Cihad Taysi
Köşe Yazarı
Cihad Taysi
 

Hak sahipleri TOKİ’den yanıt bekliyor

Özellikle sosyal medya da ve bazı platformlarda TOKİ hak sahipleri sordukları sorularla ve yaptıkları eleştirilerle TOKİ’ye isyan ediyor. Hak sahibi olup 4 -5 yıldır bekleyenler var. Hak sahibi oldukları peşinat ile şimdi istenen peşinatı yüksek bulanlar ve ödeyemeyiz diyenler var. Merkez diye çekilen konutların dağ başına yapılacağını duyup fiyatı yüksek bulanlar var.Kısacası her il için farklı soru ve sıkıntılar var. Şimdi bir analiz yapalım aşağıda ,TOKİ mi haklı? Yoksa yıllardır ucuz konut için bekleyen dar gelirli hak sahipleri mi ?   1. 250 bin konut hâlâ bitmeden 500 bin konut hedefi gerçekçi mi? Depremler nedeniyle üretim kapasitesi ciddi şekilde afet bölgelerine kaydı. Bu da bazı projelerde gecikmelere yol açtı. Ancak vatandaş açısından bakıldığında gecikmenin sebebi ikinci planda kalıyor; hak sahipleri için önemli olan konutlarına bir an önce kavuşmak. Bu nedenle: Önceki projelerin tamamlanmamış olması, Yeni projelerin ilan edilmesiyle birlikte daha da geri plana düşme ihtimali, haklı olarak adaletsizlik algısı yaratıyor.   2. “İlk gelen önce teslim edilir” ilkesi zedelenir mi? Eğer TOKİ üretim kapasitesini aynı anda iki dev projeye bölüyorsa: 250 bin konutun hak sahipleri, 500 bin konut için yeni başvuru yapan kişiler arasında eşitsizlik ortaya çıkabilir. Bu, özellikle yıllardır bekleyenler için haksızlık olmuyor mu?    3. TOKİ “kapasite artırımı” iddiasında bulunabilir ama bu yetmez TOKİ yeni projeyi açıklarken muhtemelen “kapasitemizi artırıyoruz, ikisi birden ilerleyecek” diye savunacaktır. Fakat şeffaf şekilde: Kaç konutun tamamlandığı, Kaçının yarım kaldığı, Gecikme sebepleri, Yeni programın takvimi, gibi bilgiler paylaşılmadıkça, kamuoyu bu artışa ikna olmaz.    4. Esas problem: Önceki proje için verilen taahhütlerin zamanında yerine getirilememesi Devlet kurumları özellikle hak sahipliği olan projelerde: Zamanında teslim, Eşitlik, Şeffaf ilerleme, ilkesinden saparsa, yeni projeler açıklamak güven erozyonu oluşturur. Bu yüzden 500 bin konut projesi açıklanırken bile kamuoyunda şöyle bir soru oluşuyor: “Geçmişi bitirmeden yeni işe başlamak doğru mu?” Bu soruyu soranlar tamamen haklı.        Sonuç Evet, önceki 250 bin konut tamamlanmadan 500 bin konut daha ilan edilmesi, hem yönetimsel açıdan riskli hem de hak sahipleri açısından adaletsizlik algısına yol açan bir durumdur. En doğru yaklaşım: 250 bin konutun net ilerleme raporunun her il için halka açıklanması, Teslim takviminin illere göre güncellenmesi, Bu tamamlanma düzeyine göre yeni proje planlaması yapılmasıdır. Bunlar yapılmadığı sürece: “Daha önceki konutu teslim edemeyen TOKİ, 500 bin konutu nasıl zamanında yapacak?” sorusu – evet, tamamen haklı bir sorudur.
Ekleme Tarihi: 23 Mart 2026 -Pazartesi

Hak sahipleri TOKİ’den yanıt bekliyor

Özellikle sosyal medya da ve bazı platformlarda TOKİ hak sahipleri sordukları sorularla ve yaptıkları eleştirilerle TOKİ’ye isyan ediyor. Hak sahibi olup 4 -5 yıldır bekleyenler var. Hak sahibi oldukları peşinat ile şimdi istenen peşinatı yüksek bulanlar ve ödeyemeyiz diyenler var. Merkez diye çekilen konutların dağ başına yapılacağını duyup fiyatı yüksek bulanlar var.Kısacası her il için farklı soru ve sıkıntılar var. Şimdi bir analiz yapalım aşağıda ,TOKİ mi haklı? Yoksa yıllardır ucuz konut için bekleyen dar gelirli hak sahipleri mi ?

 

1. 250 bin konut hâlâ bitmeden 500 bin konut hedefi gerçekçi mi?

Depremler nedeniyle üretim kapasitesi ciddi şekilde afet bölgelerine kaydı. Bu da bazı projelerde gecikmelere yol açtı. Ancak vatandaş açısından bakıldığında gecikmenin sebebi ikinci planda kalıyor; hak sahipleri için önemli olan konutlarına bir an önce kavuşmak.

Bu nedenle:

  • Önceki projelerin tamamlanmamış olması,
  • Yeni projelerin ilan edilmesiyle birlikte daha da geri plana düşme ihtimali,

haklı olarak adaletsizlik algısı yaratıyor.

 

2. “İlk gelen önce teslim edilir” ilkesi zedelenir mi?

Eğer TOKİ üretim kapasitesini aynı anda iki dev projeye bölüyorsa:

  • 250 bin konutun hak sahipleri,
  • 500 bin konut için yeni başvuru yapan kişiler

arasında eşitsizlik ortaya çıkabilir.

Bu, özellikle yıllardır bekleyenler için haksızlık olmuyor mu?

 

 3. TOKİ “kapasite artırımı” iddiasında bulunabilir ama bu yetmez

TOKİ yeni projeyi açıklarken muhtemelen “kapasitemizi artırıyoruz, ikisi birden ilerleyecek” diye savunacaktır. Fakat şeffaf şekilde:

  • Kaç konutun tamamlandığı,
  • Kaçının yarım kaldığı,
  • Gecikme sebepleri,
  • Yeni programın takvimi,

gibi bilgiler paylaşılmadıkça, kamuoyu bu artışa ikna olmaz.

 

 4. Esas problem: Önceki proje için verilen taahhütlerin zamanında yerine getirilememesi

Devlet kurumları özellikle hak sahipliği olan projelerde:

  • Zamanında teslim,
  • Eşitlik,
  • Şeffaf ilerleme,

ilkesinden saparsa, yeni projeler açıklamak güven erozyonu oluşturur.

Bu yüzden 500 bin konut projesi açıklanırken bile kamuoyunda şöyle bir soru oluşuyor:

“Geçmişi bitirmeden yeni işe başlamak doğru mu?”

Bu soruyu soranlar tamamen haklı.

 

 

 

 Sonuç

Evet, önceki 250 bin konut tamamlanmadan 500 bin konut daha ilan edilmesi, hem yönetimsel açıdan riskli hem de hak sahipleri açısından adaletsizlik algısına yol açan bir durumdur.

En doğru yaklaşım:

  1. 250 bin konutun net ilerleme raporunun her il için halka açıklanması,
  2. Teslim takviminin illere göre güncellenmesi,
  3. Bu tamamlanma düzeyine göre yeni proje planlaması yapılmasıdır.

Bunlar yapılmadığı sürece:

“Daha önceki konutu teslim edemeyen TOKİ, 500 bin konutu nasıl zamanında yapacak?” sorusu – evet, tamamen haklı bir sorudur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.