ZAFER ÖZCİVAN
Köşe Yazarı
ZAFER ÖZCİVAN
 

2025 ARALIK AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

Türkiye’de işgücü piyasası 2025 yılının son ayında, ilk bakışta olumlu görünen ama satır aralarına dikkatle bakıldığında daha karmaşık bir tablo sunan verilerle yılı kapattı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı aralık ayında %7,7’ye gerileyerek son dönemlerin en düşük seviyelerinden birine indi. Ancak bu düşüş, istihdamdaki güçlü bir artıştan çok, işgücüne katılımdaki belirgin gerilemeyle birlikte gerçekleşti. Dolayısıyla rakamlar, “işsizlik azalıyor” manşetinin arkasında daha temkinli bir okuma ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İşsizlikte sert düşüş: Sayılar ne diyor? Hane halkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, Aralık 2025’te işsiz sayısı bir önceki aya kıyasla 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puanlık düşüşle %7,7 seviyesine geriledi. Bu, aylık bazda oldukça güçlü bir iyileşmeye işaret ediyor. Cinsiyet kırılımında ise tablo alışıldık farkları koruyor. Erkeklerde işsizlik oranı %6,3 seviyesinde gerçekleşirken, kadınlarda işsizlik %10,5 ile hâlâ çift haneli seviyelerde bulunuyor. Erkeklerde daha düşük işsizlik oranı, kadınlarda ise daha sınırlı işgücüne katılım ve daha kırılgan istihdam yapısının devam ettiğini gösteriyor. Ancak işsizlikteki bu düşüşün kaynağına bakıldığında, istihdam artışından ziyade işgücünden çıkan nüfusun etkisi öne çıkıyor. İstihdam yerinde sayıyor Aralık ayında istihdam edilenlerin sayısı 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin oldu. İstihdam oranı ise bir önceki ayla aynı kalarak %49,1 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde istihdam oranı %66,8, kadınlarda ise %31,7 düzeyinde. Bu veriler, işsizlik oranındaki düşüşün istihdam kaynaklı olmadığını net biçimde ortaya koyuyor. Aksine, istihdamda sınırlı bir gerileme söz konusu. Ekonomide üretim ve hizmet kapasitesinin genişlemesinden çok, iş arama davranışındaki değişimin istatistikleri şekillendirdiği bir ay yaşandı. Asıl belirleyici: İşgücüne katılım geriliyor Aralık 2025 verilerinin en kritik göstergelerinden biri, işgücüne katılma oranındaki düşüş oldu. İşgücü, bir ayda 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişiye gerilerken, işgücüne katılma oranı 0,5 puanlık düşüşle %53,2 oldu. Erkeklerde işgücüne katılım %71,3’e, kadınlarda ise %35,5’e indi. Kadınların işgücü piyasasına katılımı hâlâ yapısal sorunların en belirgin olduğu alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Bakım yükümlülükleri, kayıt dışı çalışma, esnek ve güvenceli iş olanaklarının sınırlılığı, bu düşük oranların arkasındaki temel faktörler arasında yer alıyor. İşgücüne dahil olmayanların sayısındaki 369 bin kişilik artış, işsizlikteki düşüşün neden daha dikkatli okunması gerektiğini gösteriyor. İş aramaktan vazgeçen, umut kırılması yaşayan ya da geçici olarak işgücü piyasasının dışına çıkan kesimler, işsizlik oranını aşağı çeken ama piyasanın sağlığını doğrudan yansıtmayan bir etki yaratıyor. Genç işsizliği geriliyor ama tablo hâlâ kırılgan 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, aralık ayında 1,1 puan düşerek %14,1 oldu. Erkek gençlerde işsizlik %12,0, kadın gençlerde ise %18,2 seviyesinde gerçekleşti. Genç işsizliğindeki düşüş olumlu bir sinyal olmakla birlikte, oranların genel işsizlik seviyesinin hâlâ oldukça üzerinde olması dikkat çekiyor. Özellikle genç kadınlarda görülen yüksek oranlar, eğitim-istihdam uyumsuzluğu, deneyim eksikliği ve güvenceli ilk iş olanaklarının yetersizliği gibi