Üzüntü kalbi gerçekten hasta edebilir

SAĞLIK (BÜLTEN) - MAİL ADRESİMİZE GÖNDERİLEN HABERLER | 22.12.2025 - 10:04, Güncelleme: 22.12.2025 - 10:04 1482 kez okundu.
 

Üzüntü kalbi gerçekten hasta edebilir

Uzmanlara göre ani stres ve duygusal travmalar, kalp krizini taklit eden “kırık kalp sendromu”na yol açabiliyor
Ani yoğun stres, derin üzüntü, ayrılık acısı ya da büyük kayıplar yalnızca ruh sağlığını değil, kalbi de doğrudan etkileyebiliyor. Uzmanlar, duygusal travmaların kalp kasında geçici hasara yol açabildiğini ve kalp krizine benzer belirtiler oluşturabildiğini vurguluyor. “Kalbim sıkışıyor” bazen mecaz değil Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, halk arasında sıkça kullanılan “kalbim sıkışıyor” ifadesinin, tıpta karşılığı olan ciddi bir tabloyu işaret edebileceğini söyledi. Prof. Dr. Tengiz, yoğun emosyonel stres sonrası ortaya çıkan ve tıbbi adı Takotsubo Kardiyomiyopatisi olan kırık kalp sendromunun, gerçek bir kalp krizini bire bir taklit edebildiğine dikkat çekti. Kırık kalp sendromu kalp krizini taklit ediyor Takotsubo sendromunun adını, Japonya’da ahtapot avında kullanılan dar boyunlu kaptan aldığını belirten Prof. Dr. Tengiz, şu bilgileri paylaştı: “Sevilen birinin kaybı, ayrılık, büyük tartışmalar, iş veya gelir kaybı, ekonomik krizler ya da trafik kazaları gibi yoğun streslerin ardından vücutta aşırı adrenalin ve stres hormonları salgılanır. Bu durum kalp kasında geçici kasılma kusuruna yol açar.” Bu tabloda göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve baş dönmesi gibi belirtilerin görülebildiğini belirten Tengiz, EKG ve kan testlerinin dahi kalp kriziyle karışabildiğini, ancak anjiyografide damar tıkanıklığı saptanmadığını ifade etti. En sık ileri yaş kadınlarda görülüyor Kırık kalp sendromunun çoğu zaman geçici olduğunu ancak hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tengiz, özellikle ileri yaş kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi. Ritim bozuklukları ve kalp yetersizliği gibi komplikasyonlara yol açabildiğini belirten Tengiz, hastaların erken dönemde kardiyoloji servisinde yakından izlenmesinin önemine dikkat çekti. Duygular ve hormonlarla şekillenen kırılgan denge Modern tıbbın, ruhsal durum ile kalp sağlığı arasındaki ilişkiyi artık net biçimde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Tengiz, stres hormonlarının yalnızca Takotsubo ile sınırlı kalmadığını ifade etti. Yoğun stres dönemlerinde tansiyon yükselmeleri, çarpıntılar ve mevcut kalp hastalıklarının alevlenmesinin sık görüldüğünü belirten Tengiz, stres yönetiminin kalp sağlığı için temel bir unsur hâline geldiğini söyledi. Belirtilerde acil başvuru çağrısı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, göğüste baskı ve sıkışma hissi, nefes darlığı, çarpıntı, kola, boyna veya çeneye yayılan ağrı, terleme, bulantı ve baş dönmesi gibi belirtilerde acilen hastaneye başvurulması gerektiğini vurguladı. Tanı sürecinde EKG, kalp kası enzimleri ve kalp ultrasonunun kullanıldığını, gerekli durumlarda anjiyografi yapıldığını belirtti. Kalbi koruyucu yaşam alışkanlıkları önemli Tedavinin kişiye özel planlandığını söyleyen Prof. Dr. Tengiz, balon veya stent uygulamasına gerek olmadığını ifade etti. İyileşme sürecinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması, kafein ve nikotin tüketiminin azaltılması ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Kalbi koruyucu alışkanlıklar arasında düzenli egzersiz, nefes çalışmaları, meditasyon, kaliteli uyku ve güçlü sosyal bağların öne çıktığını belirten Tengiz, yalnızlığın kalp hastalığı riskini artırabildiğini hatırlattı.
Uzmanlara göre ani stres ve duygusal travmalar, kalp krizini taklit eden “kırık kalp sendromu”na yol açabiliyor

