Prof. Dr. Doğan Yaşar: “Sorun yağmur değil, suyu kullanmakta”

İZMİR (Web Sitesi) - Web Sitesi | 15.01.2026 - 13:50, Güncelleme: 15.01.2026 - 13:52 411 kez okundu.
 

Prof. Dr. Doğan Yaşar: “Sorun yağmur değil, suyu kullanmakta”

Hasan Tahsin Kocabaş’ın Sabah Resimleri programının bugünkü konuğu, Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar oldu
Hasan Tahsin Kocabaş’ın Sabah Resimleri programının bugünkü konuğu, Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar oldu. Programda yapay zekadan iklim krizine, İzmir’in su sorunundan küresel çatışmaların temel nedenlerine kadar birçok başlık ele alındı. Prof. Dr. Yaşar, yıllardır yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını vurguladı. “Yapay zekâ bilime de sirayet etti” Programın başında Hasan Tahsin Kocabaş’ın “Bu yapay zekâ sizin bilim alanlarınıza da sirayet etti mi?” sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Doğan Yaşar şunları söyledi: “Maalesef evet korkutucu bir şey çünkü bilimi yok etme odaklı gidiyor. Yapay zekânın şöyle bir avantajı var; sen o konuyu başka bir yerden alıntı yapmadığında direkt söylüyor. Kullanmasını bilmiyorsanız tehlikeli.” “2020 sonrası ciddi sorunlar yaşayacağımız belliydi” Mevcut iklim koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaşar, yıllar öncesinden yapılan bilimsel öngörülere dikkat çekti: “2020 sonrası ciddi sorunlar yaşayacağımızı 30 yıl öncesi ders için hazırladığım grafikte söyledim. Gelen kuraklık benim beklediğim kadar sert bir kuraklık değil, daha sert bekliyordum. Bunu tüm iklim bilimciler de biliyordu, 30 yıl öncesi belliydi.” “Kuraklık dönemlerine hazır olmalıyız” İklimlerin tekilleşip tekilleşmediği sorusuna yanıt veren Prof. Dr. Yaşar, geçmişte yaşanan doğal olayları hatırlattı: “Yanardağların patlaması sonucu kuraklıklar oldu geçmiş dönemde. İşte biz su açısından bu dönemlere hazır olmalıyız.” 2009’daki kitap, 2020’de yaşananlar Prof. Dr. Yaşar, 2009 yılında kaleme aldığı kitaptaki öngörüsünü şu sözlerle aktardı: “Sevgili Dursun Yıldız’la bir kitap yazdık. 2009 kitabında aynen şu cümleyi yazdım: ‘2020’den sonra gelecek olan kurak dönemde acaba gelişmiş ülkeler barajdaki sularını tarımda mı kullanacaklar yoksa enerjide mi kullanacaklar?’ 2009’da yazdım, 2020’de olacakları.” Belediyelere gönderilen mektuplar 2020 yılında İzmir için yaptığı uyarıları da anlatan Yaşar, dönemin belediye başkanlarına mektup yazdığını söyledi: “2020 yılına geldik, Tunç Soyer’e Ağustos Eylül aylarında iki tane mektup yazdım. Mektupta dedim ki: ‘Kuraklık geliyor, suda B ve C planlarını yapın, ayrıca ciddi kuraklık geliyor, bu körfezi de vuracaktır.’ Aynı mektupları Cemil Tugay’a da gönderdim.” “İzmir’in tarihini anlattım, dinlenseydi bunlar olmazdı” Yaşar, İzmir’in su ve tarım potansiyeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “İzmir’in tarihini yıllarca anlattım, biraz okuyun lütfen. Söylediklerim dinlenseydi bunlar olmazdı. Belediyeye dedim ki; jeoloji mühendisliği bölümüne gidin, hidrojeoloji haritasını çıkarın, İzmir’in yer altına yapılabilecek barajları varsa çıkarın, göletler vs. bunları araştırın ve bu sonuçlarla ziraatçi arkadaşlarla konuşun.” “İzmir dünyanın önemli tarım kentlerinden” İzmir’in tarımsal önemini vurgulayan Prof. Dr. Yaşar şöyle konuştu: “İzmir dünyanın önemli tarım kentlerindendir. Tarımda Türkiye’nin kışlık sebzesinin yüzde 65’ini biz yetiştiriyoruz. Biz bu kadar değerli bir yerde yaşıyoruz. Dünyada en yaşanılabilir yer burası.” “Sorun duş almak değil, tarımsal su yönetimi” Su kullanımına dair yanlış algılara değinen Yaşar, asıl meselenin tarım olduğunu söyledi: “Biz kullanma suyuna takılıyoruz. Üç günde bir duş alsak bizim için fark etmez, biz çeşmeden akan suya bakıyoruz. Hayır, ben yıllardan beri, 2006 yılında tarım borsasında bir şey söyledim: Artık barajlarda suyun kapalı ortamda gelip tarlalarda damlamayla verilmesi lazım.” “Önce altyapıyı düzeltmeliyiz” Son yıllarda sıkça konuşulan yapay zekâ destekli sulama sistemlerine de değinen Yaşar, önceliğin altyapı olduğunu vurguladı: “Son iki yıldan beri en büyük konuşulan olay yapay zekâ ile sulama ve hava tahminleri ama bizim önce yapmamız gereken şey; bütün barajlardan suyu kapalı ortamda getirip kapalı ortamda tarıma vermemiz lazım.” “Açılan her kuyu herkesin hakkını ilgilendirir” Yer altı sularına ilişkin uyarıda bulunan Prof. Dr. Yaşar şu ifadeleri kullandı: “Ülkede açılan her kuyuda, şehir fark etmeksizin herkesin hakkı vardır.” “Çeşme’de yer altı suyu kalmadı” Özellikle Çeşme’deki havuzlara dikkat çeken Yaşar: “Çeşme’deki evlerde çok fazla havuz var. Bunlar boşaltılabilir. O suyu yer altından çekiyorlar ve yer altında su kalmadı.” Chemtrails iddialarına net yanıt Dinleyicilerden gelen, uçak izleri ve ‘Chemtrails’ iddialarına ilişkin soruya Prof. Dr. Yaşar net yanıt verdi: “İklimleri insanlar değiştiremez tabii ki. Doğayı insan değiştiremez.” “Bu yaz yağışlı ama su fakiriyiz” Yaz aylarına ilişkin değerlendirmesinde Tahtalı Barajı’nı işaret eden Yaşar: “Tahtalı Barajı’nın dolumu iyi gidiyor. Mayıs ayında baraj doluluklarında yüzde 15’i görürsek gerçekten iyi bir değer. Bu sene güzel, yağışlı bir yıl olacak ama sorun yağmur değil, sorun suyu kullanmakta. İzmir olarak su fakiriyiz.” “Kayıp-kaçak çok fazla, borular eski” İzmir’deki altyapı sorunlarına da değinen Yaşar, yaşadığı örneği paylaştı: “İzmir’de çok fazla kayıp kaçak var. Her yirmi yılda bir boruların değişmesi lazım. Bu sıralar çok fazla boru patlıyor. Benim sokağımda patladı geçen gün. Normalde İZSU 2-3 günde gelirdi eskiden ama şimdi haftalardır gelemedi. Demek ki birçok yerde bu sorun var.” “Savaşların temelinde su var” Programın sonunda Hasan Tahsin Kocabaş’ın, 1990’lı yıllarda Balkanlar’da yaşanan savaşlara ilişkin sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Doğan Yaşar şu çarpıcı ifadeyi kullandı: “Evet. Dünyada çıkan bütün savaşların temel sebebi susuzluk ve kuraklıktır.”
Hasan Tahsin Kocabaş’ın Sabah Resimleri programının bugünkü konuğu, Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar oldu