kronik sorunların devam ettiğini ortaya koyuyor. Çalışanlar daha uzun çalışıyor İstihdam edilenlerden işbaşında olanların mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, aralık ayında 0,8 saat artarak 43,1 saate yükseldi. Bu artış, iş yükünün daha az sayıda çalışan üzerinde yoğunlaştığını ve verimlilikten çok “daha uzun çalışma” yoluyla üretimin sürdürüldüğünü düşündürüyor. Uzayan çalışma süreleri, kısa vadede üretimi desteklese de orta vadede çalışan sağlığı, iş verimliliği ve iş-yaşam dengesi açısından riskler barındırıyor. Âtıl işgücü hâlâ yüksek Dar tanımlı işsizlik oranı gerilese de âtıl işgücü oranı %28,6 ile oldukça yüksek bir seviyede kalmaya devam ediyor. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan bu gösterge, işgücü piyasasındaki gerçek kapasite kullanımını daha net ortaya koyuyor. Âtıl işgücündeki sınırlı düşüş, iş arayan ama uygun iş bulamayan ya da mevcut işinde yeterince çalışamayan geniş bir kesimin varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu durum, işgücü piyasasında nicelikten çok nitelik sorunu yaşandığını ortaya koyuyor. Genel tablo: İyileşme var ama kırılgan Aralık 2025 işgücü verileri, işsizlik oranında kayda değer bir düşüşe işaret etse de bu iyileşmenin büyük ölçüde işgücüne katılımdaki gerilemeden kaynaklandığını gösteriyor. İstihdam artışının zayıf kalması, âtıl işgücünün yüksekliği ve kadınlar ile gençler açısından devam eden yapısal sorunlar, işgücü piyasasında kalıcı bir toparlanma için daha güçlü ve kapsayıcı politikalara ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde işgücü verilerinin sağlıklı bir şekilde iyileşebilmesi için; istihdam yaratma kapasitesini artıran yatırımların, kadın ve genç istihdamını destekleyen politikaların ve kayıtlı, güvenceli çalışma koşullarının güçlendirilmesi kritik önem taşımaya devam edecek.
Ekleme Tarihi: 30 Ocak 2026 -Cuma

2025 ARALIK AYI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

Türkiye’de işgücü piyasası 2025 yılının son ayında, ilk bakışta olumlu görünen ama satır aralarına dikkatle bakıldığında daha karmaşık bir tablo sunan verilerle yılı kapattı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı aralık ayında %7,7’ye gerileyerek son dönemlerin en düşük seviyelerinden birine indi. Ancak bu düşüş, istihdamdaki güçlü bir artıştan çok, işgücüne katılımdaki belirgin gerilemeyle birlikte gerçekleşti. Dolayısıyla rakamlar, “işsizlik azalıyor” manşetinin arkasında daha temkinli bir okuma ihtiyacını da beraberinde getiriyor.
İşsizlikte sert düşüş: Sayılar ne diyor?
Hane halkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, Aralık 2025’te işsiz sayısı bir önceki aya kıyasla 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puanlık düşüşle %7,7 seviyesine geriledi. Bu, aylık bazda oldukça güçlü bir iyileşmeye işaret ediyor.
Cinsiyet kırılımında ise tablo alışıldık farkları koruyor. Erkeklerde işsizlik oranı %6,3 seviyesinde gerçekleşirken, kadınlarda işsizlik %10,5 ile hâlâ çift haneli seviyelerde bulunuyor. Erkeklerde daha düşük işsizlik oranı, kadınlarda ise daha sınırlı işgücüne katılım ve daha kırılgan istihdam yapısının devam ettiğini gösteriyor.
Ancak işsizlikteki bu düşüşün kaynağına bakıldığında, istihdam artışından ziyade işgücünden çıkan nüfusun etkisi öne çıkıyor.
İstihdam yerinde sayıyor
Aralık ayında istihdam edilenlerin sayısı 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin oldu. İstihdam oranı ise bir önceki ayla aynı kalarak %49,1 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde istihdam oranı %66,8, kadınlarda ise %31,7 düzeyinde.
