Ahmet Özsoy

Ahmet Özsoy

Ahmet Özsoy Yazıları
[email protected]

Biden'den HDP'ye

30 Nisan 2021 - 16:57 - Güncelleme: 30 Nisan 2021 - 17:08

Bir yerlerde okumuştum.
“Düşmanın en büyük hilesi dostluğudur” diyordu.
Ne doğru bir söz, nede güzel söylenmiş.
Biz yıllardır dost kisvesi altında görünen düşmanımıza bu ülkede bir sürü ayrıcalık verdik.
Gelirimizin büyük bir çoğunluğunu çocuklarımıza okul yapmak yerine, bize yardım adı altında verdiği eski silahlarına yatırdık.
Ne gariptir ki en çok ihtiyacımız olduğu anda da onları kullanmamıza müsaade etmediler.
Üstelik
Dost olmaya çabaladığımız diğer ülkelerle iş birliği yapınca.
“Daha önce de güçlü bir şekilde ifade ettiğim gibi, Türkiye benim harika ve emsalsiz mantığım çerçevesinde sınırı aştığını düşündüğüm bir şey yaparsa, Türkiye'nin ekonomisini tamamen yok ederim. (Daha önce yaptım!)” diyerek tehdit etmekten geri durmadı.
Halefi de hiç geri kalmadı.
Her yıl, ABD Başkanının bu yıl ne söyleyecek acaba diye merakla beklediğimiz 24 Nisan açıklamasında Başkan Biden "Her yıl bugün Osmanlı dönemindeki Ermeni soykırımında ölenleri hatırlıyoruz ve böyle bir zulmün bir daha yaşanmaması için taahhüdümüzü yeniliyoruz" ifadelerini kullanmakta hiç de mahzur görmedi.
Sanki dünyadaki tüm katliamların arkasında onların parmak izleri yokmuş gibi.
Gelelim meselenin özüne.
Buna yanıtı üç tarihi kişilikle verelim.

Ohannes Kaçaznuni: Eski Ermenistan Başbakanı. Taşnaksutyun Parti kurucusu.'Taşnak Partisinin Yapacağı Bir şey Yok' isimli kitabın yazarı. Bu kitap Rusya hariç hemen hemen tüm kütüphane ve arşivlerden kaldırıldı Dr.Mehmet Perinçek’in araştırması ile Rus arşivlerinde bulundu. Kitap ya da rapor özetle şunu söylüyor.
“Ermeniler, Müslüman nüfusu katletmişlerdi, bu nedenle Türklerin aldığı tehcir kararı doğrudur ve uygundur”.
Savaş Türkiye ile Emperyalist devletler arasındaki bir savaştır. Savaşta Ermeniler önce Çarlık Rusya’sı sonra da Batılı devletler güdümüne girmiş, onların silahlı gücü gibi hareket etmişlerdir.
Bu sözlere ekleyecek bir şey yok. İsteyen ülkemizde de basılan bu kitabı alıp okuyabilir.
General James Harbord: ABD’li ve başkan Wilson’un 1 Ağustos 1919 da Ermenistan ile olan ilişkileri incelenmesi için Bölgeye gönderilen Komisyon başkanı.
“Ermenilerle ilgili ortaya atılan katledildikleri iddiası doğru değildir.”
“Türklerle Ermeniler dış etkiler olmadan yüzyıllarca barış ve güvenlik içerisinde yaşamışlardır.”
“Türkler Ermenilere karşı herhangi bir soykırım hazırlığında bulunmamışlardır.”
“Bölgede eskiden beri yaşayan Ermenilerin durumunun sanıldığının aksine kötü olmadığını, hatta mülklerinden yokluklarında bile kira aldıklarını” belirterek Başkan Wilson'a raporunu sunmuştur.
Sanırım ABD’li Generalin bu raporunu ne Başkan Biden ne de HDP’liler okumuş.
Atatürk Nutukta Ermenilerin yaptıkları katliamı şöyle anlatıyor:
“Ermeni katliamı konusundaki sözler gerçeğe uygun değildir. Aksine Güney bölgelerinde, yabancı kuvvetlerce silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cesaret  alarak her tarafta insafsız bir şekilde öldürme ve imha siyaseti güttüler. Maraşta yabancı kuvvetlerle birlikte şehri yerle bir etmişlerdir. Binlerce çaresiz ve suçsuz ana ve çocukları işkenceyle öldürmüşlerdi.”
“Çarlık Rusya’sı 1915 de bize karşı büyük taarruzu başlattığında Taşnak’lar  Ermeni ahaliyi isyan ettirdi. İkmal ve yaralı konvoylarımız acımasız şekilde katledildi. Köprüler yollar tahrip edildi. Ermeni çeteler Türk köylerinde terör estirdi. Dolayısıyla Ermeni ahalisinin tehciri huşunda almaya mecbur kaldığımız karar için hiç kimse bize karşı haklı ithamda bulunamaz. İftiraların aksine tehcir edilmiş olanlar hayattadır.”
 Gerek Ermeni gerek Türklerden asker veya sivil o tarihte çeşitli nedenlerle yaşamını yitirenlerin de kaç kişi olduğu belgelerle ortadır.
Devletimiz, Ermeni meselesinde belgelerin açılmasını hatta bu belgelerin yansız tarihçiler tarafından değerlendirilmesini istemektedir. Ancak Ermeniler bu tutarlı öneriye hiçbir zaman olumlu yanıt vermemişlerdir.
Biden’in açıklamasıyla cin şişeden çıkmış her yıl Nisan ayında bazılarının ağzı açık beklemesi son bulmuştur ama bu açıklama kendi ülkesinin raporlarını dahi hiçe sayarak tarihi çarpıtan ne ABD başkanının ne de diğer ülkelerin politik oyunlarına alet edilemeyecektir.
Hadi ABD Başkanını anladım da.  “Anadolu Hristiyansızlaştırıldı “ diyen HDP ve imza kampanyaları açan sözde aydınlar kime hangi gerekçe ile hizmet etmeye çabalamaktadırlar?
Bu olayı düşünce hürriyeti olarak görmek yalanlara, tarihi gerçeklere sırt çevirmekten başka bir şey de değildir.