Ahmet Özsoy

Ahmet Özsoy

Ahmet Özsoy Yazıları
[email protected]

Çanakkale'den Günümüze

18 Mart 2021 - 13:54 - Güncelleme: 18 Mart 2021 - 18:25

Çanakkale Zaferinin 106 yıldönümünde o günleri anlatan yayınları izlerken, anlatmak ne zor yaşananları diye düşünüyordum.
Sonra bir an, önemli olanın o günleri tekrar tekrar izleyip öfke kusmak, hayıflanmak değil, gelecek ile ilgili yaptıklarımız ve yapacaklarımız olduğu, şehit ve gazilerimize bu ülkenin yurttaşı olarak  ancak bu şekilde minnettarlığımızı gösterebileceğimiz aklıma düştü.
Peki biz ne yapıyoruz muasır medeniyete ulaşmak için?
Bundan altı yıl önce yazdığım yazı geçti elime, hala geçerliliğini koruyor sanırım….

Tam yüz yıl geçmiş.
Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer’ in
Çanakkale Boğazına çullandığı tarihten bu yana.
Hasta denilen Osmanlı’nın son gücünü kırmak, tarihten silmek için binlerce kilometrelik yolu aşıp gelmişler.
Ama bir şeyi hesap edememişler.
Bu ülkenin evlatlarının,
Chuchill’in deyimiyle: “Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi” dikileceğini.
Vatan uğruna canla başla savaşacaklarını.
Geride kalanların rahatı, huzuru için kendilerini korkusuzca feda edeceklerini.
Yok olacağı hesap edilen bir neslin, küllerinden doğacak yeni bir ateşi.
Ve o ateşin bugünün güçlü Türkiye’sini kuracağını.
Mustafa Kemal önderliğinde kurulan bu ülke, emperyal devletlerin her türlü oyununa rağmen bugünlere geldi.
Şimdi önemli olan kuruluş sonrası yapılan hataların yok edilmesi,
Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı esnasında el  ele omuz omuza düşmana karşı koyan şehitlerimize borcumuzu ödeme zamanıdır.
Zaman bir olma, kardeşliği pekiştirme, ayırımcılığa, haksızlığa son verme;
Bu ülkenin çağın en ileri teknolojisine sahip güçlü bir orduya ve vatandaşlık bilincine sahip olma zamanıdır.
Yani zaman ‘Muasır medeniyetler’ saflarına katılma, daha da ileri gitme zamanıdır.
Yani Zaman Nuri Demirağ’ların kaldıkları yerden, kendi uçaklarımızı üretmek için çalışmaya başlama zamanıdır.
Zaman TCDD’nin Eskişehir’deki Cer atölyesinde 130 gün içerisinde yoktan var edilen ‘Devrim’ arabalarının yapımcısı 23 mühendisimizi onurlandırma zamanıdır.
Zaman ‘İthal etmekte cesur, üretmekte ürkek davrananların’ bu ülkenin geleceğini kendi çıkarları doğrultusunda çizmelerine son verme zamanıdır.
Sonuç olarak şunu söylemeliyiz ki.
Çanakkale ‘de yüz yıl önce bir destan yazıldı.
O destanı yazanların rahat uyumaları gerek.
Atatürk’ün; “Çanakkale zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
Sözlerini unutmadan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak aynı ruhla, her türlü kavgadan uzak bu ülkenin muasır medeniyetler içerisinde yerini alması için çaba gösterme günüdür zaman
Çanakkale zaferinin yüzüncü yılında tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
Nur içinde yatsınlar...