Tugay’dan Yerel İklim Konferansı’nda iklim uyarısı

İZMİR 06.12.2025 - 18:08, Güncelleme: 07.12.2025 - 12:46 1005+ kez okundu.
 

Tugay’dan Yerel İklim Konferansı’nda iklim uyarısı

Cemil Tugay, Yerel İklim Konferansı’nda yerelde üretim-tüketim, kuraklık ve iklim yönetimine dikkat çekti
BURDUR – Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Burdur Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Yerel İklim Konferansı’nda iklim krizinin Türkiye’de derinleşen etkilerine dikkat çekti. Tugay, yerel yönetimlerin rolünün her zamankinden daha kritik hâle geldiğini belirterek, “Geleceğin iklim yönetişimi yerelde şekilleniyor” dedi. Konferansta iklim krizi, kuraklık, su kaynaklarındaki azalma ve uyum politikaları ele alınırken, üniversitelerden uzman akademisyenler de değerlendirmeleriyle programa katıldı. “Yerel COP vizyon işidir” Tugay, Burdur’daki toplantının Türkiye’de az sayıda kentin cesaret edebildiği vizyoner bir çalışma olduğuna işaret ederek Sağlıklı Kentler Birliği ve Burdur Belediyesi’ni kutladı. Türkiye’de ekonomik sorunların çoğu zaman yoksulluk ve işsizlik ekseninde tartışıldığını hatırlatan Tugay, “Ekonomik sorunları çözsek bile iklim krizinin etkileri giderek ağırlaşacak. Bu, yıllara yayılan ve ertelenemez bir sorun” ifadelerini kullandı. “Yerelin sesi artık küresel iklim diplomatisinde duyuluyor” COP toplantılarının küresel iklim politikalarının çerçevesini belirlediğini hatırlatan Tugay, bu yılki zirvede fosil yakıtlarla ilgili bağlayıcı ifadelerin metne girmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğunu söyledi. Tugay, “Yüksek emisyonlu ülkeler net bir sorumluluk üstlenmek yerine ifadeleri muğlak bırakmayı tercih etti. Yeşil dönüşüm için güçlü bir irade çıkmadı. Ancak bu yıl en umut verici gelişme yerel yönetimlerin sahadaki kararlı duruşuydu” dedi. İklim etkileri: Kuraklık, aşırı sıcaklar ve yeni tehditler Türkiye’nin küresel emisyonların yalnızca yüzde 1’inden sorumlu olduğunu hatırlatan Tugay, büyük ekonomilerin kendi çıkarları gereği gerekli adımları atmaktan kaçındığını vurguladı. İklim değişikliğinin Türkiye’de: yağış rejimlerini bozduğunu, kuraklığı derinleştirdiğini, aşırı sıcaklıkları arttırdığını, yeni hastalık türleri ve ekolojik riskler oluşturduğunu ifade etti. “Asıl görevimiz yeni koşullara uyum sağlamak” Tugay, iklim krizine karşı mücadelenin iki yönü olduğunu belirterek şunları söyledi: Kriz artışını durdurmak – sınırlı da olsa yapılması gereken küresel bir çaba Yeni koşullara uyum sağlamak – yerelde hemen uygulanması gereken bir gereklilik “Her gereksiz tüketim hem ekonomik kayıp hem de karbon salımıdır” diyen Tugay, elektrik kullanımının azaltılması, yerel ürünlerin tercih edilmesi ve gıda tedarik zincirinin kısaltılmasının etkili adımlar olduğunu vurguladı. “Güney Amerika’dan muz getirmenin çevresel maliyeti yüksek. Yerli üretim varken buna gerek yok” dedi. Yerelde üretim ve tüketim çağrısı Tugay, kentlerin kendi kendine yeten yapılar kurmasının hem ekonomik sürdürülebilirlik hem de karbon salımının azaltılması açısından zorunlu hâle geldiğini belirtti: “Gereksiz tüketimden kaçınmak, israfı tamamen ortadan kaldırmak ve yerel ürünleri tercih etmek iklim eyleminin temel adımlarıdır. Kalkınma elbette önemlidir, ancak bu kalkınma doğayla uyumlu olmak zorunda.” Sanayi için: Enerji verimliliği ve temiz üretim vurgusu Sanayinin çevreye zarar vermeden çalışabileceğini belirten Tugay, enerji verimliliği, temiz enerji kullanımı ve su döngüsünün kapatılması gibi uygulamaların hem mümkün hem de gerekli olduğunu söyledi. Belediyelerin yetkilerinin ve kaynaklarının artırılması gerektiğini vurgulayarak “Merkeziyetçi yapı başarıyı engelliyor. Kentlerin kendi iklim planlarını uygulayacak güce ihtiyacı var” dedi. COP31 Antalya’ya dikkat çekti Gelecek yıl Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu belirten Tugay, “Bu zirveyle hem farkındalığı artırabilir hem de Türkiye’nin iklim konusundaki sesini daha güçlü duyurabiliriz” dedi. “Burdur Gölü ölümcül döneme girdi” Konferansın ev sahibi Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, kentin en büyük doğal varlığı olan Burdur Gölü’nde yaşanan dramatik kaybı anlattı. Gölün son 30 yılda hacminin yarısını kaybettiğini söyleyen Ercengiz: “Burdur Gölü artık bilim insanlarının da ifade ettiği ölümcül döneme girdi.” Ercengiz, kentin içme suyunun 30 yıl önce 50 metrede bulunabilirken bugün 200 metreden çekildiğini, yer altı su kaynaklarının da aynı hızla tükendiğini belirterek yanlış planlamalar ve yanlış tarım-hayvancılık politikalarının su kaynaklarını geri dönüşü olmayan bir noktaya sürüklediğini ifade etti. “Türkiye’nin su çığlığını COP31’de duyuracağız” Geçmişte hazırlanan eylem planlarının uygulanmadığını söyleyen Ercengiz, devlet kurumlarına çağrıda bulundu: “Biz görevimizi yaptık, ama birçok kurum hâlâ adım atmadı.” Sağlıklı Kentler Birliği olarak COP31’de Türkiye’nin su krizini uluslararası kamuoyuna taşıyacaklarını söyleyen Ercengiz, toplantının “çözüm üretmek kadar tarihe not düşmek açısından da” büyük önem taşıdığını belirtti.
Cemil Tugay, Yerel İklim Konferansı’nda yerelde üretim-tüketim, kuraklık ve iklim yönetimine dikkat çekti

