22,20 TL çiğ süt fiyatı üretici için sürdürülebilir değil

Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olmak üzere açıklanan 22,20 TL çiğ süt fiyatı, üreticilerin gerçek maliyetlerinin altında kaldı. Sektör temsilcileri, fiyatın bu haliyle sürdürülebilir olmadığını ve sahada ciddi zararlar oluştuğunu ifade ediyor.

Gerçek Üretim Maliyeti Açıklanan Fiyatın Üzerinde

Türkiye genelinde 1 litre çiğ sütün üretim maliyetinin bölgelere göre 24–27 TL aralığında olduğu belirtiliyor. Küçük aile işletmelerinde ise bu rakamın 30 TL’ye kadar çıktığı vurgulanıyor.

Maliyet artışının temel nedenleri şöyle sıralanıyor:

Yem fiyatlarındaki yükseliş (süt yemi, mısır silajı, saman)

Mazot giderleri

Elektrik maliyetleri (sağım ve soğutma)

Veteriner, ilaç ve suni tohumlama harcamaları

İşçilik

Finansman giderleri

Bu tabloya rağmen belirlenen 22,20 TL çiğ süt fiyatı, üreticinin maliyetlerini karşılamıyor.

Yem–Süt Paritesi Alarm Veriyor

Süt üretiminin sürdürülebilirliği için 1 litre sütle en az 1,3 kilogram yem alınabilmesi gerektiği biliniyor. Sahadaki güncel tablo ise bunun mümkün olmadığını gösteriyor.

1 litre süt: 22,20 TL

1 kg yem: 13–15 TL

Bu hesaplamayla 1 litre süt geliriyle 1,5 kilogram yem dahi alınamıyor. Uzmanlara göre bu durum, üreticinin açık biçimde zararına üretim yaptığını ortaya koyuyor.

Krizin Etkileri Sahada Görülmeye Başlandı

Mevcut fiyat politikalarının sonuçlarının şimdiden hissedildiği belirtiliyor. Üreticiler şu gelişmelere dikkat çekiyor:

Süt inekleri kesime gönderiliyor

Damızlık hayvanlar elden çıkarılıyor

Süt üretimi azalıyor

Orta vadede hem süt hem de et krizinin derinleşmesi riski artıyor

Türkiye’de süt üretiminin büyük bölümünün küçük aile işletmeleri tarafından yapıldığına işaret edilirken, mevcut fiyatın bu işletmeleri sistem dışına ittiği ifade ediliyor.

Tavsiye Fiyat Sahada Daha da Aşağıya Düşüyor

Açıklanan rakamın yalnızca bir tavsiye fiyatı olduğuna dikkat çekiliyor. Birçok bölgede üreticilerin sütünü 20–21 TL seviyesinden satmak zorunda kaldığı belirtiliyor.

Buna ek olarak:

Soğutma

Nakliye

Kalite kesintileri

gibi kalemlerin de üreticinin gelirini daha da düşürdüğü aktarılıyor. Böylece kâğıt üzerinde bile yetersiz olan fiyatın, sahada fiilen uygulanamadığı vurgulanıyor.

Süt Fiyatını Baskılamak Çözüm Değil

Sektör temsilcilerine göre çiğ süt fiyatını baskılamak, enflasyonu düşürmek yerine yeni sorunlar yaratıyor. Bu yaklaşımın sonuçları şu şekilde özetleniyor:

Üretici üretimden çekiliyor

Üretim azalıyor

Orta vadede tüketici daha pahalı gıdayla karşılaşıyor

Tarımda bu sürecin daha önce defalarca yaşandığına dikkat çekiliyor.

Çözüm Önerileri Net

Uzmanlar, krizin aşılması için şu adımların atılması gerektiğini vurguluyor:

Çiğ süt fiyatı; yem, mazot ve elektrik maliyetlerine endekslenmeli

Fiyatlar en az 3 ayda bir otomatik güncellenmeli

Bugün için adil fiyatın 27–30 TL/litre aralığında olduğu belirtiliyor

Süt primleri zamanında ödenmeli ve maliyetle bağlantılı hale getirilmeli

Küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık uygulanmalı

Kooperatifler Güçlendirilmeden Sorun Çözülmez

Üreticinin sanayi karşısında tek başına pazarlık gücünün zayıf olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle:

Soğutma, toplama ve satış süreçlerinin kooperatifler üzerinden yürütülmesi

Belediyeler ile kamu kurumlarının süt ve süt ürünlerini doğrudan kooperatiflerden temin etmesi

öneriliyor.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 171. maddesinin, devlete kooperatifçiliği geliştirme ve üreticiyi koruma sorumluluğu yüklediği de hatırlatılıyor.

Kısaca

22,20 TL çiğ süt fiyatı:

Üreticiyi korumuyor

Sürdürülebilir değil

Küçük üreticiyi sistem dışına itiyor

Orta vadede ülkeye daha pahalıya mal oluyor

Sektör temsilcileri, “Üretici kazanamazsa üretim durur. Üretim durursa şehirde de süt ucuz olmaz” uyarısında bulunuyor.