ABD ve İsrail’in 'İran’da isyan' planı nasıl çöktü?

DIŞ HABERLER/DÜNYA (HABER MERKEZİ ) - | 25.03.2026 - 11:29, Güncelleme: 25.03.2026 - 11:29 94 kez okundu.
 

ABD ve İsrail’in 'İran’da isyan' planı nasıl çöktü?

New York Times’ın analizine göre ABD ve İsrail’in İran’da rejimi içeriden çökertme planı başarısız oldu.
Beklenen halk ayaklanması gerçekleşmedi, İran yönetimi zayıflasa da ayakta kaldı. İstihbarat raporları planın savaşın en büyük hatalarından biri olduğunu ortaya koydu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları üçüncü haftasına girerken, taraflar Körfez’de askeri hedefler, şehirler ve enerji altyapılarına karşılıklı saldırılarla çatışmayı tırmandırıyor. ABD-İsrail hava operasyonları sürerken, İran yönetimi geri adım atmak yerine karşılık vermeyi sürdürüyor. New York Times’ta yer alan analize göre ise savaşın başında ABD ve İsrail’in en kritik beklentilerinden biri olan “İran içinde ayaklanma çıkarma” planı başarısız oldu. Gazetenin aktardığına göre, İran’da beklenen kitlesel isyan gerçekleşmezken, teokratik yönetim zayıflamış olsa da ayakta kalmayı başardı. ABD ve İsrail savaş öncesinde, Mossad Başkanı David Barnea’nın hazırladığı plan doğrultusunda İran’da kısa sürede bir halk hareketi başlatılabileceğini öngördü. Plan, rejim liderlerinin hedef alınması ve ardından yürütülecek istihbarat operasyonlarıyla kitlesel bir ayaklanma tetiklenmesine dayanıyordu. Ancak üç hafta geçmesine rağmen bu senaryo gerçekleşmedi. ABD ve İsrail istihbaratına göre İran’daki güvenlik aygıtının yarattığı korku ortamı, hem iç isyan ihtimalini hem de dış destekli milis hareketlerini ciddi şekilde sınırladı. Analizde, ABD ve İsrail’in geniş çaplı bir isyanı tetikleyebileceği yönündeki varsayımın savaş planlamasındaki temel hatalardan biri olduğu vurgulandı. İran yönetimi içeriden çökmedi; aksine pozisyonunu güçlendirerek çatışmayı genişletti. Savaş öncesinde bile ABD’li ve bazı İsrailli yetkililerin bu plana şüpheyle yaklaştığı belirtildi. ABD’li askeri yetkililer, bombardıman sürerken İran halkının sokaklara çıkmayacağını Trump’a iletti. İstihbarat değerlendirmeleri de rejimi tehdit edecek bir ayaklanma ihtimalinin düşük olduğunu ortaya koydu. Savaşın ilerleyen aşamalarında Washington yönetimi de İran’da ayaklanma ihtimaline dair söylemini geri çekti. Buna rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, savaşın sahada destek bulabileceğini savunmayı sürdürdüğü aktarıldı. Ancak perde arkasında Netanyahu’nun, Mossad’ın vaat ettiği sonuçların ortaya çıkmamasından rahatsız olduğu ifade edildi. Analize göre, İsrail yönetimi savaşın hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlayacak en kritik unsur olarak gördüğü bu planın başarısızlığıyla karşı karşıya kaldı.   Uzman değerlendirmelerine göre İran’da geniş kesimler rejimden memnun olmasa da, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi nedeniyle halkın büyük bölümü sokaklara çıkmayı göze almıyor. Bu durum, rejim karşıtı hareketlerin kitlesel bir ayaklanmaya dönüşmesini engelliyor. ABD istihbaratına göre en olası senaryo ise İran’daki sertlik yanlısı unsurların iktidarı korumaya devam etmesi. Yönetimin tamamen çökmesi düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Sonuç olarak New York Times analizine göre, ABD ve İsrail’in savaşın kaderini hızla değiştirmesi beklenen “iç ayaklanma” stratejisi şu ana kadar sonuç vermedi ve İran yönetimi, ağır baskıya rağmen ayakta kalmayı başardı.    
New York Times’ın analizine göre ABD ve İsrail’in İran’da rejimi içeriden çökertme planı başarısız oldu.

