Hasan Ege Tütüncüoğlu: Çeşme damla sakızı marka olacak

İZMİR (BÜLTEN) - MAİL ADRESİMİZE GÖNDERİLEN HABERLER | 30.01.2026 - 17:09, Güncelleme: 30.01.2026 - 17:11 290 kez okundu.
 

Hasan Ege Tütüncüoğlu: Çeşme damla sakızı marka olacak

Sakız üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu, Çeşme’de sakız ağacının yeniden üretime kazandırılması sürecini ve hedeflerini anlattı
Sakız ağacı ve damla sakızı üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu, Arkas Sanat Alaçatı’da düzenlenen söyleşide, Çeşme damla sakızının yeniden üretime kazandırılması sürecini ve “Sakız Ağacım” projesinin gelişimini kamuoyuyla paylaştı. Söyleşi Alaçatı’da düzenlendi “Yerelden Markaya: Sakız Tadında” başlıklı söyleşi, Medicana International İzmir Hastanesi sponsorluğunda Arkas Sanat Alaçatı’da gerçekleştirildi. Etkinliğin moderatörlüğünü Banu Şen üstlendi. Pandemi sürecinde başlayan araştırma 29 Ocak Perşembe günü yapılan etkinlikte konuşan Tütüncüoğlu, pandemi döneminde Çeşme’de sakız üretiminin neden yok denecek kadar azaldığını sorgulamaya başladıklarını söyledi. Ailesinin 200 yılı aşkın süredir Çeşme’de yaşadığını belirten Tütüncüoğlu, bölgenin sakız kültürünü yakından bildiklerini ifade etti. Sakız Adası modeli incelendi Araştırma sürecinde Sakız Adası’ndaki üretim modelini incelediklerini aktaran Tütüncüoğlu, Yunanistan’da sakızın kozmetikten farmakolojiye kadar geniş bir alanda değerlendirildiğini ve büyük bir ekonomik değer yarattığını belirtti. Çeşme’de ise bu potansiyelin uzun yıllar hayata geçirilemediğini söyledi. İlk üretim çalışmaları Araştırmalarının kendisini üretici İbrahim Topal’a yönlendirdiğini belirten Tütüncüoğlu, doku kültürü ve havai köklendirme yöntemleriyle sakız ağaçlarının çoğaltılabileceğini öğrendiklerini aktardı. Çeşme’nin eski sakinlerinden Coşkun Vural’ın yıllar önce diktiği anaç ağaçların, projenin temelini oluşturduğunu söyledi. Sakız ağacı sayısı hızla arttı Pandemi yılında 500 ağaçla deneme yaptıklarını belirten Tütüncüoğlu, o dönemde Türkiye genelinde kayıtlı sakız ağacı sayısının yaklaşık 1000 olduğunu, Yunanistan’da ise bu sayının 1,5 milyona ulaştığını ifade etti. Üretimin kısa sürede 50 bin ağaca çıktığını belirten Tütüncüoğlu, hedeflerinin 100 bin ağaca ulaşmak olduğunu söyledi. Arazi tahsisi en büyük sorun Sakız ağacı üretimindeki en büyük engelin arazi tahsisi olduğunu dile getiren Tütüncüoğlu, çok sayıda fidanın hâlen saksılarda beklediğini aktardı. Belediye ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yapılan iş birliklerinin süreci kısmen rahatlattığını, Çeşme Belediyesi’nin projeye destek verdiğini söyledi. Çeşme damla sakızı coğrafi işaret aldı Projenin önemli aşamalarından birinin coğrafi işaret süreci olduğunu belirten Tütüncüoğlu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün başvurusu sayesinde Çeşme damla sakızının coğrafi işaretli ürün statüsü kazandığını açıkladı. Böylece Çeşme Kavunu’nun ardından ikinci coğrafi işaretli ürünün tescillendiğini hatırlattı. Avrupa Birliği süreci ve ihracat Avrupa Birliği nezdindeki coğrafi işaret başvurusunun devam ettiğini aktaran Tütüncüoğlu, Çeşme ve Sakız Adası damla sakızlarının içerik analizlerinde %99,9 oranında benzerlik tespit edildiğini söyledi. Malezya’nın Kuala Lumpur kentine yapılan 50 kilogramlık satışın, Çeşme damla sakızının ilk kayıtlı ihracatı olduğunu ifade etti. Bilimsel çalışmalar sürüyor Çeşme damla sakızının dört farklı üniversitede farmakoloji ve genetik alanlarında incelendiğini belirten Tütüncüoğlu, kanser, mide rahatsızlıkları ve ilaç geliştirme alanlarında yürütülen çalışmaların uluslararası yayınlara dönüştüğünü söyledi. Kozmetik ve ilaç alanında kullanım Damla sakızının gıda dışında kozmetik ve farmakoloji alanında da değerlendirildiğini vurgulayan Tütüncüoğlu, “Masticare” markasıyla diş macunu, krem ve bakım ürünleri geliştirdiklerini, iki binden fazla test ürünü üretildiğini açıkladı. Kooperatifleşme hedefi Üretimin yaygınlaşması için kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken Tütüncüoğlu, Çeşme Sakız Üreticileri Derneği’nin kurulduğunu ve 17 aktif üreticinin derneğe üye olduğunu söyledi. Amaçlarının doğru üretim ve temizleme süreçleri için ortak bir standart oluşturmak olduğunu ifade etti. Çevreye duyarlı üretim Sakız ağacının su istemeyen ve ilaçsız bir tür olduğunu belirten Tütüncüoğlu, bir fidanın yılda yaklaşık yarım kilo karbon emdiğini ve 1,2 kilogram oksijen ürettiğini söyledi. Projenin çevresel açıdan da önem taşıdığını vurguladı. Yerel marka hedefi Konuşmasının sonunda Tütüncüoğlu, sakız ağacının tarımsal olduğu kadar kültürel ve ekonomik bir değer olduğunu belirterek, Çeşme’ye özgü bu ürünü katma değerli ürünlerle dünyaya açılan bir yerel marka hâline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Sakız üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu, Çeşme’de sakız ağacının yeniden üretime kazandırılması sürecini ve hedeflerini anlattı

