Bazı kavramlar vardır ki içi çok fazla boşaltılmış olduğu için önemini büyük ölçüde kaybetmiştir. Yerli yersiz ağızlara pelesenk olduğu için değer erozyonuna uğramış ve etkisini sıfırlamıştır. O yüzden de ağızdan çıkan her sözün bir ağırlığının olması kaçınılmazdır. “Lâf olsun beri gel!” kabilinden söylenen her söz hedefine ulaşmayan ok gibidir.
Dost, dostluk, dostum gibi kelimeler günümüzün en kahırlı ve boynu bükük kavramlarıdır. Dost kelimesi Türkçeye Farsçadan geçmiştir. Kelime karşılığı; sevilen kişi, sevgili, arkadaştır. Dostluğun karşılıklı sevgi ve karşılıksız birliktelik olduğu esastır. Teoride böyle olsa da uygulamada durum böyle değildir. Günümüzde dostluk veya dostluklar; çıkar, haz ve erdem üzerinden yürütülmektedir.
Birisiyle dostluğunuz karşılıklı çıkar ve menfaate dayanıyorsa bunun uzun süreli olması söz konusu değildir. Ortak paydanız ortadan kalktığında dostluğunuz da rafa kalkmış demektir. Burada sevgi, saygı, sadakatten eser olmayacağı için şartların değişmesiyle birlikte yollar ayrılmış olacaktır.
Diğer bir dostluk, haz ve zevk üzerinedir. Ortak bir hobi veya aktivite ile bir arada bulunmanız bir dostluk gibi görünse de ilgi alanlarının değişmesiyle birlikte zaten pamuk ipliğine bağlı olan bu dostluk da sona ermiş olacaktır. Burada zaten sizi bir arada tutan tek bir kanat olduğu için zaman içerisinde tek kanatlı olarak uçulmaz hükmü çerçevesinde mesele hitâma ermiş olacaktır.
Dostluğun gerçek anlamda değerini bulduğu durum erdem dostluğudur. Burada: Sevgi, kardeşlik, empati, özveri, fedakârlık, bağlılık, adanmışlık, verme, paylaşma, dayanma, yaslanma ve güven vardır. Bunun yanında; aldatma, kandırma, yalan, dolan, bencillik, çıkarcılık, kin, nefret ve kıskançlık yoktur. Dostluk, iki kişinin aynı pencereden bakması, aynı şeyleri düşünmesi ve aynı şeyleri hissetmesidir. Dost, seni senden daha fazla düşünendir. En zor gününde ilk aklına gelen kişidir.
Dostu en iyi ozanlar ifade etmişlerdir. Âşık Veysel bir deyişinde, “Dost dost diye nicesine sarıldım. Benim sadık yârim kara topraktır!” diyerek aslında şu fani dünyada dost bulmanın ne kadar zor olduğunu dile getirmiştir. Yine anonim bir türküde, “Bir dost bulamadım, gün akşam oldu!” ifadesi çok veciz bir şekilde dost bulmanın çok kolay olmadığını ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak; bir insanın erdem üzerine çok fazla dostunun olması söz konusu değildir. Dolayısıyla yaşamınıza anlam katmak adına en azından kendinize bir tane dost edinin. “Dostum benim!” diyebileceğiniz birisinin olması en büyük servet olarak tüm değerlerin üzerinde olacaktır. Dost kalın, dostlukla kalın.
Esenlik dileklerimle,
Erol Aydın