Hasan Tahsin Kocabaş’ın Sabah Resimleri programının bugünkü konuğu, Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar oldu. Programda yapay zekadan iklim krizine, İzmir’in su sorunundan küresel çatışmaların temel nedenlerine kadar birçok başlık ele alındı. Prof. Dr. Yaşar, yıllardır yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını vurguladı.

“Yapay zekâ bilime de sirayet etti”

Programın başında Hasan Tahsin Kocabaş’ın “Bu yapay zekâ sizin bilim alanlarınıza da sirayet etti mi?” sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Doğan Yaşar şunları söyledi:

“Maalesef evet korkutucu bir şey çünkü bilimi yok etme odaklı gidiyor. Yapay zekânın şöyle bir avantajı var; sen o konuyu başka bir yerden alıntı yapmadığında direkt söylüyor. Kullanmasını bilmiyorsanız tehlikeli.”

“2020 sonrası ciddi sorunlar yaşayacağımız belliydi”

Mevcut iklim koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaşar, yıllar öncesinden yapılan bilimsel öngörülere dikkat çekti:

“2020 sonrası ciddi sorunlar yaşayacağımızı 30 yıl öncesi ders için hazırladığım grafikte söyledim. Gelen kuraklık benim beklediğim kadar sert bir kuraklık değil, daha sert bekliyordum.
Bunu tüm iklim bilimciler de biliyordu, 30 yıl öncesi belliydi.”

“Kuraklık dönemlerine hazır olmalıyız”

İklimlerin tekilleşip tekilleşmediği sorusuna yanıt veren Prof. Dr. Yaşar, geçmişte yaşanan doğal olayları hatırlattı:

“Yanardağların patlaması sonucu kuraklıklar oldu geçmiş dönemde. İşte biz su açısından bu dönemlere hazır olmalıyız.”

2009’daki kitap, 2020’de yaşananlar

Prof. Dr. Yaşar, 2009 yılında kaleme aldığı kitaptaki öngörüsünü şu sözlerle aktardı:

“Sevgili Dursun Yıldız’la bir kitap yazdık. 2009 kitabında aynen şu cümleyi yazdım: ‘2020’den sonra gelecek olan kurak dönemde acaba gelişmiş ülkeler barajdaki sularını tarımda mı kullanacaklar yoksa enerjide mi kullanacaklar?’
2009’da yazdım, 2020’de olacakları.”