Sakız ağacı ve damla sakızı üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu, Arkas Sanat Alaçatı’da düzenlenen söyleşide, Çeşme damla sakızının yeniden üretime kazandırılması sürecini ve “Sakız Ağacım” projesinin gelişimini kamuoyuyla paylaştı.

Söyleşi Alaçatı’da düzenlendi

“Yerelden Markaya: Sakız Tadında” başlıklı söyleşi, Medicana International İzmir Hastanesi sponsorluğunda Arkas Sanat Alaçatı’da gerçekleştirildi. Etkinliğin moderatörlüğünü Banu Şen üstlendi.

Pandemi sürecinde başlayan araştırma

29 Ocak Perşembe günü yapılan etkinlikte konuşan Tütüncüoğlu, pandemi döneminde Çeşme’de sakız üretiminin neden yok denecek kadar azaldığını sorgulamaya başladıklarını söyledi. Ailesinin 200 yılı aşkın süredir Çeşme’de yaşadığını belirten Tütüncüoğlu, bölgenin sakız kültürünü yakından bildiklerini ifade etti.

Sakız Adası modeli incelendi

Araştırma sürecinde Sakız Adası’ndaki üretim modelini incelediklerini aktaran Tütüncüoğlu, Yunanistan’da sakızın kozmetikten farmakolojiye kadar geniş bir alanda değerlendirildiğini ve büyük bir ekonomik değer yarattığını belirtti. Çeşme’de ise bu potansiyelin uzun yıllar hayata geçirilemediğini söyledi.

