Yargıda yeni dönem: Sıfır gecikmeli model başlıyor

GÜNDEM/GÜNCEL (HABER MERKEZİ ) - | 04.01.2026 - 14:09, Güncelleme: 04.01.2026 - 14:09 758 kez okundu.
 

Yargıda yeni dönem: Sıfır gecikmeli model başlıyor

Uzun süren dava ve soruşturmalar için geliştirilen “Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli” ile adalet komisyonları ve başsavcılara aktif sorumluluk verilecek
Türkiye’de uzun süren yargılamalar nedeniyle artan bireysel başvurular ve ihlal kararları, yargı süreçlerinin yeniden yapılandırılmasını gündeme getirdi. Bu kapsamda “Sıfır gecikmeli yargı modeli” adı verilen yeni uygulamanın bu yıl içinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Uzayan davalar mercek altına alınacak Yeni modelle, ortalamayı bozan ve yıllarca süren dava ve soruşturmaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Özellikle boşanma, kira, kadastro ve uzun süre sonuçlandırılamayan soruşturma dosyaları sistemin odak noktaları arasında yer alıyor. Her dosya için, yargılamanın neden uzadığı, hangi aşamalarda tıkanıklık yaşandığı ve sürecin nasıl hızlandırılabileceği ayrıntılı olarak analiz edilecek. Gecikmelerden sorumluluk paylaşımı Modelin en dikkat çekici yönlerinden biri, gecikmeler konusunda sorumluluğun net biçimde tanımlanması. Buna göre uzun süren dava ve soruşturmalarda adalet komisyonları ile cumhuriyet başsavcıları aktif sorumluluk üstlenecek. Bu kapsamda kurulacak Yargının Etkinliği Büroları, dosyaları tek tek inceleyerek; Dosyanın hangi aşamada beklediğini, Sürecin neden uzadığını, Hangi müdahalelerle hızlandırılabileceğini raporlayacak. Erken uyarı sistemi devrede olacak Süreç izleme ve erken uyarı mekanizması sayesinde, dosyaların yıllarca sürmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Gecikme riski, henüz başlangıç aşamasında tespit edilerek ilgili birimlere bildirilecek. Bu yolla, “makul sürede yargılanma” ilkesinin korunması ve ihlallerin en baştan önlenmesi hedefleniyor. UYAP verileriyle performans ölçümü Yargının Etkinliği Büroları, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden elde edilen verilerle çalışacak. Mahkemeler ve cumhuriyet başsavcılıklarının performansı dönemsel olarak ölçülecek ve raporlanacak. Gelen, çıkan ve devreden dosya sayıları ayrıntılı biçimde incelenerek hem yıllık genel raporlar hem de birim bazlı değerlendirmeler hazırlanacak. Kadro ve mahkeme planlamasına veri desteği Elde edilen verilerin, hâkim ve savcıların iş yüküne göre daha dengeli dağıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca yeni mahkemelerin kurulması, mevcut mahkemelerin yeniden yapılandırılması ve personel ihtiyacının belirlenmesinde bu analizler temel alınacak. Riskli dosyalar daha başta tespit edilecek Yeni sistem yalnızca devam eden davaları değil, henüz başlama aşamasındaki soruşturma ve davaları da kapsıyor. Uzama riski taşıyan dosyaların erken aşamada tespit edilmesi, sistemin temel hedefleri arasında yer alıyor. Bu sayede hem adaletin zamanında tecelli etmesi hem de yargıya olan güvenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bakan Tunç: Makul sürede yargılama anayasal bir haktır Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yeni modele ilişkin değerlendirmesinde makul sürede yargılanma hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekti. Tunç, şu ifadeleri kullandı: “Makul sürede yargılanma anayasal bir haktır. HSK olarak başlattığımız ‘Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli’ ile bu hakkı güçlendiriyor, istikrarlı ve sistematik bir süreci hayata geçiriyoruz.” Yargıda yapısal dönüşüm hedefleniyor Uygulamanın devreye girmesiyle birlikte, Türkiye’de yargılamaların daha öngörülebilir, hızlı ve etkin bir yapıya kavuşması bekleniyor. Uzun yargılama sürelerinin kronik bir sorun olmaktan çıkarılması, hem iç hukukta hem de uluslararası alanda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Uzun süren dava ve soruşturmalar için geliştirilen “Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli” ile adalet komisyonları ve başsavcılara aktif sorumluluk verilecek