Belediyelere gönderilen mektuplar

2020 yılında İzmir için yaptığı uyarıları da anlatan Yaşar, dönemin belediye başkanlarına mektup yazdığını söyledi:

“2020 yılına geldik, Tunç Soyer’e Ağustos Eylül aylarında iki tane mektup yazdım. Mektupta dedim ki: ‘Kuraklık geliyor, suda B ve C planlarını yapın, ayrıca ciddi kuraklık geliyor, bu körfezi de vuracaktır.’
Aynı mektupları Cemil Tugay’a da gönderdim.”

“İzmir’in tarihini anlattım, dinlenseydi bunlar olmazdı”

Yaşar, İzmir’in su ve tarım potansiyeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“İzmir’in tarihini yıllarca anlattım, biraz okuyun lütfen. Söylediklerim dinlenseydi bunlar olmazdı. Belediyeye dedim ki; jeoloji mühendisliği bölümüne gidin, hidrojeoloji haritasını çıkarın, İzmir’in yer altına yapılabilecek barajları varsa çıkarın, göletler vs. bunları araştırın ve bu sonuçlarla ziraatçi arkadaşlarla konuşun.”

“İzmir dünyanın önemli tarım kentlerinden”

İzmir’in tarımsal önemini vurgulayan Prof. Dr. Yaşar şöyle konuştu:

“İzmir dünyanın önemli tarım kentlerindendir. Tarımda Türkiye’nin kışlık sebzesinin yüzde 65’ini biz yetiştiriyoruz. Biz bu kadar değerli bir yerde yaşıyoruz. Dünyada en yaşanılabilir yer burası.”

“Sorun duş almak değil, tarımsal su yönetimi”

Su kullanımına dair yanlış algılara değinen Yaşar, asıl meselenin tarım olduğunu söyledi:

“Biz kullanma suyuna takılıyoruz. Üç günde bir duş alsak bizim için fark etmez, biz çeşmeden akan suya bakıyoruz.
Hayır, ben yıllardan beri, 2006 yılında tarım borsasında bir şey söyledim: Artık barajlarda suyun kapalı ortamda gelip tarlalarda damlamayla verilmesi lazım.”

“Önce altyapıyı düzeltmeliyiz”

Son yıllarda sıkça konuşulan yapay zekâ destekli sulama sistemlerine de değinen Yaşar, önceliğin altyapı olduğunu vurguladı:

“Son iki yıldan beri en büyük konuşulan olay yapay zekâ ile sulama ve hava tahminleri ama bizim önce yapmamız gereken şey; bütün barajlardan suyu kapalı ortamda getirip kapalı ortamda tarıma vermemiz lazım.”

“Açılan her kuyu herkesin hakkını ilgilendirir”

Yer altı sularına ilişkin uyarıda bulunan Prof. Dr. Yaşar şu ifadeleri kullandı:

“Ülkede açılan her kuyuda, şehir fark etmeksizin herkesin hakkı vardır.”

“Çeşme’de yer altı suyu kalmadı”

Özellikle Çeşme’deki havuzlara dikkat çeken Yaşar:

“Çeşme’deki evlerde çok fazla havuz var. Bunlar boşaltılabilir. O suyu yer altından çekiyorlar ve yer altında su kalmadı.”

Chemtrails iddialarına net yanıt

Dinleyicilerden gelen, uçak izleri ve ‘Chemtrails’ iddialarına ilişkin soruya Prof. Dr. Yaşar net yanıt verdi:

“İklimleri insanlar değiştiremez tabii ki. Doğayı insan değiştiremez.”

“Bu yaz yağışlı ama su fakiriyiz”

Yaz aylarına ilişkin değerlendirmesinde Tahtalı Barajı’nı işaret eden Yaşar:

“Tahtalı Barajı’nın dolumu iyi gidiyor. Mayıs ayında baraj doluluklarında yüzde 15’i görürsek gerçekten iyi bir değer. Bu sene güzel, yağışlı bir yıl olacak ama sorun yağmur değil, sorun suyu kullanmakta. İzmir olarak su fakiriyiz.”

“Kayıp-kaçak çok fazla, borular eski”

İzmir’deki altyapı sorunlarına da değinen Yaşar, yaşadığı örneği paylaştı:

“İzmir’de çok fazla kayıp kaçak var. Her yirmi yılda bir boruların değişmesi lazım. Bu sıralar çok fazla boru patlıyor. Benim sokağımda patladı geçen gün. Normalde İZSU 2-3 günde gelirdi eskiden ama şimdi haftalardır gelemedi. Demek ki birçok yerde bu sorun var.”

“Savaşların temelinde su var”

Programın sonunda Hasan Tahsin Kocabaş’ın, 1990’lı yıllarda Balkanlar’da yaşanan savaşlara ilişkin sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Doğan Yaşar şu çarpıcı ifadeyi kullandı:

“Evet. Dünyada çıkan bütün savaşların temel sebebi susuzluk ve kuraklıktır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.