Tarihe dokunan eller İzmir’in belleğini koruyor

İZMİR (HABER MERKEZİ ) - | 28.01.2026 - 10:14, Güncelleme: 28.01.2026 - 10:16 575+ kez okundu.
 

Tarihe dokunan eller İzmir’in belleğini koruyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan restoratör Çılga Coşkun, kentin tarihi yapılarında yürütülen çalışmalarda kültürel mirası geleceğe taşıyor
İzmir’in çok katmanlı tarihine tanıklık eden yapılar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü koruma çalışmalarıyla geleceğe taşınıyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan restoratör Çılga Coşkun, bu sürecin sahadaki uzman isimleri arasında yer alıyor. Çok katmanlı bir kent hafızası İzmir, antik dönemden Osmanlı’ya, Levanten kültüründen Cumhuriyet mirasına uzanan güçlü bir tarihsel belleğe sahip. Bu miras, yalnızca yapılarla değil, onların taşıdığı anlam ve hikâyelerle korunuyor. Çılga Coşkun, restorasyon çalışmalarında her yapıyı bir belge ve tanık olarak ele aldıklarını söylüyor. “Her yapının bir hikâyesi var” Mimari restorasyon eğitimi alan Coşkun, mesleki bilgisini sahada edindiği deneyimle tamamladığını belirtiyor. Restoratörlüğün yalnızca teknik bir müdahale olmadığını vurgulayan Coşkun, “Restorasyon, tarihi doğru okumayı gerektirir. Eğitimde öğrendiklerimiz sahada karşılık bulduğunda anlam kazanıyor” diyor. Saha deneyiminin mesleğin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden Coşkun, her yapının kendine özgü bir dili ve karakteri bulunduğunu dile getiriyor. Taşa ve zamana saygılı müdahale Bugüne kadar Mirali Çeşmesi, Uray Çeşmesi, Kahraman Asker Çeşmesi, Tarihi Asansör Binası, Nâzım Hikmet Heykeli ve Kültürpark Çinili Çeşme gibi pek çok yapıda görev alan Coşkun, restorasyonda en önemli ilkenin “en az müdahale” olduğunu söylüyor. “Yapılan her müdahalenin geri dönüşü olmayabilir. Bu nedenle restorasyonda hız değil, doğruluk esastır” ifadelerini kullanıyor. Sahada insan hikâyeleri de var Restorasyon çalışmalarının yalnızca yapılarla sınırlı olmadığını belirten Coşkun, sahada sık sık mahalle sakinleri ve esnafla temas ettiklerini anlatıyor. Bu paylaşımların, yapıların geçmişini anlamada önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Kurumsal vizyon sahaya yansıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel mirasa yaklaşımını değerlendiren Coşkun, bütüncül koruma anlayışının altını çiziyor. Kemeraltı, Kadifekale ve Agora gibi alanlarda yürütülen çalışmaların bu vizyonun bir sonucu olduğunu ifade ediyor. Sessiz ama kalıcı bir motivasyon Mesleki motivasyonunun temelinde kültür varlıklarının yeniden kent yaşamına katılması olduğunu söyleyen Coşkun, bu anların tüm yorgunluğu unutturduğunu dile getiriyor. İzmir’in tarihi dokusu, bu titiz ve uzman emeğiyle korunmaya devam ediyor. Vandalizme karşı eğitim ve yaptırım vurgusu Çılga Coşkun, kentlerdeki en büyük sorunlardan birinin vandalizm olduğunu belirterek çözümün eğitim ve yaptırımdan geçtiğini söylüyor. Kültürel mirasın yalnızca geçmişin değil bugünün de değeri olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Coşkun, toplumsal koruma bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekiyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan restoratör Çılga Coşkun, kentin tarihi yapılarında yürütülen çalışmalarda kültürel mirası geleceğe taşıyor

İzmir’in çok katmanlı tarihine tanıklık eden yapılar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü koruma çalışmalarıyla geleceğe taşınıyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan restoratör Çılga Coşkun, bu sürecin sahadaki uzman isimleri arasında yer alıyor.

Çok katmanlı bir kent hafızası

İzmir, antik dönemden Osmanlı’ya, Levanten kültüründen Cumhuriyet mirasına uzanan güçlü bir tarihsel belleğe sahip. Bu miras, yalnızca yapılarla değil, onların taşıdığı anlam ve hikâyelerle korunuyor. Çılga Coşkun, restorasyon çalışmalarında her yapıyı bir belge ve tanık olarak ele aldıklarını söylüyor.

“Her yapının bir hikâyesi var”

Mimari restorasyon eğitimi alan Coşkun, mesleki bilgisini sahada edindiği deneyimle tamamladığını belirtiyor. Restoratörlüğün yalnızca teknik bir müdahale olmadığını vurgulayan Coşkun, “Restorasyon, tarihi doğru okumayı gerektirir. Eğitimde öğrendiklerimiz sahada karşılık bulduğunda anlam kazanıyor” diyor.

Saha deneyiminin mesleğin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden Coşkun, her yapının kendine özgü bir dili ve karakteri bulunduğunu dile getiriyor.

Taşa ve zamana saygılı müdahale

Bugüne kadar Mirali Çeşmesi, Uray Çeşmesi, Kahraman Asker Çeşmesi, Tarihi Asansör Binası, Nâzım Hikmet Heykeli ve Kültürpark Çinili Çeşme gibi pek çok yapıda görev alan Coşkun, restorasyonda en önemli ilkenin “en az müdahale” olduğunu söylüyor.

“Yapılan her müdahalenin geri dönüşü olmayabilir. Bu nedenle restorasyonda hız değil, doğruluk esastır” ifadelerini kullanıyor.

Sahada insan hikâyeleri de var

Restorasyon çalışmalarının yalnızca yapılarla sınırlı olmadığını belirten Coşkun, sahada sık sık mahalle sakinleri ve esnafla temas ettiklerini anlatıyor. Bu paylaşımların, yapıların geçmişini anlamada önemli bir rol oynadığını vurguluyor.

Kurumsal vizyon sahaya yansıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel mirasa yaklaşımını değerlendiren Coşkun, bütüncül koruma anlayışının altını çiziyor. Kemeraltı, Kadifekale ve Agora gibi alanlarda yürütülen çalışmaların bu vizyonun bir sonucu olduğunu ifade ediyor.

Sessiz ama kalıcı bir motivasyon

Mesleki motivasyonunun temelinde kültür varlıklarının yeniden kent yaşamına katılması olduğunu söyleyen Coşkun, bu anların tüm yorgunluğu unutturduğunu dile getiriyor. İzmir’in tarihi dokusu, bu titiz ve uzman emeğiyle korunmaya devam ediyor.

Vandalizme karşı eğitim ve yaptırım vurgusu

Çılga Coşkun, kentlerdeki en büyük sorunlardan birinin vandalizm olduğunu belirterek çözümün eğitim ve yaptırımdan geçtiğini söylüyor. Kültürel mirasın yalnızca geçmişin değil bugünün de değeri olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Coşkun, toplumsal koruma bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekiyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.