İlk üretim çalışmaları

Araştırmalarının kendisini üretici İbrahim Topal’a yönlendirdiğini belirten Tütüncüoğlu, doku kültürü ve havai köklendirme yöntemleriyle sakız ağaçlarının çoğaltılabileceğini öğrendiklerini aktardı. Çeşme’nin eski sakinlerinden Coşkun Vural’ın yıllar önce diktiği anaç ağaçların, projenin temelini oluşturduğunu söyledi.

Sakız ağacı sayısı hızla arttı

Pandemi yılında 500 ağaçla deneme yaptıklarını belirten Tütüncüoğlu, o dönemde Türkiye genelinde kayıtlı sakız ağacı sayısının yaklaşık 1000 olduğunu, Yunanistan’da ise bu sayının 1,5 milyona ulaştığını ifade etti. Üretimin kısa sürede 50 bin ağaca çıktığını belirten Tütüncüoğlu, hedeflerinin 100 bin ağaca ulaşmak olduğunu söyledi.

Arazi tahsisi en büyük sorun

Sakız ağacı üretimindeki en büyük engelin arazi tahsisi olduğunu dile getiren Tütüncüoğlu, çok sayıda fidanın hâlen saksılarda beklediğini aktardı. Belediye ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yapılan iş birliklerinin süreci kısmen rahatlattığını, Çeşme Belediyesi’nin projeye destek verdiğini söyledi.

Çeşme damla sakızı coğrafi işaret aldı

Projenin önemli aşamalarından birinin coğrafi işaret süreci olduğunu belirten Tütüncüoğlu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün başvurusu sayesinde Çeşme damla sakızının coğrafi işaretli ürün statüsü kazandığını açıkladı. Böylece Çeşme Kavunu’nun ardından ikinci coğrafi işaretli ürünün tescillendiğini hatırlattı.

Avrupa Birliği süreci ve ihracat

Avrupa Birliği nezdindeki coğrafi işaret başvurusunun devam ettiğini aktaran Tütüncüoğlu, Çeşme ve Sakız Adası damla sakızlarının içerik analizlerinde %99,9 oranında benzerlik tespit edildiğini söyledi. Malezya’nın Kuala Lumpur kentine yapılan 50 kilogramlık satışın, Çeşme damla sakızının ilk kayıtlı ihracatı olduğunu ifade etti.

Bilimsel çalışmalar sürüyor

Çeşme damla sakızının dört farklı üniversitede farmakoloji ve genetik alanlarında incelendiğini belirten Tütüncüoğlu, kanser, mide rahatsızlıkları ve ilaç geliştirme alanlarında yürütülen çalışmaların uluslararası yayınlara dönüştüğünü söyledi.

Kozmetik ve ilaç alanında kullanım

Damla sakızının gıda dışında kozmetik ve farmakoloji alanında da değerlendirildiğini vurgulayan Tütüncüoğlu, “Masticare” markasıyla diş macunu, krem ve bakım ürünleri geliştirdiklerini, iki binden fazla test ürünü üretildiğini açıkladı.

Kooperatifleşme hedefi

Üretimin yaygınlaşması için kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken Tütüncüoğlu, Çeşme Sakız Üreticileri Derneği’nin kurulduğunu ve 17 aktif üreticinin derneğe üye olduğunu söyledi. Amaçlarının doğru üretim ve temizleme süreçleri için ortak bir standart oluşturmak olduğunu ifade etti.

Çevreye duyarlı üretim

Sakız ağacının su istemeyen ve ilaçsız bir tür olduğunu belirten Tütüncüoğlu, bir fidanın yılda yaklaşık yarım kilo karbon emdiğini ve 1,2 kilogram oksijen ürettiğini söyledi. Projenin çevresel açıdan da önem taşıdığını vurguladı.

Yerel marka hedefi

Konuşmasının sonunda Tütüncüoğlu, sakız ağacının tarımsal olduğu kadar kültürel ve ekonomik bir değer olduğunu belirterek, Çeşme’ye özgü bu ürünü katma değerli ürünlerle dünyaya açılan bir yerel marka hâline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.