ZAFER ÖZCİVAN
Köşe Yazarı
ZAFER ÖZCİVAN
 

FİNANSAL TİMES’IN TÜRKİYE ÜZERİNDEN VERDİĞİ UYARI

Türkiye ekonomisinin son yıllarda yaşadığı sert dalgalanmalar, küresel ekonomi çevrelerinde dikkatle izleniyor. İngiliz Financial Times’ın son analizi ise bu ilginin ötesine geçerek Türkiye’yi sadece bir örnek değil, diğer ülkeler için de bir uyarı işareti olarak konumlandırıyor. Gazete, Türkiye’nin “ultra Ortodoks” para politikası uygulamasına rağmen enflasyonu düşürmekte ciddi zorluklarla karşılaşmasını, konvansiyonel reçetelerin tek başına yeterli olmayabileceğinin işareti sayıyor. Bu değerlendirme, özellikle son iki yılda hızlı ve sert faiz artırımları yapan merkez bankalarının, para politikasına ilişkin “faiz artırırsam enflasyon iner” basitliğine kapılıp kapılmadığı tartışmasını yeniden gündeme taşıyor. FT’nin analizi, Türkiye’nin yaşadığı deneyimin bu noktada küresel bir ders sunduğunu öne sürüyor. Türkiye’nin ‘Ulta Ortodoks’ Deneyimi: Teori Doğru, Pratik Karışık 2023 ortasından itibaren Türkiye para politikasında keskin bir yön değişikliğine gitti. Yıllarca baskılanan faizler, hızlı ve büyük adımlarla yüzde 50’nin üzerine çekildi; mali sıkılaşma uygulamaya kondu, vergi artışları ve iç talebi dizginlemeye dönük politikalar devreye sokuldu. Kâğıt üzerinde bu yaklaşım, IMF’nin el kitabına yazılacak kadar Ortodoks bir sıkılaştırma programına işaret ediyordu. Ancak FT’nin altını çizdiği mesele şu: Enflasyon beklenenden daha yavaş ve daha inatçı şekilde geriliyor. Nominal faiz yüksek olsa da beklentilerdeki bozulma, fiyatlama davranışlarının kökleşmiş yapısı ve maliye politikasındaki harcama baskısı, sıkı para politikasının etkisini sınırlıyor. Yani FT’nin bakışında sorun, Türkiye’nin ortodoksluğu tercih etmesi değil; tek başına para politikasının, kökleşmiş enflasyon dinamiklerini çözmeye yetmemesi. Diğer Ülkeler İçin ‘Türkiye Uyarısı’: Para Politikası Her Şeyi Çözmez Gazete analizinde şu temel uyarıyı öne çıkarıyor: “Türkiye örneği, enflasyonla mücadelede aşırı faiz artışının tek başına sihirli bir değnek olmadığını gösteriyor.” Bu ifade, özellikle pandemi sonrası dönemde yüksek enflasyon yaşayan gelişmiş ülkelere yönelik bir hatırlatma niteliği taşıyor. ABD, İngiltere ve Euro Bölgesi, 2021–2023 döneminde Türkiye’nin yaşadığı seviyelerde olmasa da alışık olmadıkları ölçüde yüksek bir enflasyonla karşılaştı ve faiz artırımlarını hızlı şekilde devreye aldı. Bugün pek çok merkez bankası faiz indirim döngüsünü konuşurken, FT tam da bu noktada Türkiye üzerinden bir “erken zafer” uyarısı yapıyor. Çünkü Türkiye’de yaşanan deneyim, şunu ortaya koyuyor: Eğer ekonomi uzun süre bozulmuş fiyatlama alışkanlıklarına sahipse, Kamu maliyesi baskı altındaysa, Reel sektör ve hane halkı yüksek borçlulukla yaşıyorsa, Döviz kuru geçmişte ağır şekilde manipüle edilmişse, Sıkı para politikası tek başına kalıcı bir dezenflasyon yaratmaya yetmeyebilir. Bu, gelişmekte olan ülkeler kadar gelişmiş ülkeler için de önemli bir uyarı. Zira FT’ye göre, küresel ekonomi çevreleri