Beklenen halk ayaklanması gerçekleşmedi, İran yönetimi zayıflasa da ayakta kaldı. İstihbarat raporları planın savaşın en büyük hatalarından biri olduğunu ortaya koydu.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları üçüncü haftasına girerken, taraflar Körfez’de askeri hedefler, şehirler ve enerji altyapılarına karşılıklı saldırılarla çatışmayı tırmandırıyor. ABD-İsrail hava operasyonları sürerken, İran yönetimi geri adım atmak yerine karşılık vermeyi sürdürüyor.

New York Times’ta yer alan analize göre ise savaşın başında ABD ve İsrail’in en kritik beklentilerinden biri olan “İran içinde ayaklanma çıkarma” planı başarısız oldu. Gazetenin aktardığına göre, İran’da beklenen kitlesel isyan gerçekleşmezken, teokratik yönetim zayıflamış olsa da ayakta kalmayı başardı.

ABD ve İsrail savaş öncesinde, Mossad Başkanı David Barnea’nın hazırladığı plan doğrultusunda İran’da kısa sürede bir halk hareketi başlatılabileceğini öngördü. Plan, rejim liderlerinin hedef alınması ve ardından yürütülecek istihbarat operasyonlarıyla kitlesel bir ayaklanma tetiklenmesine dayanıyordu.

Ancak üç hafta geçmesine rağmen bu senaryo gerçekleşmedi. ABD ve İsrail istihbaratına göre İran’daki güvenlik aygıtının yarattığı korku ortamı, hem iç isyan ihtimalini hem de dış destekli milis hareketlerini ciddi şekilde sınırladı.

Analizde, ABD ve İsrail’in geniş çaplı bir isyanı tetikleyebileceği yönündeki varsayımın savaş planlamasındaki temel hatalardan biri olduğu vurgulandı. İran yönetimi içeriden çökmedi; aksine pozisyonunu güçlendirerek çatışmayı genişletti.

Savaş öncesinde bile ABD’li ve bazı İsrailli yetkililerin bu plana şüpheyle yaklaştığı belirtildi. ABD’li askeri yetkililer, bombardıman sürerken İran halkının sokaklara çıkmayacağını Trump’a iletti. İstihbarat değerlendirmeleri de rejimi tehdit edecek bir ayaklanma ihtimalinin düşük olduğunu ortaya koydu.

Savaşın ilerleyen aşamalarında Washington yönetimi de İran’da ayaklanma ihtimaline dair söylemini geri çekti. Buna rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, savaşın sahada destek bulabileceğini savunmayı sürdürdüğü aktarıldı.

Ancak perde arkasında Netanyahu’nun, Mossad’ın vaat ettiği sonuçların ortaya çıkmamasından rahatsız olduğu ifade edildi. Analize göre, İsrail yönetimi savaşın hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlayacak en kritik unsur olarak gördüğü bu planın başarısızlığıyla karşı karşıya kaldı.

 

Uzman değerlendirmelerine göre İran’da geniş kesimler rejimden memnun olmasa da, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi nedeniyle halkın büyük bölümü sokaklara çıkmayı göze almıyor. Bu durum, rejim karşıtı hareketlerin kitlesel bir ayaklanmaya dönüşmesini engelliyor.

ABD istihbaratına göre en olası senaryo ise İran’daki sertlik yanlısı unsurların iktidarı korumaya devam etmesi. Yönetimin tamamen çökmesi düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Sonuç olarak New York Times analizine göre, ABD ve İsrail’in savaşın kaderini hızla değiştirmesi beklenen “iç ayaklanma” stratejisi şu ana kadar sonuç vermedi ve İran yönetimi, ağır baskıya rağmen ayakta kalmayı başardı.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.