Yankı Bağcıoğlu’ndan askeri sağlık ve kuvvet uyarısı

SİYASET/POLİTİKA (HABER MERKEZİ ) - | 28.01.2026 - 12:04, Güncelleme: 28.01.2026 - 12:04 1298 kez okundu.
 

Yankı Bağcıoğlu’ndan askeri sağlık ve kuvvet uyarısı

CHP’li Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin savunma planlaması, Deniz Kuvvetleri gemi satışları ve personel sorunlarına ilişkin uyarılarda bulundu
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin milli güvenlik durumu, savunma sanayii, Deniz Kuvvetleri ve personel sorunlarına ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Basın toplantısında, özellikle gemi satışları, jeopolitik riskler ve askeri personelin yaşam koşullarının önemine dikkat çekti. Kardak Krizi ve Deniz Kuvvetlerinin önemi Bağcıoğlu, 1996 Kardak Krizi’ni hatırlatarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin diplomasi ve askerî gücü eşgüdümle kullanmasının milli hakların korunmasında belirleyici olduğunu vurguladı. Sualtı Taarruz (SAT) timlerinin sergilediği profesyonellik ve caydırıcılığın, krizlerin tırmanmasını önlediğini ifade etti. TCG Ç-136 faciası ve şehitlere saygı 1985 yılında Ege Denizi’nde olumsuz hava koşulları nedeniyle batan TCG Ç-136 gemisinde şehit olan 39 asker için rahmet ve minnet dileğinde bulunan Bağcıoğlu, tüm şehitleri ve gazileri de saygıyla andı. Günümüz güvenlik ortamı ve yeni tehditler Bağcıoğlu, modern güvenlik ortamında barış ve savaş sınırlarının belirsizleştiğini belirtti. İnsansız hava ve sualtı araçları, kritik altyapılara yapılan saldırılar ve devlet dışı aktörlerin artan tehditleri üzerinde durdu. Karadeniz’de yaşanan insansız sualtı saldırısı, düşük maliyetle yüksek değerli platformların etkisiz hâle getirilebileceğinin örneği olarak gösterildi. Ege ve Doğu Akdeniz’de riskler Yunanistan’ın adaları silahlandırması ve Doğu Akdeniz’deki askeri iş birlikleri, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarını tehdit ediyor. Bağcıoğlu, sismik araştırma gemileri ve sondaj platformlarının faaliyete geçirilmesi ile aktif diplomasi ve caydırıcılığın gerekliliğini vurguladı. Deniz Kuvvetleri gemi satışlarına tepki Türk Deniz Kuvvetleri için inşa edilen Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi ve İstif sınıfı fırkateynlerin satışına karşı çıkan Bağcıoğlu, bu durumun milli güvenlik açısından risk oluşturduğunu söyledi. Gemilerin hizmete girmeden satılmasının, yıllarca yapılan kuvvet planlamasını sekteye uğrattığını belirtti. Savunma sanayi ve hava gücü projeleri Bağcıoğlu, KAAN muharip uçak projesi, ANKA-3, Kızılelma ve F-16 modernizasyonları ile F-35 tedarik süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini belirtti. CAATSA yaptırımlarının savunma projelerine etkisine dikkat çekerek, tüm süreçlerin tehdit temelli ve sonuç odaklı yürütülmesini önerdi. Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti ve TF-2000 muhribi Anadolu amfibi hücum gemisi ve dört gemiden oluşan Türk Deniz Görev Kuvveti’nin Akdeniz, Atlantik ve Baltık’ta görev yapacağı bilgisini veren Bağcıoğlu, TF-2000 muhribinin inşasındaki gecikmelerin hava tehditlerine karşı hassasiyeti artırdığını kaydetti. Personel ve şehit aileleri sorunları Muvazzaf ve emekli askerî personelin düşük maaş, barınma ve sosyal hak eksiklikleri ele alındı. Bağcıoğlu, şehit aileleri ve gazilerin haklarının korunması için TBMM’ye çağrı yaptı. Açlık sınırında yaşayan askerî personelin fedakârlığının istismar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Askeri sağlık sistemi ve kritik ihtiyaçlar Askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması, tam teşekküllü askeri hastaneler ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Harp cerrahisi, dalış ve uçuş tabipliği gibi alanlarda uzman personel yetiştirilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
CHP’li Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin savunma planlaması, Deniz Kuvvetleri gemi satışları ve personel sorunlarına ilişkin uyarılarda bulundu

CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin milli güvenlik durumu, savunma sanayii, Deniz Kuvvetleri ve personel sorunlarına ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Basın toplantısında, özellikle gemi satışları, jeopolitik riskler ve askeri personelin yaşam koşullarının önemine dikkat çekti.

Kardak Krizi ve Deniz Kuvvetlerinin önemi

Bağcıoğlu, 1996 Kardak Krizi’ni hatırlatarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin diplomasi ve askerî gücü eşgüdümle kullanmasının milli hakların korunmasında belirleyici olduğunu vurguladı. Sualtı Taarruz (SAT) timlerinin sergilediği profesyonellik ve caydırıcılığın, krizlerin tırmanmasını önlediğini ifade etti.

TCG Ç-136 faciası ve şehitlere saygı

1985 yılında Ege Denizi’nde olumsuz hava koşulları nedeniyle batan TCG Ç-136 gemisinde şehit olan 39 asker için rahmet ve minnet dileğinde bulunan Bağcıoğlu, tüm şehitleri ve gazileri de saygıyla andı.

Günümüz güvenlik ortamı ve yeni tehditler

Bağcıoğlu, modern güvenlik ortamında barış ve savaş sınırlarının belirsizleştiğini belirtti. İnsansız hava ve sualtı araçları, kritik altyapılara yapılan saldırılar ve devlet dışı aktörlerin artan tehditleri üzerinde durdu. Karadeniz’de yaşanan insansız sualtı saldırısı, düşük maliyetle yüksek değerli platformların etkisiz hâle getirilebileceğinin örneği olarak gösterildi.

Ege ve Doğu Akdeniz’de riskler

Yunanistan’ın adaları silahlandırması ve Doğu Akdeniz’deki askeri iş birlikleri, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarını tehdit ediyor. Bağcıoğlu, sismik araştırma gemileri ve sondaj platformlarının faaliyete geçirilmesi ile aktif diplomasi ve caydırıcılığın gerekliliğini vurguladı.

Deniz Kuvvetleri gemi satışlarına tepki

Türk Deniz Kuvvetleri için inşa edilen Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi ve İstif sınıfı fırkateynlerin satışına karşı çıkan Bağcıoğlu, bu durumun milli güvenlik açısından risk oluşturduğunu söyledi. Gemilerin hizmete girmeden satılmasının, yıllarca yapılan kuvvet planlamasını sekteye uğrattığını belirtti.

Savunma sanayi ve hava gücü projeleri

Bağcıoğlu, KAAN muharip uçak projesi, ANKA-3, Kızılelma ve F-16 modernizasyonları ile F-35 tedarik süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini belirtti. CAATSA yaptırımlarının savunma projelerine etkisine dikkat çekerek, tüm süreçlerin tehdit temelli ve sonuç odaklı yürütülmesini önerdi.

Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti ve TF-2000 muhribi

Anadolu amfibi hücum gemisi ve dört gemiden oluşan Türk Deniz Görev Kuvveti’nin Akdeniz, Atlantik ve Baltık’ta görev yapacağı bilgisini veren Bağcıoğlu, TF-2000 muhribinin inşasındaki gecikmelerin hava tehditlerine karşı hassasiyeti artırdığını kaydetti.

Personel ve şehit aileleri sorunları

Muvazzaf ve emekli askerî personelin düşük maaş, barınma ve sosyal hak eksiklikleri ele alındı. Bağcıoğlu, şehit aileleri ve gazilerin haklarının korunması için TBMM’ye çağrı yaptı. Açlık sınırında yaşayan askerî personelin fedakârlığının istismar edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Askeri sağlık sistemi ve kritik ihtiyaçlar

Askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması, tam teşekküllü askeri hastaneler ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Harp cerrahisi, dalış ve uçuş tabipliği gibi alanlarda uzman personel yetiştirilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.