çoğu zaman para politikası etkisini abartma eğiliminde. Türkiye’nin Yapısal Sorunları: Dünyaya Açık Dersler FT analizinde Türkiye’nin en yüksek enflasyon dönemlerinde bile talebin güçlü kalması, tasarruf eğiliminin zayıflığı ve finansal dolarizasyon gibi yapısal sorunların altı çiziliyor. Gazete, Türkiye’nin sadece yüksek enflasyonla değil, aynı zamanda ekonomik davranış kodlarının bozulmasıyla mücadele ettiğini vurguluyor. Bu sorunlar, küresel merkez bankalarına iki temel mesaj veriyor: 1. Beklentiler kırılırsa, faiz tek başına yetmez. Türkiye’de enflasyon uzun süre çift haneli devam ettiği için, halkın fiyatlama davranışı “enflasyon hep yüksek olur” varsayımına göre şekillenmiş durumda. Bu kırılmadan enflasyon kalıcı olarak düşemiyor. 2. Politika tutarlılığı olmazsa para politikası etkisizleşir. Geçmiş dönemlerdeki ani politika değişiklikleri, güveni zayıflattı. Güven eksikliği ise ekonomi politikalarının gecikmeli ve zayıf işlemesine neden oluyor. Süper Sıkı Para Politikasına Rağmen Zorluklar: Neden? FT’nin değerlendirmesine göre, Türkiye’nin sıkı para politikasının etkisini sınırlayan üç temel faktör var: Maliye politikasının aynı ölçüde sıkı olmaması: Kamu harcamaları hâlâ talebi canlı tutuyor. Döviz kurunun geçmişteki yapay istikrarının bozulmuş olması: Kura yönelik güvensizlik fiyatlara anında yansıyor. Ekonomik aktörlerin uzun süreli belirsizliğe karşı geliştirdiği savunma refleksleri: Etiketleme davranışı geçici şoklara bile abartılı tepki veriyor. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de para politikası doğru yolda olsa da diğer politika alanlarının gecikmesi dezenflasyonun hızını törpülüyor. FT’nin Sonuç Mesajı: “Türkiye Yanlış Yapmıyor Ama Tek Başına Yapamıyor” Financial Times’ın analizi Türkiye’nin politikalarını bir “başarısızlık” olarak nitelemiyor. Bilakis, küresel ekonomi dünyasına daha geniş bir uyarı yapıyor: “Sadece faizi artırmak enflasyonu otomatik olarak çözmez. Eğer ekonomi bozulmuş bir enflasyon kültürüne sahipse, para politikası en fazla yolun yarısını yürür.” Türkiye’nin deneyimi bu açıdan benzersiz bir laboratuvar işlevi görüyor: Para politikası doğru bir yöne dönerse bile, Mali disiplin ve yapısal reformlar gecikirse, Güven tamamen inşa edilmeden faiz aracının etkisi sınırlı kalır. Bugün ABD, İngiltere ve Avrupa merkez bankalarının Türkiye’ye mercek tutmasının nedeni de bu. Küresel ekonomi, pandemi sonrası dönemde enflasyonla mücadelede kısa vadeli başarılar elde etmiş olsa da FT analizine göre “henüz tehlike tamamen geçmedi.” Sonuç: Türkiye Hem Uyarıyor Hem De Göstergeler Sunuyor FT’nin Türkiye analizi, sadece bir ülke değerlendirmesi değil; küresel merkez bankalarına bir politika dersi niteliğinde. Türkiye’nin hikâyesi, yüksek enflasyonla mücadelede para politikası kadar maliye politikasının, yapısal reformların ve güven unsurunun da kritik önem taşıdığını yeniden hatırlatıyor. Ekonomi politikaları bir bütün olarak çalışmadığında, faiz ne kadar yüksek olursa olsun, enflasyonun inatçılığı sürebiliyor.