Ani yoğun stres, derin üzüntü, ayrılık acısı ya da büyük kayıplar yalnızca ruh sağlığını değil, kalbi de doğrudan etkileyebiliyor. Uzmanlar, duygusal travmaların kalp kasında geçici hasara yol açabildiğini ve kalp krizine benzer belirtiler oluşturabildiğini vurguluyor.

“Kalbim sıkışıyor” bazen mecaz değil

Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, halk arasında sıkça kullanılan “kalbim sıkışıyor” ifadesinin, tıpta karşılığı olan ciddi bir tabloyu işaret edebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Tengiz, yoğun emosyonel stres sonrası ortaya çıkan ve tıbbi adı Takotsubo Kardiyomiyopatisi olan kırık kalp sendromunun, gerçek bir kalp krizini bire bir taklit edebildiğine dikkat çekti.

Kırık kalp sendromu kalp krizini taklit ediyor

Takotsubo sendromunun adını, Japonya’da ahtapot avında kullanılan dar boyunlu kaptan aldığını belirten Prof. Dr. Tengiz, şu bilgileri paylaştı:

“Sevilen birinin kaybı, ayrılık, büyük tartışmalar, iş veya gelir kaybı, ekonomik krizler ya da trafik kazaları gibi yoğun streslerin ardından vücutta aşırı adrenalin ve stres hormonları salgılanır. Bu durum kalp kasında geçici kasılma kusuruna yol açar.”

Bu tabloda göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve baş dönmesi gibi belirtilerin görülebildiğini belirten Tengiz, EKG ve kan testlerinin dahi kalp kriziyle karışabildiğini, ancak anjiyografide damar tıkanıklığı saptanmadığını ifade etti.

En sık ileri yaş kadınlarda görülüyor

Kırık kalp sendromunun çoğu zaman geçici olduğunu ancak hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tengiz, özellikle ileri yaş kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi.

Ritim bozuklukları ve kalp yetersizliği gibi komplikasyonlara yol açabildiğini belirten Tengiz, hastaların erken dönemde kardiyoloji servisinde yakından izlenmesinin önemine dikkat çekti.

Duygular ve hormonlarla şekillenen kırılgan denge

Modern tıbbın, ruhsal durum ile kalp sağlığı arasındaki ilişkiyi artık net biçimde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Tengiz, stres hormonlarının yalnızca Takotsubo ile sınırlı kalmadığını ifade etti.

Yoğun stres dönemlerinde tansiyon yükselmeleri, çarpıntılar ve mevcut kalp hastalıklarının alevlenmesinin sık görüldüğünü belirten Tengiz, stres yönetiminin kalp sağlığı için temel bir unsur hâline geldiğini söyledi.

Belirtilerde acil başvuru çağrısı

Prof. Dr. İstemihan Tengiz, göğüste baskı ve sıkışma hissi, nefes darlığı, çarpıntı, kola, boyna veya çeneye yayılan ağrı, terleme, bulantı ve baş dönmesi gibi belirtilerde acilen hastaneye başvurulması gerektiğini vurguladı.

Tanı sürecinde EKG, kalp kası enzimleri ve kalp ultrasonunun kullanıldığını, gerekli durumlarda anjiyografi yapıldığını belirtti.

Kalbi koruyucu yaşam alışkanlıkları önemli

Tedavinin kişiye özel planlandığını söyleyen Prof. Dr. Tengiz, balon veya stent uygulamasına gerek olmadığını ifade etti.

İyileşme sürecinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması, kafein ve nikotin tüketiminin azaltılması ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti.

Kalbi koruyucu alışkanlıklar arasında düzenli egzersiz, nefes çalışmaları, meditasyon, kaliteli uyku ve güçlü sosyal bağların öne çıktığını belirten Tengiz, yalnızlığın kalp hastalığı riskini artırabildiğini hatırlattı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.