İzmir'in sorunları ortak akıl ve uzlaşı ile çözülmelidir.
SİYASET/POLİTİKA
(HABER MERKEZİ ) - |
23.03.2026 - 15:15, Güncelleme:
23.03.2026 - 15:15 108 kez okundu.
İzmir'in sorunları ortak akıl ve uzlaşı ile çözülmelidir.
“İzmir, artan karşıtlık siyaseti ve “oldu bitti” uygulamalarından yoruldu; hukuka, manevi hassasiyetlere ve kamu yararına dayalı, ortak akıl ve uzlaşı odaklı bir yönetim anlayışı bekliyor.”
İzmir son zamanlarda artan karşıtlık anlayışı siyasetinden büyük bir yorgunluk yaşamaktadır. Bu yorgunluk, sadece günlük tartışmalarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda kararsız seçmen oranının artmasına ve siyasete olan güvenin zedelenmesine yol açmaktadır.
Kentimizde yaşanan süreçler, hukuk, şeffaflık ve kamu yararı gibi temel ilkelerin gözetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Halkapınar’daki eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Tepecik’teki eski gasilhane ve Kemeraltı’ndaki Egemenlik binasının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınması süreci, İzmirli yurttaşlarımızın kamuya olan güvenini koruyacak şekilde, şeffaf ve katılımcı bir biçimde yürütülmelidir.
Ancak halkapınar DGM binasının tahliye edilmesi çabaları, sadece idari bir tartışma değil; aynı zamanda İzmirli yurttaşlarımızın manevi duygularla geçirdiği Ramazan Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve birlik ruhuna da uygun düşmemektedir. Bu tür fiili uygulamalar, hem hukuki süreç tamamlanmadan gerçekleşmesi hem de toplumsal hassasiyetlere duyarsız kalması nedeniyle kamusal ve manevi değerlere saygısızlık olarak algılanmaktadır.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı olarak vurguluyoruz:
• İzmir’in sorunları çatışma kültürü üzerinden değil, ortak akıl, uzlaşı ve sağduyu ile çözülmelidir.
• Bu tür süreçler “oldu bitti” anlayışıyla yürütüldüğünde; toplumda güven duygusu zedelenir, hukuka olan inanç sarsılır ve kamu yararı tartışmaları gölgede kalır.
• Hukuki süreç tamamlanmadan fiili değişikliklere gidilmemeli; mevcut kamu hizmetlerinin kesintisiz devamı sağlanmalıdır.
• Dayanak gösterilen vakıf senedinin kapsamı ve hukuki gerekçeleri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.
• Yapıların geleceğine ilişkin kararlar, yerel yönetimler, meslek odaları ve İzmirlilerin katılımıyla belirlenmelidir.
Kentimiz, dayatma ve gerilimle değil, güven, şeffaflık ve adaletle yönetildiğinde gerçek potansiyelini ortaya koyar. İzmir’in ihtiyacı olan; siyasette kutuplaşmadan uzak, çözüm odaklı ve ortak aklı esas alan bir yönetim anlayışıdır.
“İzmir, artan karşıtlık siyaseti ve “oldu bitti” uygulamalarından yoruldu; hukuka, manevi hassasiyetlere ve kamu yararına dayalı, ortak akıl ve uzlaşı odaklı bir yönetim anlayışı bekliyor.”
İzmir son zamanlarda artan karşıtlık anlayışı siyasetinden büyük bir yorgunluk yaşamaktadır. Bu yorgunluk, sadece günlük tartışmalarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda kararsız seçmen oranının artmasına ve siyasete olan güvenin zedelenmesine yol açmaktadır.
Kentimizde yaşanan süreçler, hukuk, şeffaflık ve kamu yararı gibi temel ilkelerin gözetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Halkapınar’daki eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Tepecik’teki eski gasilhane ve Kemeraltı’ndaki Egemenlik binasının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınması süreci, İzmirli yurttaşlarımızın kamuya olan güvenini koruyacak şekilde, şeffaf ve katılımcı bir biçimde yürütülmelidir.
Ancak halkapınar DGM binasının tahliye edilmesi çabaları, sadece idari bir tartışma değil; aynı zamanda İzmirli yurttaşlarımızın manevi duygularla geçirdiği Ramazan Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve birlik ruhuna da uygun düşmemektedir. Bu tür fiili uygulamalar, hem hukuki süreç tamamlanmadan gerçekleşmesi hem de toplumsal hassasiyetlere duyarsız kalması nedeniyle kamusal ve manevi değerlere saygısızlık olarak algılanmaktadır.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı olarak vurguluyoruz:
• İzmir’in sorunları çatışma kültürü üzerinden değil, ortak akıl, uzlaşı ve sağduyu ile çözülmelidir.
• Bu tür süreçler “oldu bitti” anlayışıyla yürütüldüğünde; toplumda güven duygusu zedelenir, hukuka olan inanç sarsılır ve kamu yararı tartışmaları gölgede kalır.
• Hukuki süreç tamamlanmadan fiili değişikliklere gidilmemeli; mevcut kamu hizmetlerinin kesintisiz devamı sağlanmalıdır.
• Dayanak gösterilen vakıf senedinin kapsamı ve hukuki gerekçeleri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.
• Yapıların geleceğine ilişkin kararlar, yerel yönetimler, meslek odaları ve İzmirlilerin katılımıyla belirlenmelidir.
Kentimiz, dayatma ve gerilimle değil, güven, şeffaflık ve adaletle yönetildiğinde gerçek potansiyelini ortaya koyar. İzmir’in ihtiyacı olan; siyasette kutuplaşmadan uzak, çözüm odaklı ve ortak aklı esas alan bir yönetim anlayışıdır.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