Ekleme Tarihi: 11 Aralık 2025 -Perşembe

FİNANSAL TİMES’IN TÜRKİYE ÜZERİNDEN VERDİĞİ UYARI

Türkiye ekonomisinin son yıllarda yaşadığı sert dalgalanmalar, küresel ekonomi çevrelerinde dikkatle izleniyor. İngiliz Financial Times’ın son analizi ise bu ilginin ötesine geçerek Türkiye’yi sadece bir örnek değil, diğer ülkeler için de bir uyarı işareti olarak konumlandırıyor. Gazete, Türkiye’nin “ultra Ortodoks” para politikası uygulamasına rağmen enflasyonu düşürmekte ciddi zorluklarla karşılaşmasını, konvansiyonel reçetelerin tek başına yeterli olmayabileceğinin işareti sayıyor.
Bu değerlendirme, özellikle son iki yılda hızlı ve sert faiz artırımları yapan merkez bankalarının, para politikasına ilişkin “faiz artırırsam enflasyon iner” basitliğine kapılıp kapılmadığı tartışmasını yeniden gündeme taşıyor. FT’nin analizi, Türkiye’nin yaşadığı deneyimin bu noktada küresel bir ders sunduğunu öne sürüyor.
Türkiye’nin ‘Ulta Ortodoks’ Deneyimi: Teori Doğru, Pratik Karışık
2023 ortasından itibaren Türkiye para politikasında keskin bir yön değişikliğine gitti. Yıllarca baskılanan faizler, hızlı ve büyük adımlarla yüzde 50’nin üzerine çekildi; mali sıkılaşma uygulamaya kondu, vergi artışları ve iç talebi dizginlemeye dönük politikalar devreye sokuldu. Kâğıt üzerinde bu yaklaşım, IMF’nin el kitabına yazılacak kadar Ortodoks bir sıkılaştırma programına işaret ediyordu.
Ancak FT’nin altını çizdiği mesele şu: Enflasyon beklenenden daha yavaş ve daha inatçı şekilde geriliyor. Nominal faiz yüksek olsa da beklentilerdeki bozulma, fiyatlama davranışlarının kökleşmiş yapısı ve maliye politikasındaki harcama baskısı, sıkı para politikasının etkisini sınırlıyor.
Yani FT’nin bakışında sorun, Türkiye’nin ortodoksluğu tercih etmesi değil; tek başına para politikasının, kökleşmiş enflasyon dinamiklerini çözmeye yetmemesi.
Diğer Ülkeler İçin ‘Türkiye Uyarısı’: Para Politikası Her Şeyi Çözmez
Gazete analizinde şu temel uyarıyı öne çıkarıyor:
“Türkiye örneği, enflasyonla mücadelede aşırı faiz artışının tek başına sihirli bir değnek olmadığını gösteriyor.”
Bu ifade, özellikle pandemi sonrası dönemde yüksek enflasyon yaşayan gelişmiş ülkelere yönelik bir hatırlatma niteliği taşıyor. ABD, İngiltere ve Euro Bölgesi, 2021–2023 döneminde Türkiye’nin yaşadığı seviyelerde olmasa da alışık olmadıkları ölçüde yüksek bir enflasyonla karşılaştı ve faiz artırımlarını hızlı şekilde devreye aldı. Bugün pek çok merkez bankası faiz indirim döngüsünü konuşurken, FT tam da bu noktada Türkiye üzerinden bir “erken zafer” uyarısı yapıyor.
Çünkü Türkiye’de yaşanan deneyim, şunu ortaya koyuyor:
Eğer ekonomi uzun süre bozulmuş fiyatlama alışkanlıklarına sahipse,
Kamu maliyesi baskı altındaysa,
Reel sektör ve hane halkı yüksek borçlulukla yaşıyorsa,
Döviz kuru geçmişte ağır şekilde manipüle edilmişse,
Sıkı para politikası tek başına kalıcı bir dezenflasyon yaratmaya yetmeyebilir.