Türkiye’de uzun süren yargılamalar nedeniyle artan bireysel başvurular ve ihlal kararları, yargı süreçlerinin yeniden yapılandırılmasını gündeme getirdi. Bu kapsamda “Sıfır gecikmeli yargı modeli” adı verilen yeni uygulamanın bu yıl içinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Uzayan davalar mercek altına alınacak

Yeni modelle, ortalamayı bozan ve yıllarca süren dava ve soruşturmaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Özellikle boşanma, kira, kadastro ve uzun süre sonuçlandırılamayan soruşturma dosyaları sistemin odak noktaları arasında yer alıyor.

Her dosya için, yargılamanın neden uzadığı, hangi aşamalarda tıkanıklık yaşandığı ve sürecin nasıl hızlandırılabileceği ayrıntılı olarak analiz edilecek.

Gecikmelerden sorumluluk paylaşımı

Modelin en dikkat çekici yönlerinden biri, gecikmeler konusunda sorumluluğun net biçimde tanımlanması. Buna göre uzun süren dava ve soruşturmalarda adalet komisyonları ile cumhuriyet başsavcıları aktif sorumluluk üstlenecek.

Bu kapsamda kurulacak Yargının Etkinliği Büroları, dosyaları tek tek inceleyerek;

Dosyanın hangi aşamada beklediğini,

Sürecin neden uzadığını,

Hangi müdahalelerle hızlandırılabileceğini
raporlayacak.

Erken uyarı sistemi devrede olacak

Süreç izleme ve erken uyarı mekanizması sayesinde, dosyaların yıllarca sürmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Gecikme riski, henüz başlangıç aşamasında tespit edilerek ilgili birimlere bildirilecek.

Bu yolla, “makul sürede yargılanma” ilkesinin korunması ve ihlallerin en baştan önlenmesi hedefleniyor.

UYAP verileriyle performans ölçümü

Yargının Etkinliği Büroları, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden elde edilen verilerle çalışacak. Mahkemeler ve cumhuriyet başsavcılıklarının performansı dönemsel olarak ölçülecek ve raporlanacak.

Gelen, çıkan ve devreden dosya sayıları ayrıntılı biçimde incelenerek hem yıllık genel raporlar hem de birim bazlı değerlendirmeler hazırlanacak.

Kadro ve mahkeme planlamasına veri desteği

Elde edilen verilerin, hâkim ve savcıların iş yüküne göre daha dengeli dağıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca yeni mahkemelerin kurulması, mevcut mahkemelerin yeniden yapılandırılması ve personel ihtiyacının belirlenmesinde bu analizler temel alınacak.

Riskli dosyalar daha başta tespit edilecek

Yeni sistem yalnızca devam eden davaları değil, henüz başlama aşamasındaki soruşturma ve davaları da kapsıyor. Uzama riski taşıyan dosyaların erken aşamada tespit edilmesi, sistemin temel hedefleri arasında yer alıyor.

Bu sayede hem adaletin zamanında tecelli etmesi hem de yargıya olan güvenin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Bakan Tunç: Makul sürede yargılama anayasal bir haktır

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yeni modele ilişkin değerlendirmesinde makul sürede yargılanma hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekti. Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“Makul sürede yargılanma anayasal bir haktır. HSK olarak başlattığımız ‘Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli’ ile bu hakkı güçlendiriyor, istikrarlı ve sistematik bir süreci hayata geçiriyoruz.”

Yargıda yapısal dönüşüm hedefleniyor

Uygulamanın devreye girmesiyle birlikte, Türkiye’de yargılamaların daha öngörülebilir, hızlı ve etkin bir yapıya kavuşması bekleniyor. Uzun yargılama sürelerinin kronik bir sorun olmaktan çıkarılması, hem iç hukukta hem de uluslararası alanda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.