BURDUR – Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Burdur Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Yerel İklim Konferansı’nda iklim krizinin Türkiye’de derinleşen etkilerine dikkat çekti. Tugay, yerel yönetimlerin rolünün her zamankinden daha kritik hâle geldiğini belirterek, “Geleceğin iklim yönetişimi yerelde şekilleniyor” dedi.

Konferansta iklim krizi, kuraklık, su kaynaklarındaki azalma ve uyum politikaları ele alınırken, üniversitelerden uzman akademisyenler de değerlendirmeleriyle programa katıldı.

“Yerel COP vizyon işidir”

Tugay, Burdur’daki toplantının Türkiye’de az sayıda kentin cesaret edebildiği vizyoner bir çalışma olduğuna işaret ederek Sağlıklı Kentler Birliği ve Burdur Belediyesi’ni kutladı. Türkiye’de ekonomik sorunların çoğu zaman yoksulluk ve işsizlik ekseninde tartışıldığını hatırlatan Tugay, “Ekonomik sorunları çözsek bile iklim krizinin etkileri giderek ağırlaşacak. Bu, yıllara yayılan ve ertelenemez bir sorun” ifadelerini kullandı.

“Yerelin sesi artık küresel iklim diplomatisinde duyuluyor”

COP toplantılarının küresel iklim politikalarının çerçevesini belirlediğini hatırlatan Tugay, bu yılki zirvede fosil yakıtlarla ilgili bağlayıcı ifadelerin metne girmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğunu söyledi.

Tugay, “Yüksek emisyonlu ülkeler net bir sorumluluk üstlenmek yerine ifadeleri muğlak bırakmayı tercih etti. Yeşil dönüşüm için güçlü bir irade çıkmadı. Ancak bu yıl en umut verici gelişme yerel yönetimlerin sahadaki kararlı duruşuydu” dedi.

İklim etkileri: Kuraklık, aşırı sıcaklar ve yeni tehditler

Türkiye’nin küresel emisyonların yalnızca yüzde 1’inden sorumlu olduğunu hatırlatan Tugay, büyük ekonomilerin kendi çıkarları gereği gerekli adımları atmaktan kaçındığını vurguladı. İklim değişikliğinin Türkiye’de:

  • yağış rejimlerini bozduğunu,

  • kuraklığı derinleştirdiğini,

  • aşırı sıcaklıkları arttırdığını,

  • yeni hastalık türleri ve ekolojik riskler oluşturduğunu

ifade etti.

“Asıl görevimiz yeni koşullara uyum sağlamak”

Tugay, iklim krizine karşı mücadelenin iki yönü olduğunu belirterek şunları söyledi:

  1. Kriz artışını durdurmak – sınırlı da olsa yapılması gereken küresel bir çaba

  2. Yeni koşullara uyum sağlamak – yerelde hemen uygulanması gereken bir gereklilik

“Her gereksiz tüketim hem ekonomik kayıp hem de karbon salımıdır” diyen Tugay, elektrik kullanımının azaltılması, yerel ürünlerin tercih edilmesi ve gıda tedarik zincirinin kısaltılmasının etkili adımlar olduğunu vurguladı.

“Güney Amerika’dan muz getirmenin çevresel maliyeti yüksek. Yerli üretim varken buna gerek yok” dedi.

Yerelde üretim ve tüketim çağrısı

Tugay, kentlerin kendi kendine yeten yapılar kurmasının hem ekonomik sürdürülebilirlik hem de karbon salımının azaltılması açısından zorunlu hâle geldiğini belirtti:

“Gereksiz tüketimden kaçınmak, israfı tamamen ortadan kaldırmak ve yerel ürünleri tercih etmek iklim eyleminin temel adımlarıdır. Kalkınma elbette önemlidir, ancak bu kalkınma doğayla uyumlu olmak zorunda.”

Sanayi için: Enerji verimliliği ve temiz üretim vurgusu

Sanayinin çevreye zarar vermeden çalışabileceğini belirten Tugay, enerji verimliliği, temiz enerji kullanımı ve su döngüsünün kapatılması gibi uygulamaların hem mümkün hem de gerekli olduğunu söyledi. Belediyelerin yetkilerinin ve kaynaklarının artırılması gerektiğini vurgulayarak “Merkeziyetçi yapı başarıyı engelliyor. Kentlerin kendi iklim planlarını uygulayacak güce ihtiyacı var” dedi.

COP31 Antalya’ya dikkat çekti

Gelecek yıl Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu belirten Tugay, “Bu zirveyle hem farkındalığı artırabilir hem de Türkiye’nin iklim konusundaki sesini daha güçlü duyurabiliriz” dedi.

“Burdur Gölü ölümcül döneme girdi”

Konferansın ev sahibi Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, kentin en büyük doğal varlığı olan Burdur Gölü’nde yaşanan dramatik kaybı anlattı. Gölün son 30 yılda hacminin yarısını kaybettiğini söyleyen Ercengiz:

“Burdur Gölü artık bilim insanlarının da ifade ettiği ölümcül döneme girdi.”

Ercengiz, kentin içme suyunun 30 yıl önce 50 metrede bulunabilirken bugün 200 metreden çekildiğini, yer altı su kaynaklarının da aynı hızla tükendiğini belirterek yanlış planlamalar ve yanlış tarım-hayvancılık politikalarının su kaynaklarını geri dönüşü olmayan bir noktaya sürüklediğini ifade etti.

“Türkiye’nin su çığlığını COP31’de duyuracağız”

Geçmişte hazırlanan eylem planlarının uygulanmadığını söyleyen Ercengiz, devlet kurumlarına çağrıda bulundu:

“Biz görevimizi yaptık, ama birçok kurum hâlâ adım atmadı.”

Sağlıklı Kentler Birliği olarak COP31’de Türkiye’nin su krizini uluslararası kamuoyuna taşıyacaklarını söyleyen Ercengiz, toplantının “çözüm üretmek kadar tarihe not düşmek açısından da” büyük önem taşıdığını belirtti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.