Bu, gelişmekte olan ülkeler kadar gelişmiş ülkeler için de önemli bir uyarı. Zira FT’ye göre, küresel ekonomi çevreleri çoğu zaman para politikası etkisini abartma eğiliminde.
Türkiye’nin Yapısal Sorunları: Dünyaya Açık Dersler
FT analizinde Türkiye’nin en yüksek enflasyon dönemlerinde bile talebin güçlü kalması, tasarruf eğiliminin zayıflığı ve finansal dolarizasyon gibi yapısal sorunların altı çiziliyor. Gazete, Türkiye’nin sadece yüksek enflasyonla değil, aynı zamanda ekonomik davranış kodlarının bozulmasıyla mücadele ettiğini vurguluyor.
Bu sorunlar, küresel merkez bankalarına iki temel mesaj veriyor:
1. Beklentiler kırılırsa, faiz tek başına yetmez.
Türkiye’de enflasyon uzun süre çift haneli devam ettiği için, halkın fiyatlama davranışı “enflasyon hep yüksek olur” varsayımına göre şekillenmiş durumda. Bu kırılmadan enflasyon kalıcı olarak düşemiyor.
2. Politika tutarlılığı olmazsa para politikası etkisizleşir.
Geçmiş dönemlerdeki ani politika değişiklikleri, güveni zayıflattı. Güven eksikliği ise ekonomi politikalarının gecikmeli ve zayıf işlemesine neden oluyor.
Süper Sıkı Para Politikasına Rağmen Zorluklar: Neden?
FT’nin değerlendirmesine göre, Türkiye’nin sıkı para politikasının etkisini sınırlayan üç temel faktör var:
Maliye politikasının aynı ölçüde sıkı olmaması: Kamu harcamaları hâlâ talebi canlı tutuyor.
Döviz kurunun geçmişteki yapay istikrarının bozulmuş olması: Kura yönelik güvensizlik fiyatlara anında yansıyor.
Ekonomik aktörlerin uzun süreli belirsizliğe karşı geliştirdiği savunma refleksleri: Etiketleme davranışı geçici şoklara bile abartılı tepki veriyor.
Başka bir ifadeyle, Türkiye’de para politikası doğru yolda olsa da diğer politika alanlarının gecikmesi dezenflasyonun hızını törpülüyor.
FT’nin Sonuç Mesajı: “Türkiye Yanlış Yapmıyor Ama Tek Başına Yapamıyor”
Financial Times’ın analizi Türkiye’nin politikalarını bir “başarısızlık” olarak nitelemiyor. Bilakis, küresel ekonomi dünyasına daha geniş bir uyarı yapıyor:
“Sadece faizi artırmak enflasyonu otomatik olarak çözmez. Eğer ekonomi bozulmuş bir enflasyon kültürüne sahipse, para politikası en fazla yolun yarısını yürür.”
Türkiye’nin deneyimi bu açıdan benzersiz bir laboratuvar işlevi görüyor:
Para politikası doğru bir yöne dönerse bile,
Mali disiplin ve yapısal reformlar gecikirse,
Güven tamamen inşa edilmeden faiz aracının etkisi sınırlı kalır.
Bugün ABD, İngiltere ve Avrupa merkez bankalarının Türkiye’ye mercek tutmasının nedeni de bu. Küresel ekonomi, pandemi sonrası dönemde enflasyonla mücadelede kısa vadeli başarılar elde etmiş olsa da FT analizine göre “henüz tehlike tamamen geçmedi.”
Sonuç: Türkiye Hem Uyarıyor Hem De Göstergeler Sunuyor
FT’nin Türkiye analizi, sadece bir ülke değerlendirmesi değil; küresel merkez bankalarına bir politika dersi niteliğinde.
Türkiye’nin hikâyesi, yüksek enflasyonla mücadelede para politikası kadar maliye politikasının, yapısal reformların ve güven unsurunun da kritik önem taşıdığını yeniden hatırlatıyor.
Ekonomi politikaları bir bütün olarak çalışmadığında, faiz ne kadar yüksek olursa olsun, enflasyonun inatçılığı sürebiliyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.