle bir kehanet merkezi olsaydı, ziyaretçi sayısı milyonlarla ölçülürdü. Bilet bulmak için aylar öncesinden rezervasyon gerekirdi. Çünkü dünya, hikâyesi olan yerleri sever. Biz ise kendi mucizemizin farkında değiliz. Belki de… Klaros’un kahinleri bugünün İzmir’ini bile bir tablete kazımışlardır; kim bilir? Belki de asıl kehanetler hala toprağın altında saklıdır. İşte tam da bu yüzden, Saya Holding’in Klaros’u ayağa kaldırmak için başlattığı çalışmaları yürekten alkışlıyorum. Dünyanın en eski kehanet merkezlerinden birini, hak ettiği yere taşımak için dev bir adım atıyorlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni, Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliği ve Saya Holding’in ana sponsorluğuyla Klaros, binlerce yıl sonra yeniden nefes almaya hazırlanıyor. Folkart ve Saya Holding’in kültürel mirasa duyduğu saygı, bu topraklara bırakılacak en değerli hediyelerden biri. Bu süreçte emeği geçen Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Bilimsel Danışman Doç. Dr. Onur Zunal, Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak, Saya İnsan Kaynakları Direktörü Kezban Sancak Elay ve kurumun kültürel sosyal etkinliklerinin mimarı, meslektaşım Ünal Ersözlü’ye özel bir teşekkür borçluyuz. Kimi gülecek ama söylemeden geçemeyeceğim: Eğer yarın bir gün Klaros’taki yeni kazılarda üç bin yıllık bir tablet bulunsa ve üzerinde Saya ya da Folkart amblemi çıksa, ben hiç şaşırmam. Kahinler bile bizi bu kadar güzel öngöremezdi! İnanıyorum… Sancak Ailesi’nin bu şehre duyduğu sevgiyle, Klaros çok kısa sürede yeniden doğacak. İzmir’in kültür atlasına yeni bir yıldız, Türkiye’nin tarih mirasına yeni bir nefes katılacak. Bu büyülü hikâyeyi yeniden canlandıran herkese sonsuz teşekkürler.  
Ekleme Tarihi: 29 Kasım 2025 -Cumartesi

Klaros: Binlerce yıl öncesinden fısıldayan kehanet

Üç bin yıl önce…
Anadolu’nun rüzgârı başka esiyor, geceleri başka kararıyordu.
Ve insanlar, krallar, komutanlar, sıradan köylüler aylarca yol yürüyüp tek bir yere geliyordu: Klaros’a.
Bugün İzmir’in hemen yanı başında, Menderes’in içinde sessizce duran o antik alan… 
Bir zamanlar dünyanın en büyük kehanet merkezlerinden biriydi. İnsanlar geleceklerini öğrenmek için değil, kaderlerine dokunmak için geliyordu buraya. Çünkü Klaros’ta tanrı ile konuştuğunu söyleyen rahiplerin, büyük sırrı sakladığına inanılıyordu.
Krallar ülkelerinin akıbetini soruyor…
Komutanlar savaşa gidip gitmemesi gerektiğini öğrenmeye çalışıyor…
Halk, yarınlarının nasıl biteceğine dair bir işaret arıyordu.
Üç gecelik ayinlerden sonra verilen cevaplar ise sadece sözle değil, yazıyla sunuluyordu. İki nüsha hazırlanıyordu:
Biri sorana veriliyor, biri ise Klaros’un karanlık arşivlerinde saklanıyordu.
Ve bugün… Aradan üç bin yıl geçti.
Klaros’un rahiplerinin tuttuğu o kayıtlara, hem bu topraklarda hem de o belgeleri alan kralların ülkelerinde rastlıyoruz. Bu bir efsane değil; kazılardan çıkan soğuk taşların, kırık tabletlerin bize anlattığı gerçek.
Fakat işte acı olan şu:
Geçen yıl Klaros’u sadece 25 bin kişi ziyaret etmiş.
Eğer Roma’da, Berlin’de, Lizbon’da ya da Paris’te böyle bir kehanet merkezi olsaydı, ziyaretçi sayısı milyonlarla ölçülürdü. Bilet bulmak için aylar öncesinden rezervasyon gerekirdi. Çünkü dünya, hikâyesi olan yerleri sever.
Biz ise kendi mucizemizin farkında değiliz.
Belki de…
Klaros’un kahinleri bugünün İzmir’ini bile bir tablete kazımışlardır; kim bilir?
Belki de asıl kehanetler hala toprağın altında saklıdır.
İşte tam da bu yüzden, Saya Holding’in Klaros’u ayağa kaldırmak için başlattığı çalışmaları yürekten alkışlıyorum.
Dünyanın en eski kehanet merkezlerinden birini, hak ettiği yere taşımak için dev bir adım atıyorlar.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni, Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliği ve Saya Holding’in ana sponsorluğuyla Klaros, binlerce yıl sonra yeniden nefes almaya hazırlanıyor. Folkart ve Saya Holding’in kültürel mirasa duyduğu saygı, bu topraklara bırakılacak en değerli hediyelerden biri.
Bu süreçte emeği geçen
Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak,
Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi,
Bilimsel Danışman Doç. Dr. Onur Zunal,
Folkart Genel Müdürü Metin Sancak,
Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak,
Saya İnsan Kaynakları Direktörü Kezban Sancak Elay
ve kurumun kültürel sosyal etkinliklerinin mimarı, meslektaşım Ünal Ersözlü’ye özel bir teşekkür borçluyuz.
Kimi gülecek ama söylemeden geçemeyeceğim:
Eğer yarın bir gün Klaros’taki yeni kazılarda üç bin yıllık bir tablet bulunsa ve üzerinde Saya ya da Folkart amblemi çıksa, ben hiç şaşırmam.
Kahinler bile bizi bu kadar güzel öngöremezdi!
İnanıyorum…
Sancak Ailesi’nin bu şehre duyduğu sevgiyle, Klaros çok kısa sürede yeniden doğacak.
İzmir’in kültür atlasına yeni bir yıldız, Türkiye’nin tarih mirasına yeni bir nefes katılacak.
Bu büyülü hikâyeyi yeniden canlandıran herkese sonsuz teşekkürler.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.