Ömer Fethi Gürer: “Hayvan Varlığı Eriyor, İthalat Kapıda”

SİYASET/POLİTİKA (BÜLTEN) - MAİL ADRESİMİZE GÖNDERİLEN HABERLER | 25.01.2026 - 13:08, Güncelleme: 25.01.2026 - 13:08 1693 kez okundu.
 

Ömer Fethi Gürer: “Hayvan Varlığı Eriyor, İthalat Kapıda”

Haymana’da üreticiler, yüksek yem maliyetleri ve düşük süt fiyatları nedeniyle hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini söylüyor
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesinde hayvancılıkla uğraşan üreticilerle bir araya geldi. Üreticiler, artan yem maliyetleri, düşük süt fiyatları ve boşalan ahırlar nedeniyle hayvancılığın sürdürülemez olduğunu dile getirdi. Hayvancılıkta Zor Günler CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç ile birlikte ilçede hayvancılığın mevcut durumunu yerinde inceledi. Gürer, üreticilerin 24 saat süren yoğun bir emek verdiğini ancak karşılığını alamadığını söyledi. “Hayvancılık zor bir iş. Tatil yok, Cumartesi yok, Pazar yok. Hayvanlara yem verirseniz et ve süt alırsınız. Mera hayvancılığı bitmek üzere, hayvanlar tamamen ahırda yemle besleniyor. Yem fiyatları yükseliyor, ahırlar boşalıyor,” dedi. Çözümün Yolu İthalat mı? Gürer, Türkiye’nin hayvancılıktaki sorunlarının çözümünü ithalatta aramasını eleştirdi. 2025 yılında 654 bin baş hayvan ithal edildiğini hatırlatan Gürer, buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarının önlenemediğine dikkat çekti. “Çözüm ithalatta aranıyor. Oysa 400-500 bin aralığında buzağı ölüyor, hayvan hastalıkları önlenemiyor. Yerinde çözüm yok, yerli besici desteklenmiyor,” dedi. Üreticiden Canlı Anlatım: “Hayvanı Koyamıyorum” Hayvancılık yapan Zülfü Ünal, hem et hem süt üretiminde maliyetlerin kontrol edilemez hale geldiğini aktardı. “Et hayvanı üretiyorum, yem pahalı. Hayvanımı kestirdiğimde yerine koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum,” dedi. Süt fiyatlarının üreticiyi kurtarmadığını belirten Ünal, süt-yem paritesinin bozulduğunu söyledi: “Yılbaşından sonra geçerli olan 22 lira, bizi kurtarmıyor. Minimum 30 lira olmalı. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz, yakında bir kilo bile alamayacağız.” Ahırlar Boş, Üretim Durma Noktasında Ünal, Haymana’daki köylerde üretimin neredeyse durduğunu vurguladı: “Köyde hayvan kalmadı, çoğu ahır boş. Arazi verimli, ama bu şartlarda hayvancılığı sürdüremiyoruz. Enflasyonla birlikte paramız pul oldu.” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da açıklanan fiyat ile fiili satış fiyatı arasındaki farkın üreticiyi mağdur ettiğini ekledi: “Açıklanan fiyat 22 lira, üretici 19 liraya satıyor. Tarım ve hayvancılık tamamen bitti.” Hayvancılıktaki Gerileme ve Gelecek Endişesi Gürer, hayvan varlığındaki kayıpları rakamlarla paylaştı: “1980’de büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 88 milyondu, bugün 71 milyon. 2025’te büyükbaş hayvan sayısı 16 milyon 900 bin, birliği verilerine göre ise 13 milyon 685 bin. Yani 4 milyon 279 bin baş hayvan kayboldu.” Ünal ise genç üreticilerin hayvancılıktan koptuğunu belirterek geleceğe dair kaygılarını dile getirdi: “Genç üretici yok, hepsi 60 yaş üstü. On yıl sonra sütü, eti kim üretecek? Hepsini ithal mi edeceğiz?” Ünal, ithalata ayrılan kaynakların yerli üreticiye destek olarak kullanılması gerektiğini vurguladı: “İthalata verdiğiniz parayı çiftçiye verseydiniz bu noktaya gelmezdik. Desteksiz çalışıyoruz ama yine de üretmeye devam ediyoruz.”
Haymana’da üreticiler, yüksek yem maliyetleri ve düşük süt fiyatları nedeniyle hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini söylüyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesinde hayvancılıkla uğraşan üreticilerle bir araya geldi. Üreticiler, artan yem maliyetleri, düşük süt fiyatları ve boşalan ahırlar nedeniyle hayvancılığın sürdürülemez olduğunu dile getirdi.

Hayvancılıkta Zor Günler

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç ile birlikte ilçede hayvancılığın mevcut durumunu yerinde inceledi. Gürer, üreticilerin 24 saat süren yoğun bir emek verdiğini ancak karşılığını alamadığını söyledi.

“Hayvancılık zor bir iş. Tatil yok, Cumartesi yok, Pazar yok. Hayvanlara yem verirseniz et ve süt alırsınız. Mera hayvancılığı bitmek üzere, hayvanlar tamamen ahırda yemle besleniyor. Yem fiyatları yükseliyor, ahırlar boşalıyor,” dedi.

Çözümün Yolu İthalat mı?

Gürer, Türkiye’nin hayvancılıktaki sorunlarının çözümünü ithalatta aramasını eleştirdi. 2025 yılında 654 bin baş hayvan ithal edildiğini hatırlatan Gürer, buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarının önlenemediğine dikkat çekti.

“Çözüm ithalatta aranıyor. Oysa 400-500 bin aralığında buzağı ölüyor, hayvan hastalıkları önlenemiyor. Yerinde çözüm yok, yerli besici desteklenmiyor,” dedi.

Üreticiden Canlı Anlatım: “Hayvanı Koyamıyorum”

Hayvancılık yapan Zülfü Ünal, hem et hem süt üretiminde maliyetlerin kontrol edilemez hale geldiğini aktardı.

“Et hayvanı üretiyorum, yem pahalı. Hayvanımı kestirdiğimde yerine koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum,” dedi.

Süt fiyatlarının üreticiyi kurtarmadığını belirten Ünal, süt-yem paritesinin bozulduğunu söyledi:

“Yılbaşından sonra geçerli olan 22 lira, bizi kurtarmıyor. Minimum 30 lira olmalı. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz, yakında bir kilo bile alamayacağız.”

Ahırlar Boş, Üretim Durma Noktasında

Ünal, Haymana’daki köylerde üretimin neredeyse durduğunu vurguladı:

“Köyde hayvan kalmadı, çoğu ahır boş. Arazi verimli, ama bu şartlarda hayvancılığı sürdüremiyoruz. Enflasyonla birlikte paramız pul oldu.”

CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da açıklanan fiyat ile fiili satış fiyatı arasındaki farkın üreticiyi mağdur ettiğini ekledi:

“Açıklanan fiyat 22 lira, üretici 19 liraya satıyor. Tarım ve hayvancılık tamamen bitti.”

Hayvancılıktaki Gerileme ve Gelecek Endişesi

Gürer, hayvan varlığındaki kayıpları rakamlarla paylaştı:

“1980’de büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 88 milyondu, bugün 71 milyon. 2025’te büyükbaş hayvan sayısı 16 milyon 900 bin, birliği verilerine göre ise 13 milyon 685 bin. Yani 4 milyon 279 bin baş hayvan kayboldu.”

Ünal ise genç üreticilerin hayvancılıktan koptuğunu belirterek geleceğe dair kaygılarını dile getirdi:

“Genç üretici yok, hepsi 60 yaş üstü. On yıl sonra sütü, eti kim üretecek? Hepsini ithal mi edeceğiz?”

Ünal, ithalata ayrılan kaynakların yerli üreticiye destek olarak kullanılması gerektiğini vurguladı:

“İthalata verdiğiniz parayı çiftçiye verseydiniz bu noktaya gelmezdik. Desteksiz çalışıyoruz ama yine de üretmeye devam ediyoruz.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.