Bu veriler, işsizlik oranındaki düşüşün istihdam kaynaklı olmadığını net biçimde ortaya koyuyor. Aksine, istihdamda sınırlı bir gerileme söz konusu. Ekonomide üretim ve hizmet kapasitesinin genişlemesinden çok, iş arama davranışındaki değişimin istatistikleri şekillendirdiği bir ay yaşandı.
Asıl belirleyici: İşgücüne katılım geriliyor
Aralık 2025 verilerinin en kritik göstergelerinden biri, işgücüne katılma oranındaki düşüş oldu. İşgücü, bir ayda 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişiye gerilerken, işgücüne katılma oranı 0,5 puanlık düşüşle %53,2 oldu.
Erkeklerde işgücüne katılım %71,3’e, kadınlarda ise %35,5’e indi. Kadınların işgücü piyasasına katılımı hâlâ yapısal sorunların en belirgin olduğu alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Bakım yükümlülükleri, kayıt dışı çalışma, esnek ve güvenceli iş olanaklarının sınırlılığı, bu düşük oranların arkasındaki temel faktörler arasında yer alıyor.
İşgücüne dahil olmayanların sayısındaki 369 bin kişilik artış, işsizlikteki düşüşün neden daha dikkatli okunması gerektiğini gösteriyor. İş aramaktan vazgeçen, umut kırılması yaşayan ya da geçici olarak işgücü piyasasının dışına çıkan kesimler, işsizlik oranını aşağı çeken ama piyasanın sağlığını doğrudan yansıtmayan bir etki yaratıyor.
Genç işsizliği geriliyor ama tablo hâlâ kırılgan
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, aralık ayında 1,1 puan düşerek %14,1 oldu. Erkek gençlerde işsizlik %12,0, kadın gençlerde ise %18,2 seviyesinde gerçekleşti.
Genç işsizliğindeki düşüş olumlu bir sinyal olmakla birlikte, oranların genel işsizlik seviyesinin hâlâ oldukça üzerinde olması dikkat çekiyor. Özellikle genç kadınlarda görülen yüksek oranlar, eğitim-istihdam uyumsuzluğu, deneyim eksikliği ve güvenceli ilk iş olanaklarının yetersizliği gibi kronik sorunların devam ettiğini ortaya koyuyor.
Çalışanlar daha uzun çalışıyor
İstihdam edilenlerden işbaşında olanların mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, aralık ayında 0,8 saat artarak 43,1 saate yükseldi. Bu artış, iş yükünün daha az sayıda çalışan üzerinde yoğunlaştığını ve verimlilikten çok “daha uzun çalışma” yoluyla üretimin sürdürüldüğünü düşündürüyor.
Uzayan çalışma süreleri, kısa vadede üretimi desteklese de orta vadede çalışan sağlığı, iş verimliliği ve iş-yaşam dengesi açısından riskler barındırıyor.
Âtıl işgücü hâlâ yüksek
Dar tanımlı işsizlik oranı gerilese de âtıl işgücü oranı %28,6 ile oldukça yüksek bir seviyede kalmaya devam ediyor. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan bu gösterge, işgücü piyasasındaki gerçek kapasite kullanımını daha net ortaya koyuyor.
Âtıl işgücündeki sınırlı düşüş, iş arayan ama uygun iş bulamayan ya da mevcut işinde yeterince çalışamayan geniş bir kesimin varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu durum, işgücü piyasasında nicelikten çok nitelik sorunu yaşandığını ortaya koyuyor.
Genel tablo: İyileşme var ama kırılgan
Aralık 2025 işgücü verileri, işsizlik oranında kayda değer bir düşüşe işaret etse de bu iyileşmenin büyük ölçüde işgücüne katılımdaki gerilemeden kaynaklandığını gösteriyor. İstihdam artışının zayıf kalması, âtıl işgücünün yüksekliği ve kadınlar ile gençler açısından devam eden yapısal sorunlar, işgücü piyasasında kalıcı bir toparlanma için daha güçlü ve kapsayıcı politikalara ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde işgücü verilerinin sağlıklı bir şekilde iyileşebilmesi için; istihdam yaratma kapasitesini artıran yatırımların, kadın ve genç istihdamını destekleyen politikaların ve kayıtlı, güvenceli çalışma koşullarının güçlendirilmesi kritik önem taşımaya devam